Ne diye bir tedirginliği, bir acıyı, bir hüznü yaşamımızdan dışlamak istiyorsunuz; bunların üzerinizde nasıl bir çalışmada bulunacağını bilemezsiniz çünkü. Ne diye nereden çıkıp geldikleri, amaçlarının ne olduğu sorusunu kendi elinizle peşinize takıp sizi kovalamasına izin veriyorsunuz?
Bir geçiş süreci yaşadığınızı, değişmek kadar hiçbir şeye o kadar can atmadığınızı bilmiyor değilsiniz çünkü.
Doğa, kendi düzenini korumaya çalışırken bize acılı anlar yaşattığını bilmez hiç. Bizim bilincimizi hesaba katmaz; dolayısıyla, bize düşen, doğanın verdiği acıyı bilincimizde çözüp eritmektir, çünkü bir yorumu kaldırmaz acı.