Adı:
Tatar Ramazan
Baskı tarihi:
Şubat 2005
Sayfa sayısı:
238
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756207253
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Babil Yayınları
Baskılar:
Tatar Ramazan
Tatar Ramazan
"Tatar Ramazan geliyordu. Bahçede gezinen mahkumlar ağır havayı sezdiler ve ağır ağır duvar diplerine çekilmeye başladılar. Onun ilk geldiği gün gayet güzel hatırlanır. Hava günlük güneşlikti. Ama bugün öyle değil. Boz bulutlar birbirine yaslanarak kurşundan bir tavan yapmışlardı gökyüzüne. Kuşlar geçiyordu arada bir çırpınarak. Bu kurşundan kubbe altında mahpusane bahçesindeki hava ağırdı. Ya yağmur düşecekti yer yer yarılan toprağa veya mahpusane bahçesine kan.

Ramazan adım adım, büyüyen gözlere basa basa yürüdü. İşte meydana getirmişti gizliden gizliye biriken meseleleri ve belki de kanlı bir çözüme bağlayacaktı. Hava, tosa hazırlanan koçlar gibi, çekilmiş yay gibi gerilmişti. Dalaşa girecek azgın hayvanlar gibi soluyordu bir taraftan da. Bela, kanlı bir kartal gibi avının üstüne inmeye hazırdı. Bıçaklar bilenmişti yürekler doğramaya. Soluklar tek tek, soluklar kesik kesik, soluklar ateş gibi alınıp verilmede. Yüreği kuş gibi titreten diş gıcırtısı. Bir bardak dopdolu zehirden bir bardak, bir damla ister. Bir bardak taşıverecek birden, Ramazan geliyordu."
(Arka Kapak)
235 syf.
·141 günde·Beğendi·8/10
"Kimi vuracaksın ? !.."
"Kimi vuracaksın ? !!! ..."

https://youtu.be/CC1rEJGCkSg

"BURADA VURULACAK BIR ADAM VARDI ONUDA "BEN" VURDUM ! .."

#Spoiler

Hakkı yenmiş bir yazar ... ben yemişim mesela , çok geç kalmışım okumakta demek isterim öncelikle ...

Kerim Korcan'dan bahsederken ... Orhan Kemalden ,Kemal Tahirden hatta Nazım Hikmetten bir eksiği yoktur Korcan'ın hapishane gerçeğini yansıtmak adına demişler başka üstadlar .üslubu ,anlatımı dört dörtlük bir yazar .. (çok doğru)

"hele ki o "şiveli felsefe" denen bir şey varsa ışte o budur :)

BİÇİMİNİ BOZMA!
"Terbiye denen bir nane vardır ki onu bakkaldan dirhemle satmazlar!...
Adam ol biraz! ...
Sana her zaman söylüyoruz boyunca konuş. Bundan başka İstambol yok! Aç gözünü, topu topu bir tanedir İstambol!"

"Bir yazarın anlattıkları kadar anlatım biçimi de önemlidir diyorsak " eğer. .. acıyı tatlı dille anlatmıştır Korcan

..bizim (benim) bilmediğim hapisane kültüründeki "volta " nın bir mahkum hayatında ne kadar önemli olduğunu ne anlama geldiğini ???? ne kadar uzun koridor olursa o kadar iyi olduğunu öğreniyoruz ???
.................
"Gördünüz mü şu yeni gelenin volta vuruşunu?"
"Evet efe."
"Adamı ben adım atışından tanırım. Aha şuraya çiziyom.
Bu meydan bu adamın!"
................

Post un başa ne işler açtığını Korcan hikayelerinde öğrendim mesela...
Post demek "kumar" demekmiş. .
Kumar demek "ağalık ve sömürü " demekmiş ..hele ki oyna bir dert oynama ayrı bir dert demekmiş ..

"Paylasırsak büyürüz,büyürsek bizi kimse ezemez" diyen Tatar Ramazanın sözleri bu kalemden çıkma ..
Bizzat yaşadığı mahkum hayatını yansıttığı öyküler..12 yıllık mahkumiyet gözlemlerinin yansıması

ANILARINDAN NOT ..
Kerim Korcan, Sinop Kalesi’nde tamı tamına 10 yıl yatar. 10 yıl sonra dışarıya çıktığı anda Sinop Milli Parkı’ndaki şu levhayı okur:’Kalbe ışığı dolar, sakın dokunma solar’ … Bu sözü hiç unutmaz…
"Zamanın merhametsız olduğu tek tek yer " dediği hapishanesine son kez bakarken
Daha sonra iki yıl daha hapis yaratacaktır ama burada değil. . Istanbul da ...

Kitaba gelince ..
Tatar Ramazan hepimizin bildiği ama pek çoğumuzun "kitap" olarak okumadığı bir efsane hikaye ..

Sisteme karşı tek başına durmaya çalışan bir adam .. bir "SÜRGÜN" mahkum
Sürgün mahkum en tehlike altında yaşamaya çalışan mahkumdur aslında ..

Çünkü her gittiği yeni, yerde ,yeniden kendini anlatmak ,canını korumak zorundadır ,heleki düzene çomak sokmak istiyorsa..

70 hapisane gezdi diyorlar onun için hele birde bize gelsin bakalım ..el mi yaman beymi bekleyişi ile karşılanır Ramazan ..
Özü sözü birdir ..
Adalet kelimesine sarılmış "oyunu bozmuştur " kimi çok sevmiş kimi öldüresiye nefret etmiştir ondan ..

Ramazan filmindeki Kadir Inanır portresine benzemiyor aslında o dikkatimi çekti, çünkü kitaptan çok filmle özdeşleşmiş. .kitaptaki Ramamazan daha eğitilmiş bir konuşmaya üstelik sarı saçlara mavi gözlere sahip "kurt gibi bakıyor "diyorlar onun için :)

Haklı olduğum yerde devlet dahil kimseden korkmam hesap sorarım diyen bir adamın öyküsünü okuyun derim ..

Kitabın sadece 99 sayfası ona,diğer sayfaları ayrı ayrı hikayelere yer veriyor ..
"Elmas" var mesela ben onu kadın zannetim bir an dedim ne işi var bu kadının bunca adam içerisin de :) ilginc bir isim olmuş elmas ve elmasın hikayesi

"ÇAL BE Elmas diyorlar ona neden ?


Ben de söyle be Elmas diyorum ..
"Biz daima kurdu kurda boğdurturuz" diyen sisteme ..
Söyle be Elmas ...
Yazdır be Elmas ..
.
"Yaz; katip ....
hukuktan, asayişten, adaletten yaz!
Yaz; tomar tomar takırdat daktiloyu!
Cemiyette huzurun temeli asayiş, asayişin temeli
adalettir !
..............Elmas "


Dip not :
Gerçek bir karakterimdir Ramazan diye baktığımızda bir "Antepli" hikayesi çıkıyor karşımıza ama net değil o sebeple o dur diyemedim.

http://www.gaziantephaberler.com/...ri--yazisi-7751.html
Vesileyle bunu da okuyacağız ..
Abdullah Dayı - "Azrail'in Öbür Adı" Antep Canavarı
Çok uzattım biliyorum ama daha yazacak eksik kalan o kadar çok şey var ki ..

Söz üstüne söz söylemiyor bitiriyorum :)
Hatam varsa Affola :)

Kirmastılı : "Hep böyle mi gidecek bu?"
Ramazan : "Evet böyle gidecek"
Kirmastılı : "Ne zamana kadar?"
Ramazan : "Namussuzlar tükenene kadar!"
Kirmastılı : "Namussuzlar tükenir mi?"
Ramazan : "Tükenir"
.........

GITTIM :)
https://youtu.be/1EXTPCzPk2M

.
238 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
İncelemeye öncelikle " Ebru İnce hanıma " teşekkür ederek başlamak isterim.Dünkü 1k'taki okuma durumu ve e-kitap için...
Tatar Ramazan deyince aklıma her nedense Kadir İnanır geliyor.Kitabı okurken de bundan kurtulamadım....
Gerek sinema filmi ve sanırım dizisi de olan bu eserin yazarını ise kimse hatırlamaz ve bilmez.
Kendisi de bir dönem hapis yatan yazar " Kerim Korcan " hem Tatar Ramazan'la hem de bu kitapta bulunan diğer öykülerle bize adeta o demir parmaklıklar arkasında yaşananları ve oraya düşüren yolları anlatıyor,yaşatıyor.
Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
238 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kerim Korcan’ın kaleminden bir hapishane günlüğü daha... Bu sefer karakterimiz filmi de çekilen Tatar Ramazan. Akıcı, sürükleyici ve anlaşılır bir anlatımla hapishanedeki yaşam bir kez daha gözler önüne seriliyor.
238 syf.
·24 günde·Beğendi·9/10
dzisinde anlatılan kadar abartı değil tavsiye ederim güzel bir kitap biraz eski üslup kullanılmış harika bayıldım yeni kelimler öğrenmek güzel
Kirmastılı : "Hep böyle mi gidecek bu?"
Ramazan : "Evet böyle gidecek"
Kirmastılı : "Ne zamana kadar?"
Ramazan : "Namussuzlar tükenene kadar!"
Kirmastılı : "Namussuzlar tükenir mi?"
Ramazan : "Tükenir"
"Yaz; katip ....
hukuktan, asayişten, adaletten yaz!
Yaz; tomar tomar takırdat daktiloyu!
Cemiyette huzurun temeli asayiş, asayişin temeli
adalettir ! ...."
Terbiye denen bir nane vardır ki onu bakkaldan dirhemle satmazlar!...
Adam ol biraz! ...
Sana her zaman söylüyoruz boyunca konuş. Bundan başka İstambol yok! Aç gözünü, topu topu bir tanedir İstambol!"
Kağnı tekeri gibi
Gıcır gıcır gıcırdayarak
Ağır ağır döner orda zaman.
Kadehler kırılsın
Meyler dükülsün şarkılar susuversin
Kum değil insandır bu kalburda çalkalanan
Zehirdir aşı kandır gözyaşı
Bir anası ağlar ağlarsa
Yallah unutur özkardaşı
Demirle taşduvarla insan savaşı
İçerler kendi kanlannı kalay görmeyen kapta
Mahkumlar perişan mahkumlar bu zincirli girdapta.
"Kabahat sende değil oğlum" dedi "Seni taa buralara getiren polislerde...
Esrar nedir? Zehirdir. Sen satmış mısın bunu? Ben olsam senin beynine çalardım kurşunu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tatar Ramazan
Baskı tarihi:
Şubat 2005
Sayfa sayısı:
238
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756207253
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Babil Yayınları
Baskılar:
Tatar Ramazan
Tatar Ramazan
"Tatar Ramazan geliyordu. Bahçede gezinen mahkumlar ağır havayı sezdiler ve ağır ağır duvar diplerine çekilmeye başladılar. Onun ilk geldiği gün gayet güzel hatırlanır. Hava günlük güneşlikti. Ama bugün öyle değil. Boz bulutlar birbirine yaslanarak kurşundan bir tavan yapmışlardı gökyüzüne. Kuşlar geçiyordu arada bir çırpınarak. Bu kurşundan kubbe altında mahpusane bahçesindeki hava ağırdı. Ya yağmur düşecekti yer yer yarılan toprağa veya mahpusane bahçesine kan.

Ramazan adım adım, büyüyen gözlere basa basa yürüdü. İşte meydana getirmişti gizliden gizliye biriken meseleleri ve belki de kanlı bir çözüme bağlayacaktı. Hava, tosa hazırlanan koçlar gibi, çekilmiş yay gibi gerilmişti. Dalaşa girecek azgın hayvanlar gibi soluyordu bir taraftan da. Bela, kanlı bir kartal gibi avının üstüne inmeye hazırdı. Bıçaklar bilenmişti yürekler doğramaya. Soluklar tek tek, soluklar kesik kesik, soluklar ateş gibi alınıp verilmede. Yüreği kuş gibi titreten diş gıcırtısı. Bir bardak dopdolu zehirden bir bardak, bir damla ister. Bir bardak taşıverecek birden, Ramazan geliyordu."
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • BURHAN KEBABCI
  • Semih Ökten
  • Senih Ulaş
  • Evlaa
  • Ali Can
  • Talip yavuz
  • Abdullah Asal
  • Zafer
  • nihan
  • Ayşe Ekici

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37.5 (3)
9
%25 (2)
8
%25 (2)
7
%12.5 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0