feminizm içinde ırkçılıktan söz etmek, feminist mutluluğu engellemektir. feminizm içinde ırkçılıktan söz etmek mutluluğu engelliyorsa, mutluluğu engellemeliyiz.
Geçmişten kurtulunmak isteniyor; haklı olarak, çünkü onun gölgesinde yaşamak imkansızdır ve suç ve zorbalık yine sürekli suç ve zorbalıkla ödenecekse, bu dehşetin sonu yoktur; haksız yere, çünkü kaçıp kurtulmak istenilen geçmiş hala capcanlıdır.
gözden çıkarılabilirlik siyasetinin izini, eşcinsellere karşı şiddet ve LGBT gençler arasında intihar oranının yüksekliğinden, sınırlardaki toplumsal cinsiyetli ekonomilere kadar, insanların eşikte tutuluşunun çeşitli tarihlerinde sürmek mümkündür.
açlık grevi yapanlar bedenlerini siyasal güç kaynağı olarak kullanırlar. yemek yemeyi sürdüren mahpus hapishane çarkını döndürmeyi sürdürür, dolayısıyla kendini aç bırakan mahpus o çarkın, o hapishane koşullarının gayriinsaniliğini teşhir eder, söze dökülen ya da dökülmeyen bedensel eylemler üzerinden bir ''hayır''ı formüle eder. açlık grevi mahpusun ölmeye gönüllü olduğunu ortaya koyar, çünkü tam da yaşamın yeniden üretilirken tabi olduğu koşullar o yaşamı ölümden ayırmaz hale getirmiştir...... bu durumda açlık çekmek bir direniş biçimidir ve insancıl skandallara üşüşen medya sayesinde de kamusal bir direniş biçimi haline gelebilir.