Sevdiğinin nazını değil ,
Kahrını çekmektir sevda
Onunla bir ömür değil ,
Onun için bir ömürdür sevda
Eline el değmesini değil ,
Gölgesine gölge düşmesini kıskanmaktır sevda
Yürürken dikenli yollarda darağacına
Son dileğinde onu görebilirmeyi istemektir sevda
Yani demem o ki ...
Herkesin harcı değildir SEVDA!
En zor kışların arkasından gelirmiş en güzel baharlar. Sen yediğin soğuklara inat, içini ısıtan, sevdiğin baharlara inan ; onlar sen inandığın için hayatında varlar. Gönlüne hüznü düşürme ve onu kaygılarınla besleme sakın. İnan, bugününden daha güzel olacak senin için yarınlar. Sabırla, duayla ve tüm kalbinle iste. Olanı da olmayanı da hayırlısıyla iste. Duaların kabulü, samimiyetin kadar yakındır sana. Teslim olma karamsarlığına ve gecenin karanlığına. İnan ki tüm aydınlığıyla ve tüm güzelliğiyle gelsin sana yarınlar.
Adına ne dersek diyelim, beni bu hâle getiren o değildi; göz göre göre kendimdim. İnanmamam gerekirdi. O bakışlardaki düşüncelere, o sesin ardındaki yarı karanlık vadilere kanmamam gerekirdi. Ama kandım, ama düştüm, ama yandım. Her defasında biraz daha derine battım. Çırpındıkça daha çok boğuldum. Suç ondaymış gibi görünse de onca uyarıya rağmen kanan, gözlerinin içinde yanan ateşi görmezden gelen bendim.
Şimdi geriye dönüp baktığımda, her hatanın bir yankısı olduğunu, her yanılgının insanın içindeki gizli yarayı kanattığını anladım. Bir başkasında kendimi ararken aslında kendimi kaybetmişim...
" Büyü be kızım artık ...
Her şeye doldurma şu gözlerini...
Bak, geçiyor ipek gibi zamanların...
Sessizce vedalaş kafandakilerle...
Sana çiçek verene bahçe bağışlama ...
Çiçeğin karşılığı çiçektir..."