Bütün tatların en zirve en şahane tatlarına erişmek ancak tutsaklıkla, engellemelerin varlığı ile var olabilir bir durumdur.
Hiçbir şahane lezzetin tadına erişememek, lezzetlerin kendisine, mevcut nesnesine, erişebilsen dahi lezzetin kendisini algılayamamak; ancak özgürleşmek ile olur.
Bu canı yanmayan birinin özgürlüğü gibidir. Duygudan, duyumdan, algılamaktan yoksunlukla ancak özgürlük edinebiliriz. Peki böylesi bir soyutluğu, eksikliği, anlamsızlığı istemek akıl kârı olur mu hiç özgürlük uğruna?