Kitap
Bay Düdük

Bay Düdük

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.4
362 Kişi
1.162
Okunma
298
Beğeni
6bin
Gösterim
136 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 3 sa. 51 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Nesin Yayınları · 2018 · Karton kapak · 9789759038120
Diğer baskılar
Bay Düdük
Bay Düdük
Maçtan çıktık. Musa, fır fır öttürüp bize yol açıyor.  Düzlüğe çıkınca,  -Arabaya binelim dedi. Binelim binmesine, ama nasıl bineceğiz? Ben diyeyim  beşyüz kişi, siz deyin bin kişi, araba, otobüs bekliyor.  Bir boş araba geldi mi, yüz kişi birden koşuyor. -Bize iki günde sıra gelmez. Musa, -Sen dur! Dedi. Önümüzden bir taksi gerçekten, cebinden düdüğü çıkarıp  fıır fıır öttürdü. Düdüğü öttürmesine, hızla giden taksi  döndü, geldi önümüzde durdu. Biz taksiye bindik. İşin  şaşılacak yanı, boş arabaya saldırmadı. Arabada, -Ulan Musa, yoksa sen trafik müdürü mü oldun? Dedim.  Parmağını dudağına götürüp "sus" işareti yaptı.  Nişantaşıda taksiden indik. Musa cüzdana davrandı.  Şoför: -Ayağını öpeyim, para istemez kurban olayım... Para  almadı. -Şoför tanıdık mı? Dedim.  - Yoo..dedi. -Ulan Musa, yoksa sen polis müdürü mü oldun?
5 mağazanın 5 ürününün ortalama fiyatı: ₺14,58
8.4
10 üzerinden
362 Puan · 66 İnceleme
Sâki
Bay Düdük'ü inceledi.
136 syf.
·
12 günde
·
8/10 puan
"Mikro Dalga"* Ustası
Mizahla edebiyatın birleştiği, güldüren ve düşündüren hikayelerin olduğu güzel bir kitap. Ülkemizin bir zamanlar içinde bulunduğu, aslında çoğu halen güncel olan, çarpıklıkları ele alış biçimi keyifli bir okuma sunuyor. Yazar, bu çarpıklıkların sorumlularıyla "mikro-dalga" geçiyor, gülüyorsunuz, gülüyor ama düşünüyorsunuz... Aziz Nesin ile tanışmak için güzel bir adım..
Bay Düdük
8.4/10
· 1.162 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
136 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
Aziz Nesin' in hiciv yeteneğini konuşturduğu kısa hikayelerden oluşuyor Bay Düdük.Yazar; dönemin ülke sorunlarını ele alırken kırıp dökmeden gülümseterek okuyucuya aktarıyor.Bu konuda oldukça usta bir kalem.Güldürürken düşündüren Aziz Nesin 'in keyifle okuyacağınız kitaplarından biri diyebilirim. Sevgiyle ve kitaplarla kalın...
Bay Düdük
8.4/10
· 1.162 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
18
serdar şahin
Bay Düdük'ü inceledi.
131 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Aziz Nesin'in yine hiciv dolu bir başka eseri. Toplumdaki, bürokrasideki çarpıklıkları resmeden Aziz Nesin yine abartı ve kara mizah öğelerini ustalıkla kullanmış. Şöyle çok kafa yormayacak, keyifle okunup hızlıca bitirilebilecek çerezlik bir kitap.
Bay Düdük
8.4/10
· 1.162 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
Anıl
Bay Düdük'ü inceledi.
135 syf.
·
2 günde
·
8/10 puan
Aziz Nesin’in kitapları güldürürken düş… gibi klişelere elbette girmeyeceğim. Doğrusu kimdir, nedir, ne değildir bilmem. Ayrıntılı tanımam da kendisini. İşte sağdan soldan duyduklarım var, düşündürüyormuş, güldürüyormuş, inançsızmış falan filan. Şu an pek bir sahipleniliyor. Baba diyenler var, üstat diyenler var. Var da var yani. Merak ettiğim bazı ihtimaller var benimde ve bilhassa kendi başıma net yanıtlara ulaşamıyorum. Belki siz yardımcı olursunuz... Mesela, adam günümüzde yaşamış olsaydı da sevilen siyasetçilere birkaç kelam etseydi ne olurdu? Yahut güzel Müslüman kardeşlerim; Aziz Nesin’in çıkıp da 40 da 1 zekât veren adama bunak dediğini duysalardı ne derlerdi? Doğrusu vatan haini mi ilan edilmezdi yoksa şeytan gibi deccal gibi isimlerle mi bağdaştırılmazdı ben kestiremiyorum. İlk iki paragraf okunduğunda Aziz Nesin’e sallıyorum gibi geliyor değil mi? Peki işin aslı gerçekten öyle mi yoksa sorun, bizim algılayıcılarımızın bozulmuş olmasında mı yahut anlatılmak isteneni doğru kavramamamızda mı? Aziz Nesin’in anlattığı karakterler de böyledir; hep önyargı sahibidir, aynı şey başına gelene değin anlamaz. Pek tabi kitaptan bir hikâye ile örnekleyeyim; Arif Bey’in polislerce fişlenen insanları suçlu addedip ardından adının Pezevenk Arif’e çıkması gibi. Esasen iş işten geçmiştir, ne yapsa kar etmez, anlatır… dili damağı kuruyana değin, nefesi kesilene değin, inanmayacaklarını bilip, bilmezden gelip inanmalarını umarak anlayacakları ana değin devam eder. Eder etmesine ama onu dinleyenler bıyık altından gülerek, bak sen şu Pezevenk Arif’e diye dalga geçerler. Öyleyse ikinci paragrafa hemen bir flashback yapıp; “40 da 1 zekât” olayında zekât veren adama neden bunak dediğini irdeleyelim. Dinleyelim hele, sahiden de algıladığımız gibi mi söylemiş yoksa daha farklı olaylar mı var işin arka planında görelim. Evet Aziz Nesin, hikayesinde biraz kapitalizm eleştirisi yapıyor ve diyor ki Kapitalist yönetimlerde işçiler sömürülür ama aynı işçiler aynı sistemle bizim ülkemizde daha başka sömürülür. Zekât verip, oruç tutup, ağzından Allah kelamını düşürmeyip işçisini sigortasız çalıştıran, hakkını yiyen adamın verdiği zekât bunaklıktır diyor. Manyak adam hem onu yapıp hem de senin zekatla ne işin var diye "Bunak" nitelemesinde bulunuyor, haksız mı? Bence değil, kesinlikle değil. Gelelim algılarımızın en bozuk olduğu meselelere. Sanki o meselelere hiç dokunulamaz, ilişilemez gibi hep birileri tarafından korunup kollanır. Örneğin; inançsızlık meselesi gibi. Adam inançsızsa yaramaz! Bırak şu atayisti! La ne işin var elin gâvuru ile! (Gâvur olur birden) Belli komünist s..et onu! (Sonradan da komüniste evrilir) gibi söylemlerle insanların girip, bakamayacağı hatta ulaşamayacağı görünmez bir zırhla çevrelerler inançsız adamı. Esasen bunu niye yaparlar diye sorarım hep kendime; nedense o zırh bana hiç işlemez, işlemediğinden de gidip bakarım bu adam ne diyor ki böylesine linç ediliyor birileri tarafından diye? Karşılaştığım cevap ise hep gerçekler olur Kim gerçekleri söylüyor, doğruyu haykırıyor, ezilmişleri savunuyor, haklının yanında haksızın karşısında ise linç ediliyor, yok ediliyor ve ayrıştırılıyor; inançsız, ateist, komünist… diye. Aziz Nesin’in anlattığı, sorguladığı, fark ettirmeye çalıştığı gerçekler geçmişten günümüze ülkemizin kanayan yaraları olduğundan benim yazacaklarımın bütünü bu kadar olmayıp daha fazla uzatmanın ve okuyanları sıkmanın da anlamını görmediğimden burada kesiyorum. İncelemeyi ikisine ithaf ediyorum ve okuyan herkese teşekkür ediyorum. Keyifli okumalar dilerim.
Bay Düdük
8.4/10
· 1.162 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
98