Adına ne dersek diyelim, beni bu hâle getiren o değildi; göz göre göre kendimdim. İnanmamam gerekirdi. O bakışlardaki düşüncelere, o sesin ardındaki yarı karanlık vadilere kanmamam gerekirdi. Ama kandım, ama düştüm, ama yandım. Her defasında biraz daha derine battım. Çırpındıkça daha çok boğuldum. Suç ondaymış gibi görünse de onca uyarıya rağmen kanan, gözlerinin içinde yanan ateşi görmezden gelen bendim.
Şimdi geriye dönüp baktığımda, her hatanın bir yankısı olduğunu, her yanılgının insanın içindeki gizli yarayı kanattığını anladım. Bir başkasında kendimi ararken aslında kendimi kaybetmişim...