Eveeetttt,
Ben doğalı iki hafta geçti. Geleneksel rutini biraz bozduk ama yine buradayım. 24’ten selamlar. Bu kız önlenemez bir şekilde büyüyor yani öyle olduğunu söylüyorlar ama bana sorarsanız bu kız 17’de kaldı. Bu zamana kadar ne yaşamış olursa olsun, ne görmüş olursa olsun hâlâ korkak bir kız çocuğuyum aslında. Büyümeyi inatla reddeden bir çocuk. Küçükken de büyümek istemezdim aslında, yaşıtlarımın aksine yetişkin olmak bana cazip gelmezdi. Çünkü almam gereken sorumluluklar olduğunu bilirdim. Tıpkı kurmam gereken bir hayatımın olduğunu bilmem gibi.
Hiç kolay değilmiş yetişkinlik, ne kadar yalnız olmasam da bu aşamada çok fazla tökezliyor olmak yıpratıcı. Sorumluluktan kaçmak kolay, bu zamana kadar görmezden gelerek yaşamak güzeldi ancak artık kafamı ne tarafa çevirirsem orada başka bir sorumlulukla karşılaşıyorum. Savaşmaktan başka çare kalmadı :)
Ailemin benim bir parçam olduğunu, onları bütün zorluklarıyla kabul etmem gerektiğini, her şartta ve koşulda yanlarında olduğumu öğrendiğim bir yıldı. Ama her yıl öğrendiğim gibi asıl ailemin abim olduğunu bir kere daha fark ettiğim bir yıldı. Her zaman beni destekleyen, yanlışımla doğrumla yanımda olan o muhteşem insan…
İlk defa hayatımda bir ikili ilişkinin yaşandığı bir yaştı 23, uzaktan atıp tutmak kolaymış ilişkiler için ancak işin içine girince bu kadar bocalayacağımı kestirememişim. Hayli zor oldu, özellikle kendimi tanıdığım o evrede. Başkasını tanırken kendisini de tanıyormuş insan ilişkide. Aslında yanındakiyle batıp çıkıyormuşsun. Bir ilişki dediğimizde iki hayattan bahsediyormuşuz, iki insandan, iki ruhtan… Bir ilişki bu iki’liği tek’e düşürmekmiş aslında. Biraz senin verip, biraz onun verdiği bir şeymiş; biraz senin alıp, biraz onun aldığı bir şeymiş… Yani biraz zormuş. Onu öğrendim.
23; kararsızlığın,