Ter Adamları

Kerim Korcan
Tahmini Okuma Süresi:
14 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
512
Basım Tarihi:
1975
Yayınevi:
Üçler Matbaası
ISBN:
Yok
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·512 syf.··
Beğendi
·
2020 502. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2020 18:00
"kim bilir hangi duyguların dalgınlığında tophane boğazkesen'den yukarı doğru çıkıyordum. o yan yan sokaktan çıkıvermiş birden, gelmiş bana ayak uydurmuştu. dönüp bakmış ve tuhaf bir telaş havası içinde görmüştüm kendisini. vurdumduymaz, her şeylere boş veren halinden sıyrılmıştı. nefesi daralmış, biraz da ürkekti iki yanını kollarken. sanki peşinden bir gelen vardı, sanki canını alıver eceklerdi hiç acımadan." Kerim Korcan'in okuyabilecegim kitaplarini okuma niyetinde oldugumdan bu kitabi okudum. Hayatin icinde gecmisde iscilerimizin hak mucadelesi verdigi doneme iliskin mücadeleleri, ve hayatin içinde aşklari hayatin olagan akisi icinde olusan olaylar anlatiliyor.
İlişkiler
Ter AdamlarıKerim Korcan · Üçler Matbaası · 19757 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2019 94. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2019 16:45
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı. İlk ikisi olan “linç” ve “idamlıklar” anlatımı harika olan kitaplardı. Konu işlemesi ve içeriğin anlatımı uyumluydu. Konu işlenirken bölümler alakalıydı. Ancak bu kitabı okurken aynı hissi yaşayamadım. Hatta muallakta kaldı. Aşk kitabı mıydı siyasi kitap mıydı çözemedim. Ter adamları deyince, işçi kesimini sorunlarını vs anlatacak diye beklerken kendimi “ne anlatıyor” diye sorgularken buldum okuyup okumamak size kalmış ama beni tatmin edemedi.
Ter AdamlarıKerim Korcan · Üçler Matbaası · 19757 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Kerim KorcanYazar · 12 kitap
1918 yılında Sakarya'nın Hendek ilçesine bağlı Aktefek köyünde doğdu. Ancak ilkokul 4. sınıfa kadar okuyabildi. 1934-35 yıllarında Eskişehir'den İstanbul'a ailesi ile geldi. Babası Murat usta Küçükpazar'da saat tamirciliği yaparken, kendisi de berberde çıraklık yaptı. 1938'de donanma gemisi Yavuz'da yapılan aramada kardeşi Haydar Korcan'da bulunan kitaplar nedeniyle kendisinin saatçi dükkanı da aranmış ele geçen kitaplar nedeni ile ve “yayımcılık yoluyla komünizm propagandası yaptıkları” iddiasıyla 30 Nisan 1938'de gözaltına alınmıştır. 1938'de Donanma Kor Askeri Mahkemesi'nde isyan suçlusu olarak yargılandı ve 12 yıl ağır hapse mahkûm edildi. Yazar hapis geçirdiği (1938-1948) ve (1957-1958) yıllarını İstanbul Polis Müdüriyeti Nezaret ve Müteferrikasında, Yavuz Harp Gemisi, Erkin Denizaltısı, İstanbul Merkez Kumandanlığı, Sultanahmet Tevkifhanesi ve Sinop Hapishanesi’nde tutuklu ve mahkûm olarak kalmıştır. 10 yıl kaldığı Sinop Cezaevinden 1948'de tahliye edildi. Hapisten çıkar çıkmaz askere alındı. Askerlik sonrası 1950'de İstanbul'a geldi, marangozluk yaparak yaşamını kazanmaya çalıştı. 1957'de Vatan Partisi yöneticiliğinden dolayı soruşturma açıldı. Türk Ceza Kanunu'nun 141 ve 142. maddelerine karşı gelmekten dolayı 1957'de tutuklandı, iki yıl tutuklu yargılandıktan sonra 1959'da beraat etti. Milliyet gazetesinin 1962'de açtığı "Bir Memleket Gerçeği" başlıklı yarışmasında "Köşe" adlı röportajıyla ikincilik kazandı. "Linç" adlı romanı 1970'de filme alındı, ardından oyun haline getirildi. 'Linç' filmi 70'li yılların en önemli filmlerinden biriydi. Kerim Korcan'ın romanından uyarlanan filmde cezaevindeki mahkûmlar arasında yaşanan iktidar savaşı anlatılıyordu. Linç Filmi1970 yılında Ali Yaver - En İyi Görüntü Yönetmeni, Bilge Olgaç - En İyi Yönetmen, En İyi 3. Film, En İyi Stüdyo Çalışması ödüllerini aldı. 1976 yılında Tatar Ramazan adlı öykü kitabı tiyatroya uyarlandı. AST ve İstanbul Şehir Tiyatroları tarafından sahnelendi. "Ateşten Köprü" adlı romanında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla İstanbul DGM'de yargılanan yazar Kerim Korcan 4 Mayıs 1989'da beraat etti. 1990 yılında Kerim Korcan'ın Tatar Ramazan adlı öyküsü tiyatrodan sonra sinema filmine uyarlandı filmin başrolünü Kadir İnanır oynadı, filmin müziklerini Ahmet Kaya yaptı. Ölümsüz birçok esere imza atan Kerim Korcan 1990 yılının 9 Kasım günü tedavi gördüğü kanser hastalığına yenik düşerek hayata veda etti. Cezaevlerinde ağır koşullarda 12 yıl geçirdi. İçinde bulunduğu koşulları estetize eden Kerim Korcan yaşadıklarını birer sanat yapıtına dönüştürür. Eserlerinin çoğunda cezaevi gerçeğini anlattığından ezilenler, başkaldıranlar, idamlıklar kitaplarının kahramanı olmuştur. Kerim Korcan'ın yazın tarzında "Halk Hikayeciliği" niteliklerine sıkça rastlanır, eserlerinin genelinde kahramanlarının şivesiyle sade anlatımlarla okuru sıkmaz, kolay okunan bir tarza sahiptir. Kerim Korcan; "Ben üniversite kürsülerinde vatandaşların hak ve hukuk eşitliği için ağlayan ama içeride insanların anasını ağlatan adaleti, tekmil ters uygulamalarıyla mahpushanede cürmü meşut ettim, suçüstü yakaladım. Madem ki adalet mülkün temelidir, ben de toplum sorunlarına, başlangıç olarak oradan yaklaşmayı uygun buldum. Başkaları ne düşünür bilmem. İyi bir giriş yaptığım inancındayım ve devam etmek isterim. Tatar Ramazan'ın benim ilk eserim Linç'ten evvel kaleme alındığını açıklayabilirim. Dil konusunda tartışmaya girmek istemem. Hem birazda bineceğim dalı kesmek gibi olur bu. Dilde arınmaya gitmeye çalışıyorum ve bu gayreti sürdürenlerle esasta mutabıkım. Ancak zorlamaya kaçmaktan da sakınırım" diyerek kendi yazarlığını anlatır. Eserleri Roman Linç (1967) İdamlıklar (1971) Ter Adamları (1975) Patrona (1983) Ateşten Köprü (1988) Acılar Çemberi (1990) Öykü Köse Kadı (1962) Tatar Ramazan (1969) Canlı Bayraklar (1971) Ölüm Pusuda (1990) Capon (1990) Diğer Ey Gaziler (1989) (şiir) Dimitrof Geçiyor (1978) (tarih) Harbiye Kazanı (1989) (anı)