İnsan, hayatın, gündelik hayatın, tekrarlanan hayatın, döngüsel hayatın aynı aptal döngüsüne, amip ve mikroplardan bitki ve hayvanlara kadar bütün hayatlara hakim olan aynı döngüye düşer. O döngü içersinde sürekli yer, uyur, kalkar, yemek için çalışır, çalışmak için yer, boş kalmak için çalışır, çalışmak için boş kalır, tüketmek için üretir, üretmek için tüketir. Öyle ki neresinden tutsan döner.
Hz. Ali'nin ifadesiyle, tıpkı değirmen eşeği gibidir. Sabah yola salarlar; çalışıp çabalayarak hareket eder, gider gider ama gün batımında sabah başladığı yerde olduğunu görür. Dön dur. Bu fasit daire, hem geçmişte hem de şimdi, medeni veya ilkel, doğulu veya batılı her insanın kaderidir.
Sivil hükümet, mülkiyetin güvenliğini korumak için kurulduğu sürece, aslında zenginin yoksula karşı ya da biraz malı-mülkü olanın, olmayana karşı savunulması için kurulmuştur.