Çöküş zamanlarım, ümitsizlik bataklığına düşmüşüm. Yaşama sevincini kaybetmişim, ne için yaşanması gerektiğini dahi bilemiyorum ve düşünüyorum her bir şeyi her bir tarafta. O anda bir kitap tavsiye edilir. Bırakma kendini. Kapağını açmamı engelleyecek kadar tembellik var üstümde. Güç bela okuyorum ilk satırları. Derken yüzüme yüzüme çarpılır başlıklar. Daha mı iyi hissederim? Hayır. Fakat artık bazı şeylerin farkına varırım. Çok ince noktaların. Daha önce yüzlerce kez bakıp göremediğim noktaların. Bu farkındalık beni çok iyi noktalara taşır zaman içerisinde çünkü aldığım kararlarda hissederim bu kitabın etkisini. Peki şimdi nasılım? Yüzüme çarpılan başlıklarla barışmış halde. Onlarla geçinmesini öğrenmiş ve nasıl karşılık vereceğini biliyor halde. Sizler, iyi ki varsınız.
Her ne kadar gönlüm el vermese de bazı sayfaları atlamak zorunda kaldım çünkü kendimde o gücü bulamadım. O aşkla yoğrulmuş satırları okuma gücünü. Kim bilir belki bir gün geriye döner okurum tekrardan o satırları.
Askerdeyken bulduğum boşluklarda okumuştum. Şimdi geriye kalan çok az şey olsa da vermiş olduğu lezzet ve ruhumda bıraktığı o haz azalmadı hiçbir zaman.