İktidar bir mecliste toplanmış olabilir, o zaman güçlüdür ama istikrarlı değildir; bir insanda toplanmış olabilir, o zaman daha az güçlü ama daha istikrarlıdır.
Despotizme boyun eğen, onu dayatandan çok daha fazla çürümeye uğrar. Mutlak monarşilerde kralın çoğu zaman büyük erdemleri vardır ama dalkavukları her zaman aşağılıktır.
Tek bir kişinin mutlak yönetimi altındayken despotizm ruha dokunabilmek için kabaca vücuda vuruyordu, ruh da bu darbelerden kaçarak zaferle onun üzerinde yükseliyordu fakat demokratik cumhuriyetlerde zorbalık hiç de böyle işlemiyor, vücudu bırakıp doğrudan ruha yöneliyor. Artık efendi, ya benim gibi düşüneceksiniz ya da öleceksiniz, demez, şöyle der: Benim gibi düşünmek zorunda değilsiniz, hayatınız, malınız mülkünüz, hepsi sizde kalır ancak bu günden itibaren aramızda bir yabancısınız. İnsanların arasında kalacaksınız ama insan olma hakkınızı yitireceksiniz.
Eski monarşi döneminde Fransızların, kralın hiçbir zaman yanılmayacağı konusundaki fikirleri sabitti, olur da kötü bir şey yaparsa hatanın danışmanlarında olduğunu düşünüyorlardı. Bu durum itaati son derece kolaylaştırı yordu.