Surname

Aziz Nesin
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 33 dk.
Sayfa Sayısı:
231
Basım Tarihi:
Temmuz 1995
İlk Yayın Tarihi:
1976
Yayınevi:
Adam Yayınları
ISBN:
9789754180848
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·231 syf.··
2023 46. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2023 15:42
Merhaba, Aziz Nesin'i ilk defa okuyorum. Geçtiğimiz günlerde de bir tiyatro(Meçhul Paşa) oyununa gittim. Aziz Nesin de tiyatroda bir karakter olarak vardı. Kitabını da hemen arkasından okumuş olmak iyi bir tesadüf oldu. Aziz Nesin'i okumamış olsam da edebiyattaki genel çizgisini, dünya görüşünü bilen biriydim. Toplumsal eleştiriyi mizahla birleştiren başarılı bir yazar. Surname'ye gelecek olursam toplumsal eleştiri içeren, mizah olduğu söylenen ama birçok yerinde gerilerek okuduğum bir kitap oldu. Genel anlatış tarzı basitti, eleştiriyi gizlice değil aslında açık yüreklilikle yapıyordu yazar. Hem toplumdaki ahlâkî çöküşü hem bu çöküşün insanları düşürdüğü komik durumu hem de adalet mekanizmalarındaki vasatlıkları okuyoruz kitapta. Eleştirel dili oldukça hoşuma gitti. Suçluların yaptıklarının yazıldığı kısımlarda bu kadar açıklık beklemiyordum o yüzden fazlaca hazırlıksız yakalandım ve beni oldukça kötü etkiledi. Geneline bakacak olursak tavsiye edebileceğim bir kitap. Geçmiş dönemleri anlatıyor ama hala ne çok değişmeyen şey var. Hatta daha da kötüye giden birçok şey...
1000k
SurnameAziz Nesin · Adam Yayınları · 19951,150 okunma
10/10
·231 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2019 13:16
Aziz Nesin'in ölüm cezasına karşı bir başkaldırı niteliğinde olan Surname isimli bu eseri, ülkemizde halen ölüm cezasının uygulandığı 1973-1975 yıllarında arasında yazılmış. Bu kitap öyle bir kitaptır ki, hem geçmiş tarihimiz açısından hem de günümüz açısından birçok konuda bize yol gösterici niteliktedir, evrenseldir. Ölüm cezalarına karşı duruşunuz nasıldır bilemiyorum; ama benim de Aziz Nesin gibi ölüm cezalarına karşı olduğumu bilmenizi isterim. Bu minvalde size spoilerlar eşliğinde kitabı anlatmaya çalışırken kendi düşüncelerimi de yer yer belirterek ölüm cezasının(idamın) olumsuz yanlarını göstermeye çalışacağım. Öncelikle kitabımızın isminden başlayalım. Surname nedir? Osmanlı Devleti döneminde, evlenme, düğün-dernek, sünnet gibi "sevinçli olaylar" dolayısıyla, halkın da katılmasıyla yapılan ve birkaç gün süren zengin şölenleri, renkli törenleri, büyük eğlenceleri, büyük gösterileri, bütün bu şenlikleri betimleyip anlatan kitaplara denilir. Birçok ünlü yazarın ve şairin Surname'si vardır. Oysaki Aziz Nesin'in Surname'sinin konusu büyük bir eğlence veya sünnet düğünü değil, bir ölüm cezasının infazıdır. Ölüm cezası verilerek infazı gerçekleştirilecek kişi ise Berber Hayri'dir. Berber Hayri'nin suçu oldukça ağır bir suçtur. O, altı yaşındaki bir erkek çocuğunun ırzına geçtikten sonra çocuğu boğarak cesedini toprağa gömmüştür. Bu noktada dikkatinizi çekmek istediğim bir husus var, Aziz Nesin oldukça ağır bir suçu önümüze koyarak kendisi adına kolaycılığa kaçmamış ve hemen hemen herkesin ölüm cezası ile infazını isteyebileceği bir kişiyi önümüze koyarak zorlu bir yoldan ölüm cezasına karşı olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Aziz Nesin'i bu cesur tutumundan dolayı takdir etmemek elde değil. Peki Aziz Nesin altı yaşındaki bir erkek çocuğunun ırzına geçtikten sonra
SurnameAziz Nesin · Adam Yayınları · 19951,150 okunma
Aziz Nesin'den kara mizah
10/10
·231 syf.··
2019 74. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2019 16:27
Bazı kitaplari okuduktan sonra , kitap ile ilgili günlerce düşünürüz. Hatta bazen rüyalarımızda girer. Basit bir sebebi vardır bunun, bizi çok etkilemiştir. Surname ,işte böyle bir kitap. Öncelikle surname ne demek, bundan başlayalım. Surname, Osmanlı zamanında evlenme,sünnet, düğün dernek gibi sevinçli olaylar dolayısıyla, halkın da katılımıyla yapılan, birkaç gün süren zengin solenleri, renkli törenleri, büyük eğlenceleri anlatan kitaplara denilir. ( S:14) Gerçekten de örneğin padişah çocuğunun sünnet törenleri, padişah kızlarının düğünleri iki ay surermis. Bu eğlenceler boyunca binlerce hayvan kesilip , sunulurmuş konuklara. Şatafatlı düğünler yani. Bu kitabın konusu, bunlardan farklı olarak, ( ne bir sünnet düğünü, ne de evlenme töreni) altı yaşındaki bir oğlan çocuğunun ırzına geçtikten sonra, onu boğup öldüren bir gencin , idam töreni. Aziz Nesin 'in konu edindiği bu roman, 1970'li yıllarda geçiyor. Türkiye'de idam cezasının fiili olarak uygulandığı yıllarda. İnsan, gerçekten de ölüm cezasını hakeder mı? İnsanın ölüm cezasına çarptırılmasina sebep olan suçu hakikaten bile isteye mı işlemiştir. Yoksa şartlar onu buna mı zorlamıştır? Hani kader kurbanı deriz ya. İnsan bu suçları işleyecek kadar aşağılık olabilir mi? Hadi gelin, bu konuyla ilgili Aziz Nesin'e kulak verelim. Gerçek suçlu, suçu ve suçluyu yaratan nedenlerdir. 98 İnsanın kötüsü olmaz,yeter ki onun pas pis tutmayan gizlideki özünü bul! 112 Tek paslanip pislenmeyen insanın özüdür. O öz ki en kötü sanılan insanın bile içinin bir yerinde gizlidir.109 Suçluların cezalandırılacak ,suçun ortadan kaldırılmasini beklemek sanırım boş hayalden ibaret. Elbette her suçun, hem de böylesine bir suçun cezası olacak. Ama suçun neden işlendiğini araştırmak ve bu nedenleri ortadan kaldırmak yeni suçların önüne
Edebiyat
SurnameAziz Nesin · Adam Yayınları · 19951,150 okunma
"İt'e dokunmaktansa çalıyı dolanmak"
9/10
·231 syf.··
Beğendi
·
2019 47. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2019 17:45
Kısa ve öz bir rahatsız edip gideceğim . Amacım sadece bu gece rahat "uyuyabilmek" çünkü bazı kitaplar vardır ki "okursunuz"ama onunla işiniz sadece okumakla bitmez. . tam yatağa girdiğiniz anda tüm fikirleriyle size hücum eder .. beni kimseye anlatmadıñ kalk _yaz yoksa sabaha kadar dönüp duracaksın der ..ve siz yazmak zorundasınızdır .. Aziz Nesin kitaplarinda genel olarak böyle bir özellik var .. Fakat .. "Surname" tek başına ,ayrı bir kitap ... Pek çok okuyucu sadece yazarı sevmediģiden,yazar ona "antipatik " geldiğinden bazı kitapları "ıskalar" .. Aziz Nesin sevmeyenler bu sözüm sizleredir ki "Surname" okunmalı .. Bu kitabı "ıskalamayın" Tutun ki yazarı bilinmiyor .. Oturun / Okuyun .. Neden mi ? Söyleyeyim .. Şöyle diyor kitap size .. Toplum birbirine ipliklerle bağlıdır .. Toplum bilincine ulaşmak gerekir .. Toplum vicdani hassas olmalıdır .. Toplum ortak sorumlulukların farkında olmalıdır ... "Sırayı savdık bize bir şey olmadı " düşüncesinden kurtulmalıdır .. "Hak hukuk yerini buldu " kelimesini tartmalıdır ... "Kötülük kötülüğe mi evrilir " düşünmelidir ... "Kişiyi suça iten olaylar zinciri " nedir ? tartışmalıdır ... "Yaşasın ilahi adalet " söylemlerinde adaletin nereden geldiği ve kimden geldiği ,buradaki "ilahi" ve "adalet" sözcüklerinin neyi temsil ettiği .. ... anlaşılmalıdır
SurnameAziz Nesin · Adam Yayınları · 19951,150 okunma
HAYAT KESİNLİKTEN UZAKTIR
10/10
·231 syf.··
Beğendi
·
2020 86. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2020 11:33
Hayat kesinlikle adil değildir. Ben sabah kahvemi, ikindi çayımı içerek bir insanın dramını okuyorsam hayat ona kötü, bana iyi davranmış demektir. Ve bu dramlar her saniye dünyanın birçok yerinde sürerken ben güvenlik içinde kitap okuyorsam, hayat kesinlikle adil değildir. “Onlar da suç işlemeseydi efendim!” Bunu yargılamak o kadar kolay değil. Yaşamın getirdikleri siyah ve beyaz olarak belirlenemiyor ne yazık ki. Pek çok gri alan var ve senin de yolun o “gri alan” dan geçebilir. Bilemezsin. Aziz Nesin, burada kendisini tanıtmaya gerek duymayacağım kadar büyük bir yergici ve yazar; doğru bir insan. Şu okuduğum kitabında bundan bir kez daha emin oldum. Sen kalk, ölüm cezasını sorgulamak için bir eser yaz ve bu eserde masum birini değil de, normal bir insan vicdanının kabul edemeyeceği bir suçu konu al: Çocuk tacizi, çocuk cinayeti. İşte bunu yapmak cesaret ister. Size de olmuştur mutlaka; izlediğiniz filmde yeri gelir azılı bir suçlunun tarafını tutarsınız. Yakalanmasın, kurtulsun istersiniz. Oysa birçok insanı öldürmüştür. Yaptıkları suçtur bilirsiniz. Ama nedenleri sizin için öyle geçerlidir ki, bir kez değil on kez ateş etse, karşıdakinin beynini dağıtsa gözünüzü kırpmadan izlersiniz. Ancak öyle durumlar vardır ki, suçu işleyen paramparça edilsin, kolayca ölmesin istersiniz. Ben de istedim, istiyorum da. Her türlü tacizci için, en başta da çocuk tacizcisi için bunu istiyorum, itiraf edeyim. O suçun sebebini sorgulamak istemiyorum, o suçu işleyen insanın yaşadıklarını anlamaya çalışmak istemiyorum. En ağır şekilde yok edilsin istiyorum. Ancak, şimdiye değin hiç bakmadığım bir bakış açısı kazandırdı Aziz Nesin. İlk defa anlamaya çalıştım. Hatta şunu bile düşündüm: “ Ya o suçu işleyen, kardeşiniz olsaydı? “ Affedilmesine razı olmasanız bile, linç edilmesine de
SurnameAziz Nesin · Adam Yayınları · 19951,150 okunma
Bir Başyapıt...
10/10
·231 syf.·
2021 145. kitabı
Surnâme, Osmanlı dönemi Türk edebiyatında şenlikler hakkında yazılan edebî metinlerin genel adıdır.(1. Anlamı, sözlükten) Surnâme, Osmanlı döneminde padişah çocuklarının doğum ve sünnet törenleriyle padişah kızlarının düğün törenlerini anlatan manzum, mensur ya da manzum-mensur karışık yazılan eserler genellikle Surnâme adını taşır.(2. Anlamı, sözlükten) Peki, adı SURNÂME olan Aziz Nesin romanı bunları mı anlatıyor? Hayır... İşlediği bir suçtan idam cezası yiyen bir gencin (Hayri) hapishanede siyasi tutuklular arasında idamını beklediği süreçte geçirdiği düşünsel değişimini anlatırken, idam cezasını da sorgulayan ve bu sorgulayışa okuru ortak eden derinlikli bir roman... Mutlaka okunmalı. Aziz Nesin büyük bir romancı oluşunu bu büyük eserinin her sayfasında okura duyumsatıyor... Bir bilge yazarın bilgilerine ortak olurken, aynı zamanda yaşamda belki hiç kafa yormadığımız konuların odağında buluyoruz kendimizi... Bir başyapıt...
SurnameAziz Nesin · Adam Yayınları · 19951,150 okunma
Puan vermedi·231 syf.··
Beğendi
·
2023 80. kitabı
"Tarihten alınan en büyük ders, insanların tarihten ders almadıklarının anlaşılmasıdır." Adı ile çelişen bir kitap: Surname... Osmanlı da düğün, tören ve şölen denmesine rağmen kitapta acı, adaletsizlik, cahillik hat sahfadaydı. Ne zamandır Aziz Nesin okumamıştım. Pek özlemişim keskin dilini, iğneyi topluma batırmasını doğrusu... Gelelim kitabımıza, Cumhuriyet dönemindeki son halka açık idamı konu alıyor. Halkın sapkınlıklarının, hukuk siteminin hala derebeylik olduğunun anlatıldığı kitabımız da çaresizlik ve adaletsizlik maalesef ki insanın yüreğine işliyor. Kahramanımız Berber'in hapishaneye girişi, yaşadıkları ve siyasi tutuklularla geçirdiği süreçte gerçekten değişmesi yazarımızın bakış açısı ile biz okuyucularla buluşuyor. Surname; Cumhuriyetin ilk yıllarında toplumun yaşayışının, adaletin ne derece olduğunu da anlatan yazılı bir tarih kitabı doğrusu. Okurken çok kızdım, sinirlendim. Kahramanımızın yaşadıklarına, yaşatanlara, çare olamayanlara ve pek tabii adalete. Zavallı insanların seyirlik idam için yaşadıkları telaşeye ise akıl sır erdiremedim. Yüzyıllardır devam eden idam cezalarının her ülkede farklı yapılmasından tutun da tüm dünyadaki eşcinsellik tarihine kadar pek çok bilgi de vardı. Eğitimin olmadığı ülkelerde toplumun gelişmesi beklenemez. Bu nedenledir ki toplum cahil, devlet daha da cahil... Konuşan, okuyan kitle ise siyasi suçlu. Nereden nerelere gelirken hala toplumsal gelişimimizi tamamlamadığımızı ne yazık ki üzülerek paylaşmak isterim. Medeni, demokratik, adil ve özgür yarınlara. Kitabı çok beğendim. Takdir sizlerin. Keyifli okumalar dilerim.
SurnameAziz Nesin · Adam Yayınları · 19951,150 okunma
Puan vermedi·231 syf.··
2019 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2019 15:02
Bu da neydi böyle? Nerden başlasam, nasıl anlatsam diye pek az kitap yormuştur beni. Şimdi bu listeye yeni bir kitap daha eklemiş oldum. Paragraflar arası bir bütünlük olmazsa şimdiden affola. İlk olarak dil ve anlatıma değinmek istedim ama söz konusu yazar Aziz Nesin iken bana bu noktada sadece ”sus” düşer. Şimdi gelelim içeriğine; Surname, Osmanlı devleti döneminden de bildiğimiz bir çeşit eğlence defteridir. Ancak burada anlatılan ne bir düğün bayram ne de bir kutlama şölen... Ölüm cezalarına karşıt olan yazarın çok ama çok ağır bir ceza karşısında halka ibret olsun diye halka açık olarak yapıldığını belirttiği bir idam güya... Ama ne hengameli ne coşkulu bir asılma anıdır, aklım durdu. Konser izlemeye gelir gibi idam izlemeye gelenler beni şok etti. Asılacak bir adam varken binlerce insanın hem eğlenmesi hem boğaz derdine düşmesi, üstelik çocuklarının nasıl etkilenebileceğini düşünmeden kadınlı erkekli, çoluklu çocuklu olarak seyre dökülmesi beni derinden sarstı. Hem bu yüzden hem de diğer mahkumların kendi suçlarına bakmadan Berber Hayri’ye yüklenmelerinden olsa gerek kara mizah oluşu... Aklımı durduran, vicdanımı titreten satırlar sona doğru gittikçe çoğaldı. Satırlar arasında topluma yönelik verilen birlik beraberlik, toplum bilinci vs mesajları harikaydı. Aslında kitabın üzerinde söylenebilecek ve söylenmesi gereken o kadar çok cümle var ki... kitabın büyüsünü bozmaktan korktum resmen. Daha derine inemeyeceğim ama değişim konusuna yapılan vurgu ve satır arası mesajlar ile suçun bu kadar ağır olmasına rağmen ölüm cezasına karşı durmak öylesine anlamlı şekilde ifade edilmiş ki herkes,abartısız, bireyim diyen herkes mutlaka okumalı...
SurnameAziz Nesin · Adam Yayınları · 19951,150 okunma
Değişmeyen tek şey,değişmenin kendisi
Puan vermedi·231 syf.·
2021 25. kitabı
Aziz Nesin’in kitap ismiyle okuyucularını ters köşe yaptığı 60 küsur yaşında iken yazdığı sanırım 67. kitabı.. Kitabın anlattığı şey ise; Cumhuriyetin başlarında yaşamış ve Sultanahmet Meydanı’nda ibreti alem olsun diye halkın nazarında asılmaya hazırlanan Berber Hayri’nin hikayesi.Hikaye isimler ve bazı hususlar değiştirilerek gerçek bir asılma hikayesine dayanan kurgu aslında.. Aziz Nesin diğer yazdığı tüm kitaplarında olduğu gibi eserleri ile topluma mesaj verme sorumluluğu belirgin hissediliyor,okuyanlar düşünsün ve sorgulasın istiyor anlattığı mesele üzerine..Bu kitapta da idam konusu üzerine okuyucularını düşündürme kaygısı taşımış. Satırları arasında Aziz Nesin idam konusunda kendisine ait bu husustaki düşüncelerini yer yer belirtiyor ama kitap bitene kadar düşünmeden edemedim.Ama başka bir insanın hayatını elinden acımasızca almış, işlediği suç adîce bu Berber Hayri’nin ..Ölmeli idam edilsin derken bir yandan da adamdaki değişmeleri daha iyi bir insan olmaya doğru evrilmesini gördükçe hayat hakkı elinden alınmasa da başka türlü mü acaba cezalandırılsa idam sonradan değişen birine fazla gibi diye de düşündüm.Yalnız en çok düşündüğüm husus şu oldu.Milyarlarca insan içinde birinin kendi içinde özünü bulması,iyiye evrilmesi kimin umurunda oluyor ki..Devlet görevlilerinin mi,güvenlik güçlerin mi,hukukçuların mı ,o insanın öncesini ve şimdisini yakınen şahit olanların mı? Kim bir diğeriyle bir bütün olarak bu kadar ilgileniyor ki !! Aziz Nesin belki de bunu bildiğinden idam cezasının böyle adamlar için sakıncalı olabileceği,çünkü sonradan suçlunun masum olduğu zamanla ortaya çıkabilir idam edersek nasıl düzelteceğiz yanlış kararı düşüncesinden hareketle bir çok ülkede idam cezası kalkmış durumda.. Kitap okuması boyunca özgürlüğün ne kadar kıymetli
Hukuk ve Toplum
SurnameAziz Nesin · Adam Yayınları · 19951,150 okunma
8/10
·231 syf.··
Beğendi
·
2022 217. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2022 09:47
Berber Hayri. Gerçek bir karakter mi bunu bilemeyeceğiz. Özellikle bu kadar detaylı hapishane kısımlarının olması, biraz yazarın kendi gözlemlerinden kaynaklı diyebiliriz. Ama gerçek olduğunu düşündürecek kadar detaylı, açıkçası korkutucu ve mide bulandırıcı o karanlık zamanın ışığı olmaya çalışmış Aziz Nesin’in çok da hayal olduğuna inanmadığım bir kitabı. Neyse aslında bu gerçek ve araştırmanız için Milliyet Gazetesinin 30 Mayıs 1957 tarihli sayfasını internetten okumanız gerekecek. Suçlunun adı Hayri Uyumaz. Hapiste geçirdiği zaman ona hapishane betimlemelerini çok iyi yaptırmış. Berber Hayri gerçekten neler yaşadı bilemeyeceğiz ama hapishanede başka bir tecavüzcünün kendini aklamak için ben de bu suçtan buradayım ama benim ki bir kız çocuğuydu, ÇOCUĞUYDU demesi bile toplumsal eleştirinin ağa babasıdır. Başka birinin ahlaksızlığı üzerinden kendi ahlaksızlıklarını, yanlışlarını, suçlarını; arsızlık, hırsızlık, tecavüz, öldürme başta olmak üzere kendi suçlarını aklama çabaları ilginç. Bizim toplumca eleştirdiğimiz konulardan biri vardır hatırlar mısınız? Biri çok kötüdür ve ona sadece destek olmak varken, bak şu daha kötü durumda şeklinde örneklerle bir rahatlatma çabasına giren güruh vardır. Bunun eleştirinin yapılması ve bunu anlayabilmek mühim. Hayri Uyumaz karakterinin en detaylı analizi içinse sizleri şöyle bir bağlantıya yönlendireceğim: tv.haberturk.com/blog/taskin-su/... Diğer bir eleştiri de nedir bilir misiniz? Birinin ölümüne karşı orada birilerinin toplanması. Toplumun bir ölümü kutlaması. Kusura bakmayın ama elini kolunu sallayarak gezen başta tecavüzcüler olmak üzere bu hain karaktersizlerin asıldığını görmek... Aziz Nesin amcama katılamayacağım. Böylelerin asılarak ibret olması gerekiyor ki diğerleri yapmasın. Yani
SurnameAziz Nesin · Adam Yayınları · 19951,150 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Aziz NesinYazar · 190 kitap
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.