Bazen her şey üst üste gelir. “Yok artık, bu da mı oldu?” dersin.
Hayat, bütün bulutlarını sıraya dizmiş, hepsi aynı anda yağmaya başlamış bir gökyüzü gibidir. Yağmur, fırtına, kasırga, kasvet! Senin elinde ise minicik bir şemsiye! En ufak bir rüzgarda ters dönen şemsiyenle hepsine birden yetmeye çalışırsın.
Ama bil ki, yağmur hep yağmaz. Bulutlar da yorulur. Ve gökyüzü en güzel mavisine, işte o günlerde kavuşur. Sen yeter ki şemsiyeni bırakma, çünkü fırtınanın sana öğreteceği şey, yalnızca dayanıklılık değil aynı zamanda, güneş çıktığında ışığı nasıl seveceğin, nasıl içine çekeceğindir.
O halde haydi kalk. Şimdi gökyüzün gri olsa da mavisinin yolda olduğunu unutmadan.