Adı:
Zübük
Baskı tarihi:
Kasım 2005
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038496
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınevi
Baskılar:
Zübük
Zübük
Şimdi çok iyi anladım ki, Zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz.

Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor: Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük'te birleştiğini görünce ona kızıyoruz. (...)

Benim için şimdilik tek amaç, buradan kurtulmak. Ama gerçekten zübüklerden, kendi zübüklüğümüzden kurtulabilecek miyiz? İşte bu soruya cevap veremediğim için nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilemiyorum. Yeni gideceğim yerden sana mektup yazar, önce kendi zübüklüğümden kurtulup kurtulamadığımı anlatırım.
(Tanıtım Yazısı'ndan)
Zübük, Aziz Nesin’in, toplumu ve siyasi hayatı gözler önüne serdiği, yazıldığı tarihten bugüne kadar, işlediği konusu ve ortaya koyduğu tespitlerle hala güncelliğini koruyabilen en önemli eserlerinden biri.

Aziz Nesin, Marko Paşa dergisini çıkarttığı dönemlerde hem hükümetten hem de halktan baskı görmüş ve çeşitli provakasyonlara maruz kalmış; yılmamış ve o dönemdeki siyasetçi profillerini ve toplum yapısını kendine has mizah anlayışıyla eleştirmişti. Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle tek parti dönemi bitmiş; ülkeye, belki demokrasi gelmiş gibi görünse de tek parti dönemindeki siyasetçi profilleri değişim göstermiş; makam ve mevki elde etmek, elde ettikten sonra da koltuklarından olmamak için din başta olmak üzere, halkın hassas olduğu bütün değerleri kullanmayı, istismar etmeyi, bu kavramlar üzerinden halkı sömürmeyi görev edinmiş, bu yola baş koymuş, kökeni Anadolu olan, eğitimi yetersiz (diplomasız), sözüm ona “siyasetçiler” türemişti.

Aziz Nesin, zekasının, gözlem yeteneğinin ve mizah kabiliyetinin hakkını vererek, bu yeni siyasetçi oluşumunu tespit etmiş ve gördüğü yanlışlıkları eleştirmişti. Yalnız, Aziz Nesin’e göre yanlışlıklar sadece siyasetçiye değil, kendileri ve makamları için her şeyi mübah sayan bu kişilere inanan ve tüm yalanlarına rağmen hala kurtuluşu onlarda gören Türk toplumuna da aitti.

Kitabı okumadan önce, Aziz Nesin’le ilgili yaptığım araştırmada, daha önce bilmediğim önemli bir ayrıntıya rastladım. Aziz Nesin, doğduğu Giresun’un Şebinkarahisar ilçesine gitiğinde, yukarıda bahsettiğim siyasetçi özelliklerine sahip; yalanı, sahtekarlığı, dolandırıcılığı, rüşvetçiliği bünyesinde toplamış, üstelik eğitimi olmayan bir belediye başkanı olduğunu öğrenmiş. Yani, kitabının ana karakteri Zübük ile eşdeğer bir adam... Denilen o ki, Aziz Nesin, bahsedilen belediye başkanından esinlenerek “yıllar geçse de eskimeyen ve benzerleri bulunabilen” Zübük karakterini ortaya çıkarmıştır.

Adalet Partisi döneminde, siyasetçi profili değişmemiş, halk din ile kandırılmaya, sömürülmeye devam edilmiş ve yeni Zübükler ortaya çıkmıştır. Bu tip siyasetçiler, 12 Eylül’den önce de sonra da hep var oldular. Sayıları gittikçe arttı. Bunun yanında, olan bitene ses çıkarmayan, görüp duymayan halkın onlara olan desteği de arttı. Böylece günümüzde de şahit olduğumuz gibi her dönemde, Zübüklerin kendi menfaatlerini ve çıkarlarını korumak, istediklerini elde etmek ve devamlılıklarını sağlamak için, onlara kayıtsız şartsız inanan, tapan, söylenen her sözün gerçek olduğunu kabul eden ve destekleyen, din ve demokrasi konularında sömürülmeye müsait kitlelere ihtiyaç duydular.

Nesin kitapta, İbraam Zübükzade karakteri ile hem halkın cehaletini, dalkavukluğunu, körü körüne bağlılığını ortaya koymuş hem de bu durumdan faydalanan fırsatçıların var olma sebeplerini tespit etmiştir.

Kitap hakkında araştırma yaparken “Ekşi Sözlük”te gördüğüm bir yazıyı paylaşmak istiyorum.
(https://eksisozluk.com/zubuk--89978?p=16)

“zübük, mitinglerde kuran sallayabilir.
zübük, ağlamaya hazırdır.
zübük, ihtiyaç duyduğu kimliğe derhal girebilir.
zübük, geçmişini, tarihini her an baştan yazabilir. bazen gürcü olur, bazen türk.
zübük, gömlek değiştirmek konusunda başarılıdır.
zübük, küfür etmede iyidir. ağzı bozuktur.
zübük, vatandaşa yumruk atmada iyidir.
zübük, mizansenlerin adamıdır. iyi oyuncudur.”

Bu kitap, yazarı Aziz Nesin'e duyduğum saygının daha da artmasına neden oldu. Aynı zamanda içimi dökmeme tabii ki.
Aziz Nesin yine kendine has mizahi yorumlarıyla gerçek bir zübük portresi çiziyor. Zübük tipini olumsuz özelliklerin somut simgesi olarak çizerken; Zübük ile onun işgal etmek istediği toplumsal konum arasındaki büyük aykırılığı gözler önüne serer. Az gelişmiş ülkelerin siyasi arenasında her zaman "Zübük"ler vardır ve var olacaktır. Yakın geçmişimizi anlatan bu kitabı bence okumalısınız.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.277 Oy)19.035 beğeni43.286 okunma3.009 alıntı182.636 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (7.879 Oy)8.835 beğeni26.283 okunma2.645 alıntı114.492 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.560 Oy)9.062 beğeni25.304 okunma1.498 alıntı126.297 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.458 Oy)7.862 beğeni21.340 okunma3.977 alıntı129.082 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.534 Oy)8.818 beğeni28.640 okunma840 alıntı139.405 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.696 Oy)13.393 beğeni34.468 okunma3.379 alıntı145.802 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.647 Oy)5.752 beğeni19.623 okunma830 alıntı100.960 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.438 Oy)8.016 beğeni22.737 okunma816 alıntı89.551 gösterim
  • Sefiller
    9.1/10 (4.309 Oy)5.090 beğeni16.958 okunma3.511 alıntı109.191 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.000 Oy)6.348 beğeni16.766 okunma2.891 alıntı85.917 gösterim
zübük:"kendi çıkarları için her yolu mübah sayan kişi. sözünde durmayan, üçkağıtçı, egoist, düzenbaz, ahlaksız, kalleş, namussuz, palavracı, dönek…"

Kitapta kasabaya yerleşen Zübükzade İbrahim Bey'in,Önce Parti Başkanlığına sonra da milletvekilliğine kadar uzanan hikayesi anlatılmaktadır.Zaman zaman gülmekten karnınıza ağrılar girebilir,zaman zaman satırları okumayı bırakıp derin düşüncelere dalabilirsiniz.Rahmetli Aziz Nesin'de özellikle derin derin düşüncelere dalabildiğimiz satırları ileri görüşlülüğü ile çözümlemiş,bugünün din tacirlerini,bugünün "zübüklerini" teşhir etmiş,karnımızı ağrıtan satırlarda ise espiri zekasını konuşmuştur.

Şu anı da içine dahil etmek üzere bilgisiz,sorgusuz,yüreksiz,bilinçsiz olduğumuz ve davrandığımız sürece "zübükler" tarih sahnesinde her zaman yerini alacak.Sadece siyasette değil hayatın her alanında,şahsi menfaatlerini siyasi kimliğinin üzerinde tutacak olan İbrahim Bey benzeri insanlar, bizim gibi -saf- yada içindeki zübüklüğü dışına vuramamış insanların vatan,millet,bayrak,din anlayışını sömürecek bu sömürü ile kendilerini bir yerlere getirmeye çalışacak.
Bu düzen bir makine çarklısı gibi işlemeye devam edecek, ta ki cahillik denilen demirler o çarkı tamamen kırmadıkça.

Unutmadan arka kapakta yazdığı gibi;

Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor: Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük'te birleştiğini görünce ona kızıyoruz.
Yazar ne güzel demiş"biz zübük olmasak,içimizden zübükler çıkmaz"

Aziz Nesin hep okumak isteyip de bir türlü okumak nasip olmamıştı,duyduk ki etkinlik varmış fırsat bu fırsat okuyalım dedik Zübükle başladık okumaya,emeği geçenlerin ellerine sağlık...

Okurken hem sinirlenip,hem bolca gülüp,hemde uzun uzun düşündürüyor,insanlar nasıl bu kadar saf nasıl bu kadar cahiller diye.
Hadi bir kandık iki,üç,dört say say bitmez,yalan olduğunu bile bile,siyaset işte yalansız olurmu...
Birde din en hassas noktamızdır,iyi müslüman olduğumuzdan mı işte...
Kitapdan bir pasaj paylaşmak istiyorum.
Cami yaptırmak isteyen zübükzade İbraam bey,cami yaptırma derneği kurmak için mileti topluyor muhalif olan avukat Burkan kürsüde şöyle der: Sayın büyüklerim,sevgili hemşerilerim başımıza ne kötülük gelmişse cahillikten gelmiştir,zaten bir tane dede baba dan kalma camimiz vardır,gelin biz bu derneği okul yaptırmak için kuralım bir okulumuz olsun,etraftan vay bre kafir,zındık imansız, sesleri yükselir...
Hep böyledir işte namaz kılmayız cami isteriz,cemaati olmasada olur,okulu ne yapalım millet okur mokur birşeyler öğrenir diye korkarlar...

Neyse,bu pasajı okurken aklıma bizim mahallede, üç tane cami var, okulumuzsa dedemin dedesinin zamanından kalma,dememişler ki biz bu caminin birini yapmayalımda mahellenin okulunu yaptıralım ama işte bunu kimse diyememiş demek ki o zaman okulu ne yapalım ki...


Birde ne varsa eskilerde varmış,kitap,sinama,müzik şimdinin kitaplarında hiç bu kadar samimi bir anlatım sıcak bir uslup hiç rastlamadım,sinemada aynı şekilde Kemal Sunal'ın filmlerindeki tat hangi filmde rastladınız hangi yeni filmlere o kadar güldünüz, ne değişti acaba ne oldu da herşey bu kadar basitleşti...
Kitabı okuyun gerçekten bolca düşünme,ve kahkaha garantili.
Halk diliyle yazılmış akıcı ve komedi , mizah türünün sağlam eseridir defalarca okusam aynı hazzı verebilecek kadar harika bir eser okumayanlar için büyük bir kayıp
zeybekzadenin zübükzade(zübük)'ye dönüşümüne gülmekten katıla katıla tanıklık ettiğim bir ustalık eseri.. filme alındığında, doğrusu rahmetli Kemal Sunal'dan böylesine dört dörtlük bir performans beklemiyordum.. hâlâ, yüreğimin bir yerinde, Aziz Nesin'le Kemal Sunal'ın, (mizah yönünden) ruh ikizi olduğuna dair güçlü bir kanı vardır...
Dünyanın az gelişmiş tüm ülkelerinin başına gelen en büyük belalardan birisidir " Zübükler " Maalesef yaşadıgımız ülke itibari ile de birçok " Zübük " ve türevlerine rastlamakta ve bunlar tarafından da yönetilmekteyiz. Umarım ülkemiz insanları daha fazla okuyarak, daha fazla bilinçlenerek, kanımızı emmekte olan bu " Zübük " lerin artık yaşamalarına ve bizi sömürmelerine olanak tanımazlar. Ümitler zayıf olsa da, hayallere bir gün kavuşmak dileğiyle.
Aziz nesin çok ileri görüşlü bir aydınımızdı.. günümüzü yıllar önce görebilmiş din kalpazanlarını teşhir etmişti..Zübükte de klasik din baronlarını komik bir dille anlatıyor ..
Neden şimdiye kadar Aziz Nesin okumadım ki dedirtti. Filmini de yakında izleyeceğim. Aziz nesinden okuduğum ilk kitaptı ve muhteşemdi. Günümüz siyasetine de uyan harika bir hiciv bence. Okuduktan sonra etrafımızdaki zübükleri çok net göreceksiniz. Aslında hepimiz zübüğüz, zübüklük içimizde, her yerde. Kesinlikle okumalısınız!
Hangi birinden başlasak ki ahvalimizi nakle diye bir kompozisyon teması düşünün. İşte azizim başlamış anlatmaya, güç getirememiş sonunu getirmeye...
Hep bir zübükzade türemiş her sayfada. Gerçekten ahvali nakildir, şiddetle tavsiye edilir...
Yıllar önce, ufacık tefecikken, televizyonda izlediğim Zübükzade İbraam beyin gerçek öyküsü Aziz Nesin’in Zübük kitabında anlatılıyor. Zübük filmi beni elbette sadece verdiği mesajlarla falan değil, Kemal Sunal oyunculuğuyla da çok etkilemişti o zamanlar. Bu geçen yıllar içinde birkaç kez –televizyonda denk geldikçe- izledim Zübük’ü. Her seferinde daha da sevdim. Kitaptan uyarlama olduğunu öğrenince ve yazarın da Aziz Nesin olduğunu öğrenince heyecanlanarak, kitabı bir an önce okumak için sabırsızlandım. Birkaç yıl geçmiştir bu arada. =) Ve şimdi, okudum.
Roman tozu dumana katarak gelen kaptıkaçtı içinde bir yabancının da kasabaya gelmesiyle başlıyor. Sonra kitap boyunca kitaptaki diğer kahramanların Zübükzade lakırdılarını okuyoruz, “deryalar mürekkep, ormanlar kalem olsa, bu ırzı kırığın vasfına yetmez. Hangisini anlatsak ki…” diye başlayan lakırdılar...Bu kasaba sakinleri aracılığıyla bir zübük oğlanın nasıl oldu da Mebus Zübükzade İbraam bey olduğunu yer yer güldürerek, bol bol da düşündürerek anlatıyor bize Aziz Nesin. Her anlatan da bir yerlerde mutlaka “ne ettikse, biz kendimize ettik” benzeri bir şeyler demeyi de ihmal etmiyor. Ama bu anlatıların içinde İlçe Ortaokul Almanca öğretmeninin bir arkadaşına yazdığı mektupları var ki; bu mektuplar Aziz Nesin'in tüm Anadolu halkı ve siyasetçilerin yarattığı ‘halk’ algısı üzerine düşüncelerini aktarıyor hiç süphesiz. Ayrıca tüm kitapta içten içe hepimizin içinde zübüklük olduğu ve bundan dolayı da her dönemde yeni zübükler çıkacağı anlatılırken, bu Almanca öğretmeni aracılığıyla da içinde zübüklük barındırmayanın da zübükleşeceğini gösteriliyor.
Zübükzade İbraam bey, belki beş-on kasabada, belki üç-beş vilayette ama her ülkede mutlaka olan bir tipleme. En azından bizim siyaset ekranımızda hep olmuş, oluyor,(hele ki şimdiki zaman diliminde!) olacak... E zaten hepimizde varsa bir zübüklük, zübüklükten ötürü zübüklerden nefret ediyor ve yine de zübüklükten dolayı zübükleri destekliyorsak, zübüklük baki kalacak anlamına gelmez mi?...
Aziz Nesin'in diğer kitapları gibi çok güzel bir kitap. Siyasi kimliğini kendi menfaatleri uğruna kullanan bir politikacının hikayesi. Maalesef günümüzde de çok fazla zübük var ve hep olacaklar.
Yalandan halkı sever göründükçe, halka dalkavukluk ettikçe, bu yalanlara gerçekten inanan benim gibi tek tük kişiler, bilgisizliğin, görgüsüzlüğün, geriliğin kızgın, sonsuz çölüne sızan cılız sular gibi kuruyup, bitip gideceğiz.
Her gittiğim yerde zübükleri göreceğimi biliyorum. Çünkü bu zübüklük bizde yaşıyor. Onları birer zübük olarak yaratan, ortaya çıkaran bizleriz.
Herif yalan demeye yalan diyor, biliyoruz. ..... Hepimize attığı kazıkların bir ucu gök kubbesine, bir ucu yedi kat yerin dibine varmış.
Şimdi biz yediğimiz kazıklar çıkar mı, diyerek bile bile yalana göz yumuyoruz.
""Kazıklandıkça, insanın yalana inanası geliyor.""
+Son derece ahlaksız, şerefsiz, haysiyetsiz ve kalleş biriydi. (...) +Yağma, talan, soygun ve vurgun etiketi oldu.
+Yalanlarıyla insanları kandırdı, kamplara ayırdı.
+Namuslu insanları birer birer harcadı.
+Atatürkçü insanlara komplolar kurdu.
+Öylesine yüzsüz, öylesine utanmaz, öylesine alçaktı ki, "yolsuzluklarını ortaya çıkaranları hain, kendisini ise vatansever ilan etti."
Bu zaman namussuz zamanı.Kimse doğruluk üzere iş görmüyor.Doğru adamı hiçbir işin başına geçirmiyorlar.
+"Halk bilir, halk sezer" sözünde, dikkat et, halkı bir küçümseme,
hiçe sayma, sevmeme var. Yalan, bir büyük yalan içinde uyuşmuşuz.

+Halk hiçbir şey bilmiyor, hiçbir şey sezemiyor. Bilse, sezse, bunca yüzyıllardan beri, aldatılır, kandırılır mıydı?
Nasıl bir uyuşturucu yalan bu…

+Gerçekten bu halkın bilip öğrenmesini istememişiz. İsteseydik, önce halkımızı bütün acı gerçekleriyle tanır, ondan sonra ne yapmamız gerektiğini düşünürdük.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zübük
Baskı tarihi:
Kasım 2005
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038496
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınevi
Baskılar:
Zübük
Zübük
Şimdi çok iyi anladım ki, Zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz.

Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor: Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük'te birleştiğini görünce ona kızıyoruz. (...)

Benim için şimdilik tek amaç, buradan kurtulmak. Ama gerçekten zübüklerden, kendi zübüklüğümüzden kurtulabilecek miyiz? İşte bu soruya cevap veremediğim için nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilemiyorum. Yeni gideceğim yerden sana mektup yazar, önce kendi zübüklüğümden kurtulup kurtulamadığımı anlatırım.
(Tanıtım Yazısı'ndan)

Kitabı okuyanlar 773 okur

  • Güngör Mert
  • AJDA ERTOK
  • Ayşe İşbilir
  • Yusuf Kadri Şirinkan
  • Yulu
  • Sevnur Ceylan
  • KELEBEK AGRISI
  • 1k Konya Okuma Grubu
  • duygu düğdü
  • Yanılsama

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.5
14-17 Yaş
%3
18-24 Yaş
%14.2
25-34 Yaş
%27.9
35-44 Yaş
%30.7
45-54 Yaş
%16
55-64 Yaş
%3.7
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%53.1
Erkek
%46.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.2 (92)
9
%28.4 (59)
8
%15.4 (32)
7
%5.3 (11)
6
%3.4 (7)
5
%1.9 (4)
4
%0.5 (1)
3
%0
2
%0.5 (1)
1
%0.5 (1)

Kitabın sıralamaları