Gévaudan

Gévaudan
@HoundOfScream
Ne yapmak istediğine, ne yapması gerektiğine, ne yapmaya mecbur olduğuna dair hiçbir fikri bulunmayan kafası karmakarışık tek bir varlıktım. -Tüm Sistemler Çöktü, Martha Wells
Ona savaşlar, krallar, kraliçeler ve şehirlerin olmadığı, insanların yanlarında taşıyabileceklerinden başka hiçbir şeyleri olmadığı eski zamanlar hakkında kitaplar alırdım. Çünkü en çok bunları sevdiğini biliyordum. İnsanların sıcak mevsimleri takip ederek, sırtlarında bir bebek ve kendi yaptıkları aletlerle bir yerden bir yere yolculuk ettikleri zamanları.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Rüyalar böyledir işte, o kadar gerçektirler ki bazen ağlayarak, bazen de gülerek uyanırsınız.
Aklım fikrim okulda, televizyonda ve annemdeydi; içimin bir yanı, babamın bir daha hiç dönmemesini umuyordu. Ne kadar saçma görünürse görünsün, içimin bir yanı bunun için dua ediyordu. Tanrı'ya inandığımdan da değil hani. Ama insan korktuğunda her şey için dua ediyor işte. Dualarımın başköşesinde annem vardı; Tanrı'dan onu korumasını, onu mutlu etmesini dilerdim. Gece yarısı, alt kattan annemin mutfağı toparlayışını ya da sabah için hazırlık yapışını dinlerken, bu dilekleri kendi kendime mırıldanırdım. Bir şekilde onu mutlu edebilmeyi diler, güçlü biri olmayı yakarırdım. Hem dua eder hem de sokak lambalarının üzerindeki yıldızlara bakardım, bir yandan da her şeyin olduğu gibi kalması için yalvarırdım.
Başka şeyler de geçti aklımdan; hepimizin nasıl var olduğunu, bir kadınla erkeğin nasıl karşılaşıp dünyaya bir çocuk getirmeye karar verdiklerini, tüm bunların içindeki o büyüyü ve aynı zamanda pervasızlığı düşündüm. Kimi şeylerin mayıs sinekleri gibi yalnızca bir güncük ömrü olması, bazılarının ise yüz yıl ya da daha fazla yaşamasının ne anlama geldiği üzerine kafa yordum. Bir de insan yalnız kalınca zamanın nasıl da yavaşladığını,, kuş seslerini ve daha nicesini berrak bir şekilde duyabilmek için insana nasıl alan açıldığını düşündüm.
Her şey o köpekle başladı. John, sana muhtaç olan herhangi bir şeye fazla bağlanmanın kötü bir fikir olduğunu hep söylerdi; sanırım o köpek geldiğinde bir seçim yapmam gerekiyordu ve ben yanlış olanı seçtim, hepsi bu. John'u dinlemeliydim, ama o sıralar o hapishanedeydi, ben ise yapayalnızdım ve ilk defa sadece bana ait olan bir şeye ihtiyacım vardı.