Kuşkusuz, artık hiçbir şeyin önemi kalmadığından, her şeyin olabileceği bilincine varmıştım. Beni kovmuş olan o yakıcı dalgınlığın, gerçekte ne olduğu -bir kopuştu- artık anlaşılıyordu ve kendimi, kendimden öylesine ayrı düşmüş hissediyordum ki çevreme baktığımda her şey beni şaşırtıyordu.
Sanki bütün bunlar bir başkasının başına gelmiş gibi ve sanki ben saklandığım bir delikten, bugüne dek nasıl olduğunu da bilmediğim bir biçimde yaşadığım yerden şimdi ortaya çıkıyorum. Şu dakikalarda büyük bir şaşkınlık yaşıyor ve kendimi bile tanıyamıyor olmasam, içine saklandığım deliğin kendim olduğunu söyleyeceğim.
Her birinin sesi giderek yalnızlığa bürünüyor, sanki karşısındakinin kendini dinlemediğini, ona sadece ayın kulak kabarttığını düşünüyordu. Gecenin ilerleyen saatleriydi, bulutlar çayırı, kulübeleri, her şeyi gizleyerek ayın önünden geçmeye başlamıştı. Iki ölünün böylesine boşuna çaba harcıyor olduklarını düşünmek insanı üzüyordu.