Ortada dinleyen kimse yoksa
Tarlakuşu kadar tatlı öter karga.
Eğer bülbül de gündüz vakti
Kazlar tıslarken ötseydi,
Sesini çalıkuşundan ayırt etmek imkânsız olurdu.
Kim bilir neler, yerinde ve zamanında olduğu için
Beğenilmiş ve değerli bulunmuştur!
Erdemde, güzellikte, varlıkta, dostluklarda
Sayıların üstüne çıkabilseydim keşke.
Oysa sahip olduğum her şeyimle bir hiçim en sonunda;
Bilgisiz, eğitimsiz, deneyimsiz bir kız;
İşin sevinilecek yanı,
Henüz gençtir, bir şeyler öğrenebilir;
Daha da sevinilecek şey,
Öğrenemeyecek kadar aptal değildir;
En sevinilecek olan ise,
İnce ruhu, efendisi, eğitmeni, kralı olan
Sizin yönlendirmenize teslim edilecektir.
Hukuku ele alalım: duruşmada en yoz, en çürük dava bile,
Etkili bir ses ve sözcüklerle kötülüğü gizlemiyor mu?
Dinde de böyle: bir bilgiç ortaya çıkar, İğrenç bir günahı kutsar,
Buna da kendine göre, kutsal kitapta bir dayanak arar;
İşin yüceliğini birtakım süslerle saklar. Dışarıdan bakıldığında meziyetmiş gibi gösterilmeyecek
Kötülük yoktur yeryüzünde.
Yürekleri kum tepecikleri gibi sahte.