lavieennoir

lavieennoir
Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır, ben onu kaybettim

lavieennoir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·272 syf.··
7 günde okudu
·
2017 37. kitabı
Sigmund Freud
8.2/10 · 4.397 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Psikanalizin gerçekleştirdiği çok daha şaşırtıcı bir bulgulama da, çocukluktaki ruhsal oluşumların ilerideki bütün gelişmelere karşın erişkinlerde asla kaybolmayarak varlığını sürdürmesidir. Çocukluktaki bütün istekler, içgüdüsel kıpırtılar, çeşitli tepki ve davranışlar erişkinlerde de varlığını sürdürüp uygun koşullarda yeniden kendilerini açığa vurabilmekte ve asla yok olmayıp psikanalitik psikolojinin topografik diliyle söylersek, üzerlerine binen yeni katmanların altında saklı kalmaktadır.
Deneğe telkinde bulunulup belli bir eylemi hipnotizmadan belli bir süre sonra gerçekleştirmesi söylenebilir; denek, belirlenen zamana uyar ve istenen eylemi düpedüz uyanık durumdayken gerçekleştirir ama yaptığını belli bir nedene dayandıramaz. Söz konusu eyleme niçin başvurduğu sorulduğunda ya içinden gelen belirsiz bir güce karşı duramadığını söyler ya da akla pek yatmayan bir neden uydurur, gerçek nedeni, yani kendisine bu konuda benimsetilen telkini bir türlü anımsamaz.
Şu an da, sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim Oğuz Atay
Bilmez Miyim Hiç
Bilmez miyim hiç bütün bu sözler ne der ona Bu sözler ve bu sözlerin içinde çırpınan uzaklıklar Dolaşıyorum bir başıma, ortalıkta kimsecikler yok Kıyılar da bomboş, kır yolları da Soluğumu duyuyorum ara sıra, bir onu duyuyorum Duymuyorum belki de, biliyorum yalnızca Ayaklarımın altında yaban naneleri, kekikler Yol kenarında bir kapı, tahta Peki, kim yitirmiş evini, ya da Hangi yitikle yok olmuş o yapı Kimbilir Vuruyorum yokuş aşağı, kıyıya Bir taşın üstüne oturuyorum Ben oturur oturmaz Çıkıyor kuytularından bütün görünümler Ve ufak bir oyun oynuyor bana doğa Alıp alıp götürüyor gözlerimi bıkmadan Kısalıp uzayan bir çift yılan balığını andıran gözlerimi Güneşin şavkından yuvarlanan çakıllara Tam o sıra bir vapur yanaşıyor iskeleye uzun sürecek bir sonbahar taslağı gibi Denize yeni sürülmüs bir tarlaya benziyor, uyanık, diri Ve işin tuhafı bense Alışıyorum gittikçe Her gün bir parça daha alışıyorum yalnızlığıma Ürperiyorum bir ara arkamdaki ayak sesinden Ve bu yüzden mi bilmem Durup bir süre çevreme bakar gibi yapıyorum Sürüyle kus havalanıyor defnelerin içinden Sürüyle, evet, hatırlıyorum birden Nicedir unutmuşum saymayı bile günleri