Bütün okul ve üniversite süresince, bana hayat ve bilgi haritaları sunuldu: üzerinde, en çok önem verdiğim ve hayatıma yön vermede mümkün en büyük etki gibi gördüğüm şeylerden hiçbir iz taşımayan haritalar. Şaşkınlığımın yıllardır eksilmeden sürdüğünü hatırladım; yardım için hiçbir rehber de gelmedi. İdrakımın sıhhatinden şüphe etmeyi bırakıp, haritaların doğruluğundan şüphe etmeye başlayıncaya kadar sürdü bu.
Günümüzde, teknoloji dakikalarla değil, megabaytlar ve gigabaytlarla tüketiliyor. Zamanın, hacim ile yer değiştirdiği bir dönemi yaşıyoruz. Geçen her iki dakikada çekilen fotoğraf sayısının, 19.yüzyıl içinde çekilmiş bütün fotoğraflardan daha fazla olduğu, paylaşıldığı, beğenildiği bir zaman içinde, aynı ölçüye sahip bir beyin ile kavramaya çalışıyoruz yaşadıklarımızı.