Diğer insanlarsa,birlikte yaşamanın bütün yan etkilerine maruz kalıyor ve sahip oldukları gücün çoğunu birlikte yaşayabilmek için harcıyorlardı. Üstelik hiçbiri bunun farkında değildi çünkü onlar birlikte yaşamaları gerektiğine inanıyorlardı. Ve artık ben de inanmak istiyordum.
Daha küçük bir çocukken,"Büyüyünce mutlaka yalnız kalacağım !"derdim. İşte sonunda yalnızdım! Ancak bu defa da yalnızlığa hapsolmuştum. Oysa ben sadece,istediğim zaman,içine girip çıkabileceğim bir yalnızlık odası istemiştim. Kapısı olan bir yalnızlık odası.
Ne de olsa kültür,hiçbir alışkanlığından vazgeçemeyip bütün davranışlarını nesilden nesile aktararak biriktiren ve böylece dünyayı yavaş yavaş çöp eve çeviren bir takım saplantılı manyakların işiydi!