Surname

8,9/10  (11 Oy) · 
38 okunma  · 
12 beğeni  · 
718 gösterim
Bilindiği üzre Sumâme, Osmanlılar çağında, evlenme, düğün-demek, sünnet gibi sevinçli olaylar dolayısıyla, halkın da katılmasıyla yapılan ve bikaç gün süren zengin şölenleri, renkli törenleri, büyük eğlenceleri, olağanüstü gösterileri, bütün bu şenlikleri betimleyip anlatan kitaplara denilir. Yani Sumâme, kısacası düğün kitabı demektir. Kolayca anlaşılmaktadır ki, bu düğünler, başlık parası veremeyip yavuklusunu kaçırdığı için dama düşenlerin değil, sultanların, şehzadelerin düğünleridir.

Cumhuriyet döneminde, Osmanlı İmparatorluğu çağındaki bu şenliklere taş çıkartan, kırk gün kırk gece süren ve Hüseyin Baykara eğlenceleri örneği öyle düğünler dernekler, döner siteyşınlı nişanlar, görülmemiş şölenler, duyulmamış törenler, içkili fıskili açılışlar, türlü bin türlü şenlikler yapılmışsa da, ne yazık ki bütün bunları anlatan bir Cumhuriyet Surnâmesi bugüne dek yazılmamıştır.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2007
  • Sayfa Sayısı:
    200
  • ISBN:
    9789759038694
  • Yayınevi:
    Nesin Yayınevi
  • Kitabın Türü:
mehmet pak 
 19 Şub 17:41 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Cezaevleri suç işleyenler insanları cezalandırılmaya dönük yaptırımlarda mı bulunmalı ? Yoksa suç işleyen insanların cezaevinden çıktıktan sonra daha iyi bir insan olma adına adımlar mı atmalı ? Brezilya 'da başlatılan bir kampanyadan bahsetmek isterim. Okunan her kitap, hapis cezasını 4 gün kısaltıyor. Ayda bir kitap olmak üzere yılda toplam 12 kitap okuyan kişi , okuduğu kitapların yorumunu yaptığı takdirde bu haktan yararlanabiliyor. Yılda 12 kitap okuyan bir tutuklu bir yılın sonunda 48 gün cezasından düşürülüyor.
"Bir kişi cezaevini aydınlanmış ve dünya görüşü gelişmiş bir şekilde terk edebilir" Andre Kehdi

Bazı ülkelerde tutuklulara karşı sergilenen yaptırımların sonunda tutuklulular ya eskisinden çok daha azılı bir suçlu olarak cezaevinden çıkar, ya da pozitif yaptırımların sonucunda suç işleme oranı düşürülebilmektedir. Bunlardan biri de isveç 'tir . Bazı ülkelerde her gün cazeevleri açılırken ,İsveç te ise son yıllarda 5 cezaevinin kapatıldığını görmekteyiz.Bu örnek kıyaslarla çoğaltılabilir. Zaten siyasi tutukluları hiç bu yoruma dahil etmiyorum. O zaten başlı başına bir konudur. Düşünme suçlusu ne de olsa . Düşünmenin suçu , okumanın suçu .Şunu okursan suç ,şunu düşünürsen suç.

SPOİLER İÇERİR

Gelelim Surnameye kitaptan alıntıyla Surnamenin ne demek olduğuna bakalım.
'' Bilindiği üzere Surname ,Osmanlılar çağında , evlenme ,düğün - dernek ,sünnet gibi sevinçli olaylar dolayısıyla ,halkın da katılmasıyla yapılan ve bir kaç gün süren zengin şölenleri ,büyük eğlenceleri ,olağan üstü gösterileri ,, bütün bu şenlikleri betimleyip anlatan kitaplara denilir.Yani , Surmane kısacası düğün kitabı demektir.Kolayca anlaşılmaktadır ki ,bu düğünler , başlık parasını veremeyip yavuklusunu kaçırdığı için dama düşenlerin değil ,sultanların ,şehzadelerin düğünleridir. '' Aziz nesinin Surnamesin de yine kalabalık vardır insanlar toplanmıştır , düğün derneklerde olduğu gibi davul zurnalar eşlik etmiştir kalabalığa . Binlerce insanı terbiye etmek için kurulan darağacı Berber Hayri için ölüm olurken , kalabalık için bir şölene dönüşmüştür. Ahlaksızlar ahlaksızlıklarını, sapıklar sapıklıklarını ,hırsızlar hırsızlıklarını maskeleyip Berber Hayri 'nin asılmasını büyük bir şölene çevirmişlerdir. Kendisine yapılan kötülüğün intikamını almak için bir hataya düşen Berber Hayri cezaevine girmeden önce ki bütün insanı yanları yok edilip bir canavara dönüşmek üzereyken siyasi tutuklular ( düşünce suçluları ) ile karşılaşır. Siyasi tutuklular ile karşılaşmadan önce bir insanın nasıl suça itildiğini , asıl suçlu cezaevindeki koşulları yaratıp suça itilen insanlar mı ? Yoksa o koşulları sağlayanlar mı ? sorusunun cevabı çok ince bir şekilde işlenmiştir. Hayri 'nin talihsizliği ise düşünce suçluları ile çok geç tanışmasıdır. Keşke bu insanlar ile çok daha önceden ,hatta cezaevine girmeme sebep olan suçu işlemeden önce tanışsaydım diyen Berber Hayri 'yi etkileyen Usta ne demişti: '' Tek paslanıp pislenmeyen insanın özüdür ,o öz ki en kötü sanılan insanın bile içinin bir yerinde gizlidir '' demişti. Yeter ki onu çıkarmasını bilelim ,yeter ki o koşulları sağlayabilelim.

'' Sonsuz değişim yasası diye bir şeyden söz etmişti Usta. Doğanın ve toplumun nasıl sonsuza sürekli değişmekte olduğunu uzun uzun örnekler vererek anlatmıştı. Her şey , var olan her şey ,her düşünce ,birbirine karşıt iki şeyin bileşimiydi.Var olmak demek ,iki karşıt şey olmak demekti , bişeyin karşıtı da olması demekti : olumlu-olumsuz ,ak- kara , tez -antitez ... Karşıtlıklar sürekli savaşım içinde yok olurken yeni bir bileşim çıkıyordu ortaya. Her yeni bileşimde ,kendi karşıtının tohumunu içinde taşıyordu .İşte varlık buydu ,doğa buydu ,tarih buydu. '' Evet Berber Hayri 'de değişmişti . İdam sehpasında son isteğini soran savcıya söylediklerine bakalım : '' Berber Hayri sonsuz değişime inanıyorum ben , dedi ,her şey ama her şey durmadan değişiyor . Bende değiştim ,değişiyorum da. Dört yıl önce çok ağır bir suç işlemiştim ,suçluydum . Ama dört yılda o denli çok değiştim ki ,başka bir Hayri oldum ,başka bir insan oldum. O suçu işleyen insan ben değilim artık . Siz , suçlu diye bambaşka bir insanı ,bambaşka bir Hayri 'yi asıyorsunuz , tam bambaşka bir insan olduğum zaman da. ''

Deliler boşandı kitabını okuduğum bir anda ,kitaba ara verip bir iki gün önce bitirdiğim Surnameye yorum yapmak istedim. Toplumsal sorunları böylesine eğlenceli anlatmayı başaran Aziz Nesin aslında ağlanacak halimize güldürmeyi başarabilen bir yazar izlenimi bıraktı bende . Surname de mizahi yönü ise bayağı kara olmuş. Bir zamanların Karagöz ve Hacıvatı Aziz Nesinin eserlerinde can bulmuş.

Hiç bir devletin yasaları ,hiç bir dinin kuralları benim vicdan yasamın üstüne çıkamaz. İdamlar ile ilgili fikir alış verişlerinin yapıldığı şu dönemlerde söylemek isterim ki ,asıl suçlular ayak ayak üstüne atıp , tertemiz insanların asılmasını izleyeceklerdir. Tarih bu konu da tekerrür eder .

Rapunzel 
30 May 13:33 · Kitabı okudu · Puan vermedi

SURNAME: öbür adıyla suriyye yada şenlikname, düğün dernek şenliklerini anlatan çoğu minyatürlerle bezenmiş yapıtlardır. Bu yapıtlar Osmanlılar dönemindeki sünnet ve evlenme düğünlerini anlatır. Aziz nesin ise bu kitabında Cumhuriyet döneminin son asılma şenliğini konu alan bir surname yazmıştır. Evet idam edilecek bir adam bir suçlu var. Ve bu suçlu herkes ibret alsın diye sultanahmet meydanında idam ediliyor. Açıkçası okurken idam hakkında olan düşüncelerimi sorguladım. Okunması gereken ve insanın kendi düşüncelerini bile sorgulayacağı bir eser... Benim için en vurucu kelimeleri paylaşayım sizinle... ____________________________________________
Hukukun hukuk olduğundan beri ilk ve başlıca amacı cezaya çarptırılan kişiyi değiştirerek iyi yapmak düzeltmektir. Oysa bir suçluyu asmaksa ona doğal hak olan değişme hakkını tanımamaktır /Aziz Nesin
_____________________________________________
Tarihten alınan en büyük ders insanların tarihten ders almadıklarının anlaşılmasıdır...

Onur Özkan 
 16 Şub 17:08 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Surname" ilk olarak 1976'da daha sonra, 1983'te Adam Yayıncılık
ve 2007 yılında Nesin Yayınevi tarafından basılmıştır.

Aziz Nesin; “Surname” isimli kitabında 15 yaşında iken
hüküm giyen berber çırağı Hayri’nin üzerinden cezaevlerinin içini
ve toplumun ikiyüzlülüğünü bizlere anlatır.

Berber Hayri yargılama sonunda idama mahkum olup,
Sultanahmet Meydanında yapılacak halka açık son infazın da kahramanıdır!

Berber Hayri, cezaevlerinin efsane kabadayısı haline geldikten sonra
Aziz Nesin, Berber Hayri’nin ve çevresindekilerin hayatlarına dair
ayrıntıları da bizlere vermeye başlar.

Berber Hayri’yi idam sehpasına yollayan suçu küçük
bir erkek çocuğa tecavüz edip öldürmektir.

Hayri cezaevine ilk düştüğünde bütün mahkûmlar onun “ahlaksızlığı”
üzerinden kendilerini aklama yanışına girerler:
- Ben de aynı suçtan buradayım ama… Benim ki kız çocuktu!!!

Akşam güneş batarken cezaevinde mahkûmların iç hesaplaşma
saatlerinin başladığını anlatır Aziz Nesin…
Bir akşam da Berber Hayri, bilge kahraman Gözlüklü Beyefendi’ye
kendi hikâyesini anlatır.

Gerçekte Berber Hayri tecavüz eden değil, edilendir!
Öldürdüğü çocuk, berber dükkanındaki ustasının oğludur.
Ustası bir akşam zorla Hayri’ye tecavüz eder. Sonra arkası da gelir.
Herkese söyleyeceğim tehdidiyle bu işkence bir süre devam eder.
Sonunda Hayri dayanamaz ve intikam almak için ustanın oğluna
tecavüz etmek ister, çocuk bağırır, Hayri korkar ve kimse duymasın
diye çocuğun ağzını kapatırken, farkında olmadan kaza sonucu
onun boğularak ölmesine neden olur!
Esas hikaye aslında işte budur!

Gözlüklü Beyefendi bu özel bilgiyi koğuşun ağasına söyler.
Hayri artık ağanın eline düşmüştür!
Ustasının yerini bu sefer hapishane ağası almıştır.

Bir gün hapishanenin helâlarından canhıraş bir çığlık duyulur.
Hapishane ağası penisi kesilmiş halde ve şişlenmiş olarak bulunur!
Berber Hayri’nin “itibarlı” günleri de böylece başlar!

Kendisine yapılan haksızlıkları başkalarına yapmaz ve yaptırmaz.
Bir hapishane efsanesi haline gelir. Sevilir ve sayılır.

Ancak hakkında verilen idam kararının bürokratik aşamaları
yavaş yavaş bitmektedir. En son Meclis onayı da çıkınca,
Berber Hayri için yolu sonu görünmüştür.

Aziz Nesin; kendisinin de tanık olduğu “ibret alınması” için yapılan
halka açık idamları anlatır.

Halk geceden Sultanahmet Meydanındaki “Kanlı Çınar”ın
etrafını doldururdu. Şilteler serilir, bir gün önceden yapılmış
zeytinyağlı dolmalar tencereler içinde yanlarında olurdu.

Sabaha karşı idamlık mahkûm meydana getirilirdi.

Berber Hayri de benzer bir ortamda yağlı urganın altına geldi.
Son sigarası yakıldı. Boynuna idam hükmü asıldı.
Sehpaya çıkartılmadan önce “son sözü” soruldu.
Cezaevlerinde 15 yıl geçirdikten sonra olgun bir insan olan
ve içeride farklı biri haline gelen Berber Hayri,
etrafına şöyle bir bakıp acı acı bir tebessümle der ki:

- "Siz başka birini asıyorsunuz!"

Berber Hayri'nin kara mizahla idama giden öyküsünü mükemmel anlatmış yazar. Aziz Nesin bir konuşmasında şunları söylemiştir: “Oyunlarımın değeri ben öldükten sonra daha iyi anlaşılacak. Neyse ki, ‘Surname’ romanımı anlaması gerekenler anladı, yaşarken gördüm bunu…” Kitabı sıkılmadan okuyacaksınız ve ağlanacak durumumuza güleceksiniz. Mesajları da alabilirseniz alacaksınız.:)

Ayşen 
23 Şub 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çok beğendim hakikaten çok ama çok beğendim. Sonunu bildiğiniz bir romanda okunabiliyormuş. Aziz Nesin okumak isteyenlere tavsiye edebileceğim bir kitap.
İdam mahkumu Berber Hayrinin hapse düşmesi, hapis hayatı, erkek dünyası, hapis hayatının acımasızlığı, sistemin acımasızlığı, Berber Hayri'nin değişimi ve sonunda ibretlik idamı...

Kitaptan 13 Alıntı

Zagor 
08 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Büyük bir tarihçi şöyle demiş : "Tarihten alınan en büyük ders,insanların tarihten ders almadıklarının anlaşılmasıdır."

Surname, Aziz Nesin (Sayfa 139)Surname, Aziz Nesin (Sayfa 139)
mehmet pak 
15 Şub 21:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Nefti
Dalak ,ciğer, işkembe , böbrek , beyin ver şuradan ...
Aman unutma sakın , beş paralık da vicdan !

Surname, Aziz Nesin (Sayfa 14 - Adam Yayınları)Surname, Aziz Nesin (Sayfa 14 - Adam Yayınları)
mehmet pak 
17 Şub 12:34 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Önemli olan ,insanın vicdanını susturması için bir gerekçe uydurması ,sonra da uydurduğu gerekçeye kendisinin de inanmasıydı .

Surname, Aziz Nesin (Sayfa 129 - Adam Yayınları)Surname, Aziz Nesin (Sayfa 129 - Adam Yayınları)
Zagor 
08 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Tartı çekmez suçlarımız, yer götürmez günahlarımız var."

Surname, Aziz Nesin (Sayfa 112)Surname, Aziz Nesin (Sayfa 112)
Zagor 
08 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Ne kendim iyi olmaya, ne başkalarına iyilik etmeye zaman bulabildim Ustam."

Surname, Aziz Nesin (Sayfa 108)Surname, Aziz Nesin (Sayfa 108)
Zagor 
08 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Her ülkede, onbinlerce, yüzbinlerce kişi keman çalar, piyano çalar, yada başka çalgılar çalarlar. Ama bunların hepsi de piyanocu, kemancı değildir, hepsi de ille konser vermeye kalkmazlar. Ne var ki, kendileri de bir çalgı çaldıkları için, çalgı çalmayanlara göre, müzikten daha çok zevk alırlar, dinledikleri konserleri daha iyi anlarlar. Zevk almak, bişeyden anlamak az şey midir? Şiir de böyleydi işte. Şiir yazan herkes ille de şair olmaz, ama yazmayanlara göre şiirden daha çok zevk alır. Şiirle hiç uğraşmayanlar, o zevki tadamazlar ve bunun ne büyük eksiklik olduğunu bile ayrımsayamazlar."

Surname, Aziz Nesin (Sayfa 93)Surname, Aziz Nesin (Sayfa 93)

Biz insanlar, hepimiz, her hucremizden görünmez milyarlarca iplikle topluma bagliyiz. bizi o iplerin yonettigini bilmedigimizden, ozguruz, bagimsiziz sanırız kendimizi.

Surname, Aziz Nesin (Sayfa 98 - Nesin Yayınevi)Surname, Aziz Nesin (Sayfa 98 - Nesin Yayınevi)
Zagor 
08 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Altın pas tutmaz, platin pas tutmaz" denir, doğrudur. "Altınla platin pas tutmaz ama pisliğe düşünce pislenir bunlar. Tek paslanıp pislenmeyen insanın özüdür" demişti. "O öz ki, en kötü sanılan insanın bile içinin bir yerinde gizlidir."

Surname, Aziz Nesin (Sayfa 109)Surname, Aziz Nesin (Sayfa 109)
Zagor 
 07 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Gözlüklü Beyfendi, elinde tuttuğu kitaptan şunları okuyordu:
1882 de Rusya'da idam cezasına çarptırılan nihilistlerin affı için, Rus çarına gönderdiği mektupta Victor Hugo şöyle yazıyordu: "Rasgele bir ses hem hiç kimsedir, hem herkestir. Adı bilinmeyen büyük kalabalıktır. Bu sesi dinleyiniz, "Af!" diyecektir. Ben de karanlığın içinden "Af!" diye bağırıyorum. Burada aşağıda af, yukarda da af demektir. Halk için imparatordan af istiyorum; yoksa imparator için Tanrı'dan af dilerim."
Dinleyenler büyük merakla:
— "Ne olmuş sonra? Çar affetmiş mi?" diye sordular.
Gözlüklü Beyfendi:
— "Evet, çar affetmiş idam cezasına çarpılan beş suçluyu" dedi.

Surname, Aziz Nesin (Sayfa 77)Surname, Aziz Nesin (Sayfa 77)
Zagor 
07 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Şair Nefti
Şair Nefti'den ikilik:
"Dalak, ciğer, işkembe, böbrek, beyin ver şurdan..." "Aman unutma sakın, beş paralık da vicdan!"

Surname, Aziz Nesin (Sayfa 14)Surname, Aziz Nesin (Sayfa 14)
2 /