Adı:
Zübük
Baskı tarihi:
Kasım 2005
Sayfa sayısı:
272
ISBN:
9789759038496
Kitabın türü:
Yayınevi:
Nesin Yayınevi
Şimdi çok iyi anladım ki, Zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz.

Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor: Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük'te birleştiğini görünce ona kızıyoruz. (...)

Benim için şimdilik tek amaç, buradan kurtulmak. Ama gerçekten zübüklerden, kendi zübüklüğümüzden kurtulabilecek miyiz? İşte bu soruya cevap veremediğim için nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilemiyorum. Yeni gideceğim yerden sana mektup yazar, önce kendi zübüklüğümden kurtulup kurtulamadığımı anlatırım.
(Tanıtım Yazısı'ndan)
Aziz Nesin yine kendine has mizahi yorumlarıyla gerçek bir zübük portresi çiziyor. Zübük tipini olumsuz özelliklerin somut simgesi olarak çizerken; Zübük ile onun işgal etmek istediği toplumsal konum arasındaki büyük aykırılığı gözler önüne serer. Az gelişmiş ülkelerin siyasi arenasında her zaman "Zübük"ler vardır ve var olacaktır. Yakın geçmişimizi anlatan bu kitabı bence okumalısınız.
zübük:"kendi çıkarları için her yolu mübah sayan kişi. sözünde durmayan, üçkağıtçı, egoist, düzenbaz, ahlaksız, kalleş, namussuz, palavracı, dönek…"

Kitapta kasabaya yerleşen Zübükzade İbrahim Bey'in,Önce Parti Başkanlığına sonra da milletvekilliğine kadar uzanan hikayesi anlatılmaktadır.Zaman zaman gülmekten karnınıza ağrılar girebilir,zaman zaman satırları okumayı bırakıp derin düşüncelere dalabilirsiniz.Rahmetli Aziz Nesin'de özellikle derin derin düşüncelere dalabildiğimiz satırları ileri görüşlülüğü ile çözümlemiş,bugünün din tacirlerini,bugünün "zübüklerini" teşhir etmiş,karnımızı ağrıtan satırlarda ise espiri zekasını konuşmuştur.

Şu anı da içine dahil etmek üzere bilgisiz,sorgusuz,yüreksiz,bilinçsiz olduğumuz ve davrandığımız sürece "zübükler" tarih sahnesinde her zaman yerini alacak.Sadece siyasette değil hayatın her alanında,şahsi menfaatlerini siyasi kimliğinin üzerinde tutacak olan İbrahim Bey benzeri insanlar, bizim gibi -saf- yada içindeki zübüklüğü dışına vuramamış insanların vatan,millet,bayrak,din anlayışını sömürecek bu sömürü ile kendilerini bir yerlere getirmeye çalışacak.
Bu düzen bir makine çarklısı gibi işlemeye devam edecek, ta ki cahillik denilen demirler o çarkı tamamen kırmadıkça.

Unutmadan arka kapakta yazdığı gibi;

Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor: Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük'te birleştiğini görünce ona kızıyoruz.

Benzer kitaplar

Yazar ne güzel demiş"biz zübük olmasak,içimizden zübükler çıkmaz"

Aziz Nesin hep okumak isteyip de bir türlü okumak nasip olmamıştı,duyduk ki etkinlik varmış fırsat bu fırsat okuyalım dedik Zübükle başladık okumaya,emeği geçenlerin ellerine sağlık...

Okurken hem sinirlenip,hem bolca gülüp,hemde uzun uzun düşündürüyor,insanlar nasıl bu kadar saf nasıl bu kadar cahiller diye.
Hadi bir kandık iki,üç,dört say say bitmez,yalan olduğunu bile bile,siyaset işte yalansız olurmu...
Birde din en hassas noktamızdır,iyi müslüman olduğumuzdan mı işte...
Kitapdan bir pasaj paylaşmak istiyorum.
Cami yaptırmak isteyen zübükzade İbraam bey,cami yaptırma derneği kurmak için mileti topluyor muhalif olan avukat Burkan kürsüde şöyle der: Sayın büyüklerim,sevgili hemşerilerim başımıza ne kötülük gelmişse cahillikten gelmiştir,zaten bir tane dede baba dan kalma camimiz vardır,gelin biz bu derneği okul yaptırmak için kuralım bir okulumuz olsun,etraftan vay bre kafir,zındık imansız, sesleri yükselir...
Hep böyledir işte namaz kılmayız cami isteriz,cemaati olmasada olur,okulu ne yapalım millet okur mokur birşeyler öğrenir diye korkarlar...

Neyse,bu pasajı okurken aklıma bizim mahallede, üç tane cami var, okulumuzsa dedemin dedesinin zamanından kalma,dememişler ki biz bu caminin birini yapmayalımda mahellenin okulunu yaptıralım ama işte bunu kimse diyememiş demek ki o zaman okulu ne yapalım ki...


Birde ne varsa eskilerde varmış,kitap,sinama,müzik şimdinin kitaplarında hiç bu kadar samimi bir anlatım sıcak bir uslup hiç rastlamadım,sinemada aynı şekilde Kemal Sunal'ın filmlerindeki tat hangi filmde rastladınız hangi yeni filmlere o kadar güldünüz, ne değişti acaba ne oldu da herşey bu kadar basitleşti...
Kitabı okuyun gerçekten bolca düşünme,ve kahkaha garantili.
Geçmiş ve günümüz zübüklerine, Aziz Nesin gibi bir aydından muhteşem bir gönderme Zübük. Bilgisizlik ve bilinçsizlik olduğu sürece zübükler her dönemde hep var olacaklar. Zübükte kendimizi, toplumumuzu ve aslında kendi elimizle, bizim isteyerek yarattığımız zübüklerin sahtekarlık, din sömürüsü ve yalan ile neler yapabileceklerini ve hangi mevkilere gelebileceğini tüm çıplaklığı ile görüyoruz. Aziz Nesin 1960' lı yıllardan günümüz Türkiyesine ışık tutuyor ve bu da Nesin' in ne kadar ileri görüşlü bir aydın olduğunun kanıtı. Nesin'in dediği gibi şimdi çok iyi anladım ki, zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz. Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkarıyor. Çoğu yerinde kahkahalar ile güldüğüm bu eseri, gelecek kuşakların bilinçlenmesi açısından önce kendinizin okumasını, sonra çocuklarınıza okutmanızı tavsiye ederim.
zeybekzadenin zübükzade(zübük)'ye dönüşümüne gülmekten katıla katıla tanıklık ettiğim bir ustalık eseri.. filme alındığında, doğrusu rahmetli Kemal Sunal'dan böylesine dört dörtlük bir performans beklemiyordum.. hâlâ, yüreğimin bir yerinde, Aziz Nesin'le Kemal Sunal'ın, (mizah yönünden) ruh ikizi olduğuna dair güçlü bir kanı vardır...
Dünyanın az gelişmiş tüm ülkelerinin başına gelen en büyük belalardan birisidir " Zübükler " Maalesef yaşadıgımız ülke itibari ile de birçok " Zübük " ve türevlerine rastlamakta ve bunlar tarafından da yönetilmekteyiz. Umarım ülkemiz insanları daha fazla okuyarak, daha fazla bilinçlenerek, kanımızı emmekte olan bu " Zübük " lerin artık yaşamalarına ve bizi sömürmelerine olanak tanımazlar. Ümitler zayıf olsa da, hayallere bir gün kavuşmak dileğiyle.
Aziz nesin çok ileri görüşlü bir aydınımızdı.. günümüzü yıllar önce görebilmiş din kalpazanlarını teşhir etmişti..Zübükte de klasik din baronlarını komik bir dille anlatıyor ..
Neden şimdiye kadar Aziz Nesin okumadım ki dedirtti. Filmini de yakında izleyeceğim. Aziz nesinden okuduğum ilk kitaptı ve muhteşemdi. Günümüz siyasetine de uyan harika bir hiciv bence. Okuduktan sonra etrafımızdaki zübükleri çok net göreceksiniz. Aslında hepimiz zübüğüz, zübüklük içimizde, her yerde. Kesinlikle okumalısınız!
Hangi birinden başlasak ki ahvalimizi nakle diye bir kompozisyon teması düşünün. İşte azizim başlamış anlatmaya, güç getirememiş sonunu getirmeye...
Hep bir zübükzade türemiş her sayfada. Gerçekten ahvali nakildir, şiddetle tavsiye edilir...
Aziz Nesin'in diğer kitapları gibi çok güzel bir kitap. Siyasi kimliğini kendi menfaatleri uğruna kullanan bir politikacının hikayesi. Maalesef günümüzde de çok fazla zübük var ve hep olacaklar.
Yıllar önce, ufacık tefecikken, televizyonda izlediğim Zübükzade İbraam beyin gerçek öyküsü Aziz Nesin’in Zübük kitabında anlatılıyor. Zübük filmi beni elbette sadece verdiği mesajlarla falan değil, Kemal Sunal oyunculuğuyla da çok etkilemişti o zamanlar. Bu geçen yıllar içinde birkaç kez –televizyonda denk geldikçe- izledim Zübük’ü. Her seferinde daha da sevdim. Kitaptan uyarlama olduğunu öğrenince ve yazarın da Aziz Nesin olduğunu öğrenince heyecanlanarak, kitabı bir an önce okumak için sabırsızlandım. Birkaç yıl geçmiştir bu arada. =) Ve şimdi, okudum.
Roman tozu dumana katarak gelen kaptıkaçtı içinde bir yabancının da kasabaya gelmesiyle başlıyor. Sonra kitap boyunca kitaptaki diğer kahramanların Zübükzade lakırdılarını okuyoruz, “deryalar mürekkep, ormanlar kalem olsa, bu ırzı kırığın vasfına yetmez. Hangisini anlatsak ki…” diye başlayan lakırdılar...Bu kasaba sakinleri aracılığıyla bir zübük oğlanın nasıl oldu da Mebus Zübükzade İbraam bey olduğunu yer yer güldürerek, bol bol da düşündürerek anlatıyor bize Aziz Nesin. Her anlatan da bir yerlerde mutlaka “ne ettikse, biz kendimize ettik” benzeri bir şeyler demeyi de ihmal etmiyor. Ama bu anlatıların içinde İlçe Ortaokul Almanca öğretmeninin bir arkadaşına yazdığı mektupları var ki; bu mektuplar Aziz Nesin'in tüm Anadolu halkı ve siyasetçilerin yarattığı ‘halk’ algısı üzerine düşüncelerini aktarıyor hiç süphesiz. Ayrıca tüm kitapta içten içe hepimizin içinde zübüklük olduğu ve bundan dolayı da her dönemde yeni zübükler çıkacağı anlatılırken, bu Almanca öğretmeni aracılığıyla da içinde zübüklük barındırmayanın da zübükleşeceğini gösteriliyor.
Zübükzade İbraam bey, belki beş-on kasabada, belki üç-beş vilayette ama her ülkede mutlaka olan bir tipleme. En azından bizim siyaset ekranımızda hep olmuş, oluyor,(hele ki şimdiki zaman diliminde!) olacak... E zaten hepimizde varsa bir zübüklük, zübüklükten ötürü zübüklerden nefret ediyor ve yine de zübüklükten dolayı zübükleri destekliyorsak, zübüklük baki kalacak anlamına gelmez mi?...
Çoğumuz bu kitabı Kemal Sunal'ın başrolünde olduğu aynı isimli filmden dolayı biliriz. Ahlaksızlığın, rüşvetin, kötülüğün siyasetimizde kol gezdiğini anlatan ve her Aziz Nesin eserinde olduğu gibi hicvi yüksek olan bir yapıttır. Bir insanın sadece yalakalık ve kurnazlık yaparak nasıl devletin en üst kademelerine kadar yükselebileceğini de gözler önüne serer. Kitap 1961 senesinde yazılmış olmasına rağmen günümüze dair derin izler taşımaktadır. Aziz Nesin'in ileri görüşlülüğüne yabancı olmayanlar bunu yadırgamayacak olsalar da bazı yerlerde okur doğrudan bugünü görecektir. Kuvvetle muhtemel Aziz Nesin'in de gelecek nesillere ders ve uyarı olsun amacıyla yazdığı bu eseri mümkünse kendinizden evvel küçüklerinize okutunuz. Madem geleceğin siyaseti onların ellerinde şekillenecek, öyleyse bu gerekli okumayı yaparak çevrelerindeki Zübük'leri nasıl ayırt edebileceklerini de öğrensinler.
Bu zaman namussuz zamanı.Kimse doğruluk üzere iş görmüyor.Doğru adamı hiçbir işin başına geçirmiyorlar.
Son derece ahlaksız, şerefsiz, haysiyetsiz ve kalleş biriydi.Maaşlı bir eleman iken aldığı rüşvetleri yastık altında biriktirdi.Foyası ortaya çıkmaya yüz tutunca, siyasetin dokunulmazlık zırhına bürünmek istedi.Önce belediye başkanı oldu.Yağcılık yapa yapa, rüşveti her yere bulaştıra bulaştıra yükseldi.Yağma, talan, soygun ve vurgun etiketi oldu.Yalanlarıyla insanları kandırdı, kamplara ayırdı.Namuslu insanları birer birer harcadı.Atatürkçü insanlara komplolar kurdu. öylesine yüzsüz, öylesine utanmaz, öylesine alçaktı ki, yolsuzluklarını ortaya çıkaranları hain, kendisini ise vatansever ilan etti.
"İt kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış."
Aziz Nesin
Sayfa 4 - Nesin Yayınevi 12.Baskı 2016

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zübük
Baskı tarihi:
Kasım 2005
Sayfa sayısı:
272
ISBN:
9789759038496
Kitabın türü:
Yayınevi:
Nesin Yayınevi
Şimdi çok iyi anladım ki, Zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz.

Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor: Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük'te birleştiğini görünce ona kızıyoruz. (...)

Benim için şimdilik tek amaç, buradan kurtulmak. Ama gerçekten zübüklerden, kendi zübüklüğümüzden kurtulabilecek miyiz? İşte bu soruya cevap veremediğim için nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilemiyorum. Yeni gideceğim yerden sana mektup yazar, önce kendi zübüklüğümden kurtulup kurtulamadığımı anlatırım.
(Tanıtım Yazısı'ndan)

Kitabı okuyanlar 667 okur

  • fatih yılmaz
  • özge şenver
  • Bh
  • Kutlu Şengül
  • Burak Kıyıcıoğlu
  • BilgeSevgi
  • İpek Varlık
  • Tamer Küçükel
  • Firuze Bihter
  • Ali FIRAT

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.5
14-17 Yaş
%3
18-24 Yaş
%14.2
25-34 Yaş
%27.9
35-44 Yaş
%30.7
45-54 Yaş
%16
55-64 Yaş
%3.7
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%53.1
Erkek
%46.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.5 (77)
9
%26.6 (47)
8
%18.1 (32)
7
%6.2 (11)
6
%2.8 (5)
5
%1.1 (2)
4
%0.6 (1)
3
%0
2
%0.6 (1)
1
%0.6 (1)

Kitabın sıralamaları