Evlilik teklifi ettiği gün, "Mehmet ben çok yalnız ve çok yaralıyım, emin misin?" diye sormuştum, heyecanla "evet" demek yerine. Onu kendimden korumaya çalışıyordum. "Eminim" demişti, "çok mutlu olacağız, merak etme." Ben de inanmıştım buna, inanmaya ihtiyacım vardı; inandım. Hemen iyileşeceğimi, bir imzayla mutluluktan uçacağımı sandım.