Poliste

8,7/10  (3 Oy) · 
21 okunma  · 
3 beğeni  · 
400 gösterim
Kimi yıllar Nesin Vakfı çocuklarına yabancı ülkelerden konuklar gelir. Bugüne dek Almanya'dan üç kez, Rusya'dan bir kez, Ukrayna'dan da bir kez konuklar gelmiş, büyük yaz dinlencesinde, Nesin Vakfı çocuklarının konuğu olarak onbeş gün Vakıf'ta ağırlanmışlardır. Nesin Vakfı çocuklarından onsekiz yaşını bitirmiş ve üniversite öğrencisi olan beş çocuğumuz onbeş gün için uçakla Berlin'e gönderilmiştir. Yukarıdaki fotoğrafta, konuklardan bir bölümüyle Nesin Vakfı çocuklarından kimileri görülüyor.
Hazal Güzel 
26 Nis 03:47 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Türkiye 'de ideolojik düşüncenin savunulmasında aslında son nokta Aziz Nesinmiş. Sağ - Sol kim var ise düşünme yetisini silmeye çalışan bir Türkiye düşünün. İste bu aslında sadece solculara yönelik bi şey bu kitapta. Okuyun, yazın. Tarih bilsin.

Meşrebi Kalender 
Dün 13:01 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Kopuk sayfaları sararmış bu eski kitabı görünce çok sevindim.

Aziz Nesin’in bu kitabını hiç duymamıştım bile. ( Cahil ! Biz biliyoduk! Cahil ! Biz biliyoduk! Deme boşuna inanmam, koskoca sitede sadece 20 kişi okumuş…)

Kitap hakkında hiçbir araştırma yapmadan, Aziz Nesin kitabı sonuçta ne anlatıyorsa güzel anlatıyordur deyüp; görücü usulü kız istemeye giden askerden yeni dönmüş delikanlı heyecanıyla ilk sayfayı çevirdim.

Yazın dünyasının ve Babı Ali’nin duayen isimleri beni kapıda karşıladılar. Kimler yok ki aralarında Zekeriya Sertel, Yusuf Ziya Ortaç, Mihri Belli, Cemal Süreya, Peyami Safa, Çetin Altan ve daha niceleri.

Başladılar Aziz Nesin’in ne kadar büyük yazar olduğunu anlatmaya. “Dedeciğim sen kime neyi anlatıyorsun, niye buradayız sanıyorsun. Bana bilmediğim bir şey anlat” diyemediğimden, sayfa 52’ ye kadar, kız tarafının nazını çekmek zorunda olan damat adayı pozlarıyla ailenin büyüklerinin her anlattığına yapmacık yapmacık gülerken bir an önce şu kahveler gelse de kızı görsem der gibi Aziz Nesin’in yazdıklarını ne zaman okuyacağım diye sabırsızca beklemeye devam ettim.

Sayfa 52’den sonra dedeler susunca tamam dedim kahveler geliyor. Kızı şimdi göreceğim.

Demez olaydım.

Bu seferde kahveleri gelin adayı değil de gelinin kız kardeşinin getirmesinde hissedilecek hayal kırıklığını yaşadım.

Tam sayfa 173’ e kadar 1967 yılında tutuklanması ile ilgili gazete haberleri, aleyhinde ve lehinde yazılan makaleleri okumak zorunda kaldım. (Yukarıda belirttiğim sayfalar arasında birkaç tane onun kaleme aldığı yazılar çıksa da , kahveler hazırlanırken gelin adayının kapıdan kaçak bakış atması tadındaydı ancak.)

Lehinde yazıları; abartı şekilde uzatılmış “ daha daha nasılsınız” faslı, aleyhine yazıları ise kızın yüz vermediği mahallenin serserilerinin laf atmaları olarak yorumlayıp, maruz bırakıldığım Bizans zulmünden dolayı makus talihime sin kaflar ediyordum.

( Balla kesiyorum. Gazeteler demişken, bir çok patron değiştirmesine, hatta kimi zaman aynı adla alakasız kişiler tarafından sıfırdan tekrar kurulmasına rağmen “yayın çizgisinden” kesinlikle taviz vermeyen Sabah Gazetesi’ni huzurlarınızda tebrik etmek isterim. Zamanında yazdıkları gerçekten de yazacaklarının teminatıymış. Helal olsun! )

Tam umudumu kaybetmiştim ki anasının yanındaki sandalyeye usulca ilişir gibi geldi.

Sayfa 227’ e kadar tutuklanma sürecinde başından geçenleri anlattı. Anlattıkları trajik ama anlatım tarzı yine de komikti. Ama sinirli sinirli güldürdü bu sefer kahkaha attıramadı.

241 sayfalık Tekin Yayınevinin bastığı bu kitapta Aziz Nesin’in kendi yazdıkları ancak “Mecnunum Leylamı gördüm, bir kerece baktı geçti.” kıvamında olsa da Türkiye’mde muhalif düşünceye karşı bakış açısının kuruluşundan bugüne kadar hiç değişmediğini görmek açısından önemli bir eser.

https://www.youtube.com/watch?v=pwm7-98rk_g

Kitaptan 4 Alıntı

Tuco Herrera 
 01 May 09:51 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Türkiye' den DÜNYA İŞÇİLERİNE genel bir bakış =)
" -Ne aradığınızı söylerseniz , kolaylık olsun diye yerini gösteririm size.
Havaalanında da beni aramış olan ,
-Polis ne alacağını bilir! dedi.
Sesimi çıkarmadım . Tartışmak boşuna .Ama şimdi söyleyeyim : Polis ne alacağını bilmez.Bilse , benim hikaye , roman , oyun notlarımı, müsvettelerimi , kitap olarak basılmak üzere hazırlanmış notlarımı alıp gitmezdi.Arama sırasında ondan sonra kendiliğimden hiçbir şey söylemedim..
... Masamın üstünde Lenin' in yabancı dilde kitapları var .. Bunlardan birini alıp adını okudular:
"DÜNYA İŞÇİLERİ BİRLEŞİNİZ!"
Havaalanında da beni aramış olan ,
-BİRLEŞSİNLERDE BİZİ KESSİNLER... dedi."

Poliste, Aziz Nesin (Sayfa 170 - Nesin Yayınevi - 14. baskı)Poliste, Aziz Nesin (Sayfa 170 - Nesin Yayınevi - 14. baskı)
Meşrebi Kalender 
Dün 12:02 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

“ O, Türk mizahına şaheserler veriyordu. Ama onun da babası olan devlet baba ona hür insan olmak hakkını vermiyordu. ”

Poliste, Aziz Nesin (Sayfa 17)Poliste, Aziz Nesin (Sayfa 17)
Meşrebi Kalender 
Dün 12:02 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Marko Paşa satışını altmışbine kadar çıkardı. O vakit, bütün Türk basınında bu başarı, hiç kimseye, hatta gündelik gazetelere bile nasip olmamıştı. Fakat iktidarın rahatı kaçmıştı. Polis sinirlenmişti. Bu iki genç, onlarca ortalığı birbirine katıyorlardı. Savcılık ilk fırsatta bir vesile bulup Marko Paşa’yı kapattı. Onlar Merhum Paşa adıyla yayınlarına devam ettiler. Savcı onu da kapattı. Onlar bu defa dergilerine Malum Paşa adını taktılar. (…)

Derginin çıkmasına engel olamayacaklarını anlayınca, bir sebeple Sabahattin Ali ve Aziz Nesin’i tevkif ettiler.

Poliste, Aziz Nesin (Sayfa 9)Poliste, Aziz Nesin (Sayfa 9)
Meşrebi Kalender 
Dün 12:03 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

“Yazılarımla, davranışlarımla, her şeyimle, herkesin mutlu olması için çalıştım. Ama kendim mutlu olamadım.”

Poliste, Aziz Nesin (Sayfa 21)Poliste, Aziz Nesin (Sayfa 21)