Surname

Aziz Nesin
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
200
Basım Tarihi:
Temmuz 2017
İlk Yayın Tarihi:
1976
Yayınevi:
Nesin Yayınevi
ISBN:
9789759038694
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İdam Surnamesi(+21)
9/10
·200 syf.··
2023 113. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2023 15:51
Surname denilince aklınıza ilk önce ne geliyor? Bence aklınıza Surname, Nabi'nin Surnâmesi gibi eski büyük kalemlerin evlenme, düğün dernek, sünnet gibi önemli ve eğlenceli olayları anlatan, halkın katıldığı, masrafları bol, şölen, tören, eğlence ve gösterileri betimleyerek anlatan kitaplar geliyor. Zaten Aziz Nesin de yukarıda belirttiğim önemli surname örneklerinden bu kitabın içerisinde bahsediyor. Ama bu kitap bu surnamelerle tamamen alakasız. Birazdan öğreneceksiniz. Peki bu düğün, dernek, sünnet törenleri kimlere ait olur? Kemal Sunal ın Salako filminde olduğu gibi gelini kaçırarak, başlık parası ya da makam, mevki, şöhret eksikliğinden dolayı mağduriyet yaşayanların gerçekleştirdiği düğünleri mi anlatıyor? Tabii ki hayır! Bu dügünler tahmin edeceğiniz üzere şehzade, padişah gibi dönemin en önde gelen kişilerinin sünnet ve düğün törenlerini anlatıyor. Eee peki diğer bir soru : Bu kitapta o zaman bir şehzade ve ya padişahın dügününü ya da sünnetini mi anlatıyor? Yok yok kitabın ismine aldanıp, yanılmayın. Bu kitabın düğün ya da sünnetle, padişah ve şehzade ile hiçbir alakası yok. Zaten olayda eski bir dönemi değil, günümüze yakın bir dönemi anlatıyor.1970 leri. Kafanızda canlanması açısından Tatar Ramazan kitabına da benzer bir durumda bir kitap. Tatar Ramazan ideal bir örnek. Okurken hep o kitaptaki sahneler geldi gözümün önüne. Eee adı neden Surmame olmuş o zaman bu kitabın da diyeceksiniz. Ama bunun cevabını işte burada üzülerek veremeyeceğim. Bu fazla spoiler olacaktır. Sonuna kadar içeren bir spoiler olur. Bu incelemenin dışına çıkaran bir cümle olur. Zaten kitaptan birazdan kısaca bahsedeceğim ve özellikle neden (+21) bir kitap. Onu da belirteceğim. Ama spoiler olmadan. Öncelikle Cumhuriyet döneminde bir surname yazılmadı. Bunu belirterek kitaba girmekte fayda var.
Edebiyat
SurnameAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,144 okunma
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2023 85. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2023 00:04
✩。:*•.───── ❁ ❁ ─────.•*:。✩ Aziz Nesin'den okuduğum ilk kitap. Liseye giderken Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz kitabını okumamız istenmişti. Utanarak söylüyorum ki, almıştım ama hiç okumamıştım. Surname ile başlamak biraz zor oldu. @bidunyakitapgrubu ile beraber okuduğumuz bir kitap olmasaydı muhtemelen ilk okuyacağım kitabı da bu olmazdı. Çok güzel bir taşlama aslında Surname. Hatta bu kitabından sonra ne yazsa okunur diyebileceğim bir yazar olduğunu düşünüyorum. Konu açısından oldukça riskli ve dili ne kadar yalın olsa da okuması, sindirmesi zor bir eser. Eser Osmanlı Döneminde sultan çocuklarının sünnet veya evlenme törenlerine verilen isimden alıyor adını. Düğünü bir asılma töreni olarak da hicvediyor. Bol bol sorgulatıyor. Dört yıllık hapis ve idama giden bir hayat...Suç çok büyük. Aziz Nesin'in kahramanı Berber Hayri dört yıl önce işlediği bir suçtan dolayı idama mahkum ediliyor. Aradan geçen dört yıldan sonra asılacak olan Berber Hayri suçu işleyenle aynı kişi mi acaba? Bu durum işlenen suçtan dolayı bir çok insanı ikilemde bırakacak bence. İnsan ölümünün seyirlik bir gösteriye dönüşmesi ayrıca tartışılması gereken bir mevzu. Yaşanan bu gerçek olayın, zamanında 60-70 bin izleyicisi olmuş. Şehir dışından gelenler, işini gücünü bırakanlar, ibret alma adı altında idamı izlemeyi zevk bilenler ve daha birçoğu. Ayrıca meydanda kimler var? Kaçak sigara ve eroin satıcıları, baloncular, yankesiciler, yasal olmayan her işi yapan kimseler. Aziz Nesin, suç ve vicdan konularına farklı bir açıdan bakarak idamı okurun kafasında teraziye koyuyor. Ceza konusunda da bireyin ve toplumun tepkisini hem eleştiren hem affeden hem hicveden tondan dengeliyor. Bu konuda benim fikrim çok affeden tarafta değil. Aynı insan olup olmaması işlenen
İnceleme
SurnameAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,144 okunma
AZİZ NESİN’İN SURNÂME’Sİ
Puan vermedi
Kitapta da yapıldığı gibi kısa bir surname tanımını ekleyelim. Osmanlı döneminde düğün, sünnet, doğum gibi nedenlerle düzenlenen eğlence ve kutlamalara saray şenliği denir. Bu şenlikleri konu edinen manzum veya mensur eserler “surnâme” olarak adlandırılır. Aziz Nesin Türk mizah edebiyatının önemli isimlerinden biri; eserlerinde acıları, sevinçleri ve çelişkileriyle insan hayatını konu edinir. Gündelik hayatı ve otoriteyle karşılaşılan durumları gözlemlerini ironi ve mizah yoluyla anlatmayı tercih etmiştir. Gelelim Surname eserine, 1973-1975 yıllarında arasında yazılmış o dönem hala devam eden idam cezası ve infaz yöntemlerini irdeler. Bunun insan hakları ihlali olduğunu savunur. İdam cezasına kanun olarak baktığımızda M.Ö. Hamurabi, Hitit ve Yunan kanunlarında görülür ve idam cezasının infazında ülkelere göre farklı yöntemler kullanılır. Yazarımız da bu eserinde o dönemdeki farklı ülkelerdeki idam cezalarına yer yer değinmiştir. İnfazların, halka açık biçimde yapılmasıyla idamlar güç gösterilerine dönüşür. Kiminin gözünün korkutmak amaç, kiminin "bak seni ben koruyorum" otoritesi verme. Aziz Nesin klasik surname tekniğini, gerçek olayları ve kendine has tarzını birleştirerek yazmıştır. Konuyla beraber bir yandan ibretlik ders diğer yandan devlet-hukuk-sistem eleştirisi... Buradaki tek idam eleştrisiyle değil "halka açık idam" olarak ayrı ayrı incelemek gerek. #222131050 alıntıda diğer ülkelerdeki idam cezalarına atıfta bulunulmuştur. Yazarın Berber Hayri karakterini hem zulüm görmüş, istismar edilmiş, kimi kimsesi olmasyan(idam kararı alınınca tek yakını annesi vefat eder) yaşı küçük birini tercih etmesi ; kendi insan haklarına olan düşüncesinden dolayıdır. Bunu üstüne hapishane hayatına bakılınca aynı suçtan muzdarip suçluların
Edebiyat
SurnameAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,144 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2024 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2024 14:59
Kalbim kırıldı biraz, gözlerim doldu okurken... Boğazıma bir yumruk gibi oturdu kitabın bazı bölümleri... Berber hayri'nin acısını, öfkesini, utancını taa içim de hissettim... Sevgili Aziz Nesin arşa çıkarmış ustalığını bu kitapla. İdam mahkumu olan berber hayri.. evet o bir suçlu canavarca bir cinayetin faili ama kendisi de bir kurban... Kitapta alıntı yapılacak bir çok cümle vardı ama kendime saklamak istedim paylaşmak yerine... Öyle oturdu içime.. Kitabı sindirmek çok zor bu yüzden yaş sınırlaması olmalı belki de kitapta +13 +15 veya +18 beni epeyce etkiledi... Mutlaka okunmalı diye düşünüyorum..
SurnameAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,144 okunma
Spoiler içerir
Puan vermedi·200 syf.·
2023 12. kitabı
Öncelikle,kitaba geç kaldığınızı düşünmeyin. Zira yazılanları hazmetmek için belli bir yaş almış olmanız,size bir şeyler katacaktır. Aklın her ne kadar yaşta değil,başta olduğunu düşünsek de bazı şeyler için yaş almak gerekiyor. Nesin'in okuduğum ilk kitabıydı. Tüm kitapları bu üslupla yazılmışsa akıcı bir şekilde ilerlersiniz diye düşünüyorum. Beni asıl sarsan,olayların belki de gerçek olma boyutunu düşününce,kendi yaptıklarına bakmaksızın bunu,malzeme olarak kendi lehlerine kullananlar olduğunu görmüş olmak. Nesin'in de yaptığı gibi Surnamenin aslında hangi olaylar için yazılmış olduğuna bakalım önce. Surname, Osmanlı dönemi Türk edebiyatında şenlikler hakkında yazılan edebî metinlerin genel adıdır. Osmanlı döneminde padişah çocuklarının doğum ve sünnet törenleriyle padişah kızlarının düğün törenlerini anlatan manzum, mensur ya da manzum-mensur karışık yazılan eserler genellikle Surnâme adını taşır.İlk bilinen örneği ise 3. Murad'ın oğlu Şehzade Mehmed'in sünnet töreni için Ali Mustafa Efendi ve İntizam'nin yazdığı eserlerdir.Bir nevi "düğün ve şenlik kitabı" demektir. Divan Edebiyatı şairleri, nesir yazarları ve bazı tarihçiler tarafından kaleme alınmışlardır. Yalnız bu bir şenlik surnamesi değildir. Kendi uğradığı istismardan dolayı, babadan öcünü almak için 6 yaşındaki oğlanu istismara kalkışan ve çocuğu öldüren Berber Hayri'nin,asılırken ve onun öncesinde,Sultanahmet meydanında yapılan düzenlemeler ve o günün insanlarda toplanma sırasında,eğlence surnamelerinde anlatıldığı gibi bir ortam oluşmasındandır belli ki. İnsanoğlu,kendince eğlenmek için idamı bile cümbüşe çevirebilecek potansiyeldedir dedirtiyor... Oradaki hiçbir suçlunun yaptığı görmezden gelinecek bağışlanacak sular değildir vicdanen elbette. Görünüşe göre Hayri,gereken dersi bir süre sonra kendince
1000Kitap
SurnameAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,144 okunma
Göğsüm Daralıyor, Yüreğim Kanıyor...
10/10
·200 syf.··
2021 86. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2021 20:35
!Spoiler İçerir! 200 sayfayı geçmeyen bu kitabı 13 günde okuyup bitirmişim. Benim için uzun bir süre.. Kitap kötü diye mi o kadar sürdü? "Kitap sarmadı da elin mi gitmedi kitabı raftan almaya?" diye düşünenler olacaktır. Aksine... Her satırdan sonra durdum düşündüm, öyle çok mesaj, öyle çok ders vardı ki, düşüne düşüne, ders çıkara çıkara okudum. Okuduktan sonra nefes almak için durdum, toparlanmak için okumama ara verdim. Öylesine ibretlik bir kitap ki, herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Bu kitabı okumadan önce de idam cezasını desteklemeyen biriydim. Kitabı okuduktan sonra ne denli doğru düşündüğümü bir daha gördüm ve düşüncelerimde haklı olmak kendi gelişimim açısından beni memnun etti. Gelelim kitabımızın içeriğini ortaya çok fazla dökmeden anlatmaya: Berber Hayri 6 yaşında bir erkek çocuğuna tecavüz etmekten idam cezasına çarptırılmıştır. Ama gerçekte böyle midir? Karakteri tanımaya devam ettikçe aslında tecavüz eden değil, tecavüze uğrayan kişinin Berber Hayri olduğunu görürüz. Kendine tecavüz eden kişiden bir türlü kurtulamayan Hayri, bir yandan da oğlancı olarak kendi adı çıkmasın diye hal çare düşünürken bir gün dayanamaz ve kendine sürekli tecavüz eden adamın çocuğunu kaçırır, dükkânda tecavüz etmek ister ama yapamaz. Çocuk bağırmaya başlayınca da çocuğu susturayım derken, nefessiz bırakır ve ölümüne sebebiyet verir. Ardından davası görülür ve babadan intikam alabilmek için “ tecavüz ettim ve öldürdüm” der. İdam cezası yürürlüktedir ve cezası idam olarak verilir. Berber Hayri’ye bu aşamaya kadar bir sempati duymayız çünkü o her ne kadar mağdursa da aynı zamanda mücrimdir de. Sahneler değişir ve biz yeni sahnede hapishane yaşantısını görürüz. Burada şunu ekleyeyim: Hasan İzzettin Dinamo, Aziz Nesin'in gözlemlerinin çok yerinde olduğunu söylemiş ve
1000Kitap
SurnameAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,144 okunma
10/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2020 199. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2020 23:39
Aziz Nesin'den bir başyapıt... Sindirmesi zor bir kitabın incelemesini yazıyorum bugün. Kafam darmadağınık. Berber Hayri'ye mi üzüleyim, günahsız altı yaşındaki çocuğa mı üzüleyim, Hayri'nin anasına mı üzüleyim... Ben en iyisi mi kendi hâlimize üzüleyim. 2020 yılında bile idam cezasını onaylayanların olduğu bir dünyada yaşadığımıza üzüleyim. Onlara doğruyu öğretemediğimize üzüleyim. Hiçbir insanın ölümü hak etmediğini o kafalara sokamadığımıza yanayım. Derseniz ki o yavrucak bunu hak etti mi? Cevabı basit. Hayır. Ama Hayri de hak etmedi. Yaşadıklarını hak etmedi. Hayri'yi haklı çıkarmak değil derdimiz, herkes farkında bunun suç olduğunun. Mesele suçları ortadan nasıl kaldıracağımız değil, bu kolaya kaçmaktır. Asıl mesele suç yaratan unsurları ortadan kaldırmak. İdam cezasına karşı olan biri olarak bu kitap benim için tokat gibiydi. İdamı bırakın, bu cezaevlerinde kalan insanlar suçtan vazgeçerler mi? Daha da bilenip çıkar dışarıya. Konuyu burada kesiyorum, umarım size de bir şeyler düşündürmüştür yazdıklarım. Başka bir sorun ise sürülerle insanın meydanlara toplanması. Ne güzel bugün suç işlemedim diyip yüreğinizi mi soğuttunuz? Halil Cibran #73469248 sözünü sizler için söylemiş olmalı. Aziz Nesin'in deyimiyle #96106265 Bu kitabı sokaklarda dağıtmak isterdim, önüme gelene vermek; bir kişiyi olsun idam sevicilikten kurtarmak... Belli mi olur, belki bir gün sokakta elinde Surname dağıtan bir kız görürseniz o benimdir. Gelecek zamanlarsa idam gelmez de, bir Cellat Çingene Ali acımaz, bir kalabalık da toplanmazsa...
Edebiyat
SurnameAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,144 okunma
8/10
·200 syf.··
2018 8. kitabı
Nesin’in okuduğum ikinci romanıdır Surnâme. İlki olan Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’ı uzuun yıllar önce, lisede kitap içeriğinden yapılan sınavlar zoruyla okuduğumdan Nesin’le yeni tanıştım diyebilirim. Şimdi de https://1000kitap.com/Nordavind/Duvar/’nın silah zoruyla okumuş bulundum :D Şaka bir yana kendisine teşekkür ediyorum çünkü kaliteli yazınlarda hissettiğim mutluluk ve dinginliği bu romanla fazlasıyla hissettim. İdama karşı bir manifestoydu idamlık Berber Hayri’nin hikâyesi. Yumuşatmadan, şunlar bunlar hariç demeden aktarılmış idam karşıtlığı. Zira Berber Hayri çocuğun istismarı ve katlinden giymiştir hükmü. Seçtiği bu konuyla der ki Nesin, evet bu canavar adına bile karşıyım idama. Spoiler olmaması için konunun ayrıntılarına girmeyeceğim. Ama en azından romanımızda, suçun açıkça görüldüğü hallerde bile bilemediğimiz noktalar olabileceği, bu yüzden tamamıyla doğrulanmış kesin bir hüküm verildiğinden emin olamayacağımızın altı çiziliyor. Nesin Sondeyiş’inde hukukun ilk ve başlıca amacının; cezaya çarptırılan kişiyi değiştirerek iyi yapmak, düzeltmek olduğunu, suçlunun doğal hakkı olan değişme hakkının ölüm cezasıyla elinden alındığını söylüyor. Ölüm cezasına karşı olmakla birlikte Nesin’in cezanın amacıyla ilgili fikrine katılamıyor, kendisinin kişiyi iyi yapmak ve düzeltmek olarak adlandırdığı rehabilitasyon çalışmasının hükümlülere uygulanması gerektiğini sonuna kadar desteklesem de bu konu cezanın amacı değil bir yan ürünüdür fikrimce. Cezanın toplumsal anlamda var olmuş ve hep var olacak amacı hükümlünün fiillerine devam edememesi için toplumdan uzaklaştırmak, ayrıca toplumsal vicdanı rahatlatmaktır. Vicdanların rahatlaması, kişilerin ibret alması, birilerinin cezalandırılması yoluyla daha az suçluların kendilerine meşruiyet kazandırabilmelerinin sağlanması
SurnameAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,144 okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2018 26. kitabı
Yaşamının elinden kayıp gitmesini önleyemeyen, yaşamak istemediklerini yaşayan, istediklerini yaşayamayan Berber Hayri için yapılan şenliği anlatan Surname bende iz bırakan kitaplardan biri oldu. Surname zenginlerin düğün, dernek, sünnet gibi sevinçli olayları, eğlenceleri anlatan kitaplardır ancak Aziz Nesin’in Surname’sinde anlatılan Atilla İlhan’ın Mahur Beste’sinin “Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız” dizesinde anlattığı türden bir şenliktir. Yazarın anlattığı şenlik düğün-derneği anlatan sevinçli bir olay değildir. Şenlik; kendisine tecavüz eden ve yalvarıp yakarmasına rağmen yinelenen tecavüzlerini önleyemediği, dayanamaz hale geldiğinde bu adamın oğluna da aynı şeyi yapmaya çalışan, pişman olarak vazgeçen ancak çığlık atan çocuğu susturamayarak boğan ve bu yüzden idam cezası alan Berber Hayri içindir. Yazar, Berber Hayri’nin suç işlemesinden başlayarak cezaevindeki tutukluluğu ve idamına kadar geçen süreci anlatmaktadır. Anlatılanların arka planında idam cezasının yanlışlığı, anlamsızlığı, insani olmayan yönü vardır. Kişiyi suça iten nedenler, içinde bulunduğu psikolojisi, iyileştirmek için cezaevinde tutulan mahkumların haksız çıkar sağlamak için diğerlerine şiddet, baskı uygulayarak suç işlemeye devam etmeleri, cezaevinde cinsel isteklerinin doyumu için yapılan tecavüzler, insanların iki yüzlülüğü, kendilerini haklı gösterecek nedenleri yaratarak zulüm karşısında susmuş vicdanlar, adaletsizlikler, insan yaşamının bürokrasiyle sonlanması için yapılan çalışmalar, siyasi mahkumların adi suç işleyen mahkumlardan daha tehlikeli görülmesi gibi birçok konuda çıkarım yapmayı sağlamış Aziz Nesin. Özellikle yaşamda değişimin esas olduğu ve bu değişimle insanlığın gelişebildiğini, planlayarak, istençle bir insanı öldürmenin doğanın işleyişine engel
Siyaset
SurnameAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,144 okunma
"SUÇLUYU KAZIYINIZ, ALTINDAN İNSAN ÇIKAR."
10/10
·200 syf.··
2021 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2021 21:28
Osmanlıda evlenme, düğün-dernek, sünnet gibi sebeplerle yapılan şenliklerin anlatıldığı kitaplara verilen isimdir Surnâme. Bu şenliklerde halkın karşısında büyük eğlenceler, olağanüstü gösteriler sergilenirdi. Aziz Nesin'in Surnâme'sine gelecek olursak konu çok daha farklı: İdam cezasının toplumsal etkisi. İdam edilen insanların geniş bir alanda, kamu vicdanının rahata ermesi ve halka ibretlik olması açısından herkesin içinde şenlik havası ile asılmalarına ve bunun gösteri olarak sunulmasına müthiş bir ironi yaparak bu ismi vermiş eserine. Peki nedir bu idam cezası, ve gerekli midir? Bir insan, insanı öldürdüğünde adına cinayet deniyor; bir devlet veya toplum bir insanı öldürdüğünde ise idam. Gerektiğinde bizi öldürme yetkisini başkalarına vermeyi neden göze alırız? Kendi hayatımızın güvenliği için mi? Mesela Schopenhauer, kendi hayatımızın güvencesi olarak bir başkasının hayatını sonlandırmayı talep etmekte haklı olduğumuzu, idam cezasının mutlak olarak gerekli olduğunu söyler. Gerçi o bu konuda açık cinayet teşebbüslerinde bile idamı savunarak fazla ileri gitmiştir. Kant; suç işlemeye evet, cezaya hayır demenin bir safsata olduğunu söylüyordu. Platon iyileştirilemez kimseler için bu cezayı öngörüyordu. Montesquieu ve Rousseau da bu cezanın zorunluluğuna inanan isimler arasındaydı. Gerek geçmişte, gerekse şimdi idam cezasının savunulmasında en önemli faktör caydırıcılık unsurudur şüphesiz. 18.yy'da yaşamış olan, idam cezasını ilk sorgulayan ve karşı çıkan Becceria ise caydırıcılık hakkında şöyle demiştir: #121059298 Caydırıcılık için idam meşru görülse bile, bu ceza, uygulandığında geri dönüşü olmayan bir cezadır. Adalet yanıldığını anlarsa, asılanın suçsuz olduğu sonradan anlaşılırsa ne olacaktır? Bu hata nasıl düzeltilebilir
SurnameAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,144 okunma

Yazar Hakkında

Aziz NesinYazar · 190 kitap
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.