Alexis de Tocqueville

Alexis de Tocqueville

Yazar
7.7/10
189 Kişi
·
526
Okunma
·
45
Beğeni
·
1.723
Gösterim
Adı:
Alexis de Tocqueville
Tam adı:
Alexis-Charles-Henri Clérel de Tocqueville
Unvan:
Fransız Siyasi Düşünür ve Tarihçi
Doğum:
Paris, Fransa, 29 Temmuz 1805
Ölüm:
Cannes, Fransa, 16 Nisan 1859
Alexis-Charles-Henri Clérel de Tocqueville (okunuşu aleksi dö tokvil), (29 Temmuz 1805 – 16 Nisan 1859) Fransız siyasi düşünürve tarihçi.Türkiye'de Amerika'da Demokrasi Üzerine (1835, 1840) ve Eski Rejim ve Devrim başlıklı eserleriyle tanınmaktadır. İki eserinde de, gelişen hayat standartları ve toplumsal koşulları ve Batı toplumlarının pazar ve devletle kurduğu ilişkileri analiz etmiştir.Amerika'da Demokrasi Tocqueville'in ABD'ye yaptığı seyahatlerin ardından yazılmıştır ve sosyoloji ve siyaset bilimi alanlarında yazılmış erken dönem kitaplardan biri olarak kabul edilmektedir.

Tocqueville, Fransız siyasetinde de ilk olarak Temmuz Monarşisi (1830–1848) ve daha sonra 1848 devrimlerini izleyen İkinci Cumhuriyet (1849–1851) döneminde olmak üzere aktif bir isimdi. III. Napolyon'un darbesinin ardından siyasi hayattan çekildi ve Eski Rejim ve Devrim üzerinde çalışmaya başladı.

Fransız Devrimi'nin öneminin, XIV. Louis döneminde başlayan Fransız devletini modernleştirme ve merkezileştirme sürecine devam etmesinde olduğunu ileri sürmektedir. Devrimin başarısızlığa uğraması soyut Aydınlanma ideallerine bağlı vekillerin tecrübesizliğinden ileri gelmektedir. Tocqueville meclis hükümetini savunan klasik bir liberaldi fakat demokrasinin aşırılıklarından da şüphe duyuyordu.
Devlet zenginlerin parasını borçlanma yoluyla kendine çekerken, yoksulların üç kuruşunu da tasarruf sandıkları vasıtasıyla keyfince kullanır.
Merkezi iktidarın yetkileri arttıkça onu temsil eden memurların sayısı da artıyor. Memurlar her bir ulus içinde ayrı bir ulus haline geliyorlar ve hükümet de istikrarını onlara emanet ettiğinden giderek aristokrasinin yerini alıyorlar. Avrupa’nın hemen her noktasında egemen iki yolla tahakküm kuruyor: Yurttaşların bir kısmını kendi memurlarından duyulan kaygıyla, diğer bir kısmını da memur olabilme umuduyla yönlendiriyor.
Yönetimler genelde ya iktidarsızlıktan ya da zorbalıktan yok olup giderler. İlk durumda iktidar ellerinden kaçar, ikincisindeyse ellerinden alınır.
...hükümetler birbirine hiç benzemeyen toplumlara aynı yasaları aynı teamülleri dayatmak için debeleniyor.
Alexis de Tocqueville
Sayfa 12 - Can Yayınları
64 syf.
·2 günde·7/10 puan
Demokratik Zorbalık, yazarın “Amerikada Demokrasi” kitabının dördüncü ve son bölümünden oluşuyor.
Demokrasiye farklı bir bakış açısı ile yaklaşmanızı sağlıyıp düşünmeye sevk ediyor ve içerisinde etkileyici tespitler barındırıyor.
Karşılaştırmalı bir anlatımı var. Amerika ve Avrupanın demokrasisini karşılaştırıyor.
64 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Fransız düşünür, hukukçu ve tarihçi Tocqueville Amerika’ya yaptığı seyahat sonrası oranın siyaseti, halkı ve yönetim sistemi hakkında görüşlerini sergiliyor. Aslında cilt halinde hazırlanan eserden seçilmiş bir bölüm bu kitap. Kısa ama doyurucu.
Amerika üzerinden yönetilme, halk, iktidar konularıyla ilgili çok güzel noktalara parmak basıyor. Okunmaya değer şeyler bunlar. Gayet verimli bir sohbet gibiydi. Okumak isteyenler şüphesizce edinebilir.
Teşekkür ederim.
64 syf.
·2 günde·Beğendi
Yazarın 1835 ve 1840'ta iki cilt olarak yayınlanan "Amerika'da Demokrasi" kitabının dördüncü bölümü olan Demokratik Zorbalık, dönemin ABD'si ile Avrupa'yı siyasi ve toplumsal gelişmeler açısından karşılaştırıyor. Bu karşılaştırma, günümüzden neredeyse 100 yıl öncesinde yapılmış olsa da bugünle ilginç benzerlikler barındırıyor. Özellikle, siyasette geniş yer bulan "eşitlik" kavramının demokrasi ve genel olarak siyaset üzerindeki etkisi yorumlanıyor. Demokrasilerin de despotizme dönüşebileceğinin örneklerine yer veriliyor.
64 syf.
·8/10 puan
Amerika Birleşik Devletlerin siyasal sistemi ve toplumsal yapısı hakkında fikir oluşturması açısından oldukça faydalı bir kitap. Çoğunluğun siyaset,toplum ve en önemlisi yönetenlerin dahi etki edemediği “insan iradesi” üzerindeki etkileri ve gücü üzerinde duruyor.
64 syf.
demokrasinin ya da eşitlik gibi kavramların çoğumuz iyi kavramlar olduğunu; onların hep insan yararına olduğunu düşünür çoğumuz. işte bu kitap demokrasinin topluma getirdiği dezavantajlardan ve sonunda da oluşabilecek tehlikelere dikkat çekmeye çalışmış. eşitlik iki eğilim gösterir; birincisi insanları anarşiye sürükler diğeri ise gizli köleliğe; ilkini pekala fark ederler ve direnç gösterirler ama köleliğin farkında olmaz insanlar, diyor. bir diğer gözlemlediği hususlardan biri de eşitliğin tek tipliliğe yol açtığı... bunun getirdiği zarar da eşitliğin, özgürlükleri yok ettiği gibi farklılıkları da öldürdüğü. aslında eşitlik kötüdür demiyor, 'eşitlik' kavramının nasıl anlaşıldığından ve dolayısıyla halkları özgürlüğe, aydınlanmaya değil de sefalete, taşıyacağından endişeli. Ve son olarak kitaptaki iddiaların, günlük hayatımızda çok fazla örneğini fark edip yazara hak vermemek mümkün durmuyor...
64 syf.
·4 günde·9/10 puan
Yazar öncelikle Fransa'nın demokrasiye giden yolda yasadiklarindan bahsediyor ve sonrasında Amerika'daki demokrasiye ve kendi tabiriyle bir nevi çoğunluğun zorbalığına değiniyor.Yakın zamanda yazılmamis olmasina rağmen gunumuzde de gecerli çok tespit var.

Misal;liyakatin yönetilenlerde ne kadar yaygın,yönetenlerdeyse ne kadar az rastlanir olduğunu keşfedince şaşkına döndüm demiş... Şimdi şapkayı önümüze koyalım ve şuan ki mevcut durumu yanlı olmadan bir inceleyelim. Yalan mı? Ve sonrasında ne yaparsak yapalim halkin aydinlanmasini belli bir duzeyin ustune çikarmak imkansiz demiş net katiliyorum hatta bizden bir cümle ile belirtiyorum: "Okumuş ama adam olamamış"

"Çoğunluğun manevi tahakkümü ayrıca en büyük sayıda olanların çıkarlarının,az sayıda olanların çıkarlarına tercih edilmesi gerektiği ilkesine dayanır." Ülkemizin siyasi tarihinin en başından bugüne bu geçerli olan bir durumdur. Hatta şu şekilde de netlik kazandırır: "Bizim mahallemizden..."

Sonrasında çoğunluğun durumunun nasıl büyüdüğünü netlikle belirtmiş" ...taraflar çoğunluğun haklarini tanimaya hazirdir cunku her biri bir gün bu haklari kendi yararina kullanmayi umar." Siyasi yapimiza baktigimizda bazen o adamin/kadinin orda ne işi var , ne alaka dedigimiz de aldigimiz cevapla ayni "vardir bir işi sen kafanı yorma!"

Muhalif tarafinda çoğunluk tarafindan baskiya maruz kalip itina ile sessizleştirilip kaybedildiğini belirtmiş.

Ve en bomba kısmı buydu: " Herhangi bir güce her şeyi yapma hakkı ve yetisi verildiğini gördüğüm anda,işte orada tiranlığın tohumları atılır ...." Bir insana her şeyi yapma hakkı verin ve bir muddet sonra aynı insanin dönüştüğü hale bakın net goreceğiniz şey ego ve egosunun getirdiği zorbalık olacaktır.

Kısacık bir kitaptı ama dolu dolu bir okumaydı. Tavsiye ederim.
64 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Ince bir kitap gibi gözükse de çoğu kez dönüp okuduğum yerler altını çizdiğim kısımlar oldu. Çok başarılı bir klasik. Kesinlikle kitaplığınızda olmalı. Eşitlik, özgürlük ve aristokratlık üzerine düşüncelerini beğendim.
784 syf.
·Puan vermedi
Tocqueville’i Amerika’da Demokrasi’yi yazmaya iten başlıca sorunun şu olduğunu düşünüyorum: Amerika’da demokratik toplum neden liberaldir?
Bu eserinde yazar, çağdaşlarının aksine çağdaş ve demokratik toplumun özüne bağlı bazı nitelikleri belirler, bu ortaklıklardan yola çıkarak olası siyasi rejimleri ekler. Tocqueville demokratik toplumların liberal olabileceği gibi despotik olabileceğini de söyler. Karşılaştırmalı analiz yaparak olguları ve olayları daha net anlayabilmemizi sağlar.
O, Amerika’da gördüğü demokrasiye hayran kalmıştır. Ama bunun belli tarihsel koşullar içinde oluştuğunu, başka bir ülkede tarihsel şartlarına bağlı olarak başka türlü oluşacağını ifade eder. Bu durum Amerika’ya özgüdür.
Tocqueville, yolculuğa başlarken “Amerika’nın nasıl bir özgünlüğü var ki; Fransa’da olmayan şeyler, orada olabilmektedir?” diyordu . Döndüğünde ise Avrupa’da demokrasi üzerine ciddi bir tartışma vardı ve eski düzen yanlıları devamlı demokrasinin yol açtığı fenalıklar üzerinde duruyorlardı. Tocqueville “demokrasinin fenalıklarını sezebiliyoruz da, neden faydalarını fark edemiyoruz” derken aslında içten içe Avrupa’nın kendi içerisinde yaşadığı bu problemi sorgulamaktaydı. Ancak Avrupa’daki bu sorunu çözmek kolay sayılmazdı çünkü Amerika’nın birkaç farklılığı demokrasinin Amerika’da daha rahat uygulanmasını sağlamıştır. Nitekim Tocqueville Amerika’ya vardığında buranın üç özel koşulu nedeniyle farklı olduğunu iddia etmiştir. Bunları şu şekilde sıralamaktadır: Amerikan toplumunun içerisinde bulunduğu özel ve rastlantısal durum, yasalar, alışkanlıklar ve gelenekler.
64 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Çok beğenerek okuduğum bir kitap oldu. İnce olmasına rağmen içerik olarak dolu dolu bir eser. Amerika da demokrasi ve toplumsal yapıyla alakalı gözlem ve incelemelerden oluşan bir eser. Sıkılmasan keyif alarak okuduğum bir kitap oldu.
64 syf.
·6/10 puan
Tocquevillenin Amerikada Demokrasi adlı kitabından kısım olarak alınan hiç bilmediğim bir dizinin 1.sezon 8.bölümünü izliyormuş hissiyatı yaşatan mini bir kitap. Tatmin etmedi, yazar ise okuduğum kadarıyla düşüncelerinde yeteri kadar cesur olamamış, liberal bir anlayışla yazmış hissiyatı uyandırdı ben de. Tavsiye etmiyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alexis de Tocqueville
Tam adı:
Alexis-Charles-Henri Clérel de Tocqueville
Unvan:
Fransız Siyasi Düşünür ve Tarihçi
Doğum:
Paris, Fransa, 29 Temmuz 1805
Ölüm:
Cannes, Fransa, 16 Nisan 1859
Alexis-Charles-Henri Clérel de Tocqueville (okunuşu aleksi dö tokvil), (29 Temmuz 1805 – 16 Nisan 1859) Fransız siyasi düşünürve tarihçi.Türkiye'de Amerika'da Demokrasi Üzerine (1835, 1840) ve Eski Rejim ve Devrim başlıklı eserleriyle tanınmaktadır. İki eserinde de, gelişen hayat standartları ve toplumsal koşulları ve Batı toplumlarının pazar ve devletle kurduğu ilişkileri analiz etmiştir.Amerika'da Demokrasi Tocqueville'in ABD'ye yaptığı seyahatlerin ardından yazılmıştır ve sosyoloji ve siyaset bilimi alanlarında yazılmış erken dönem kitaplardan biri olarak kabul edilmektedir.

Tocqueville, Fransız siyasetinde de ilk olarak Temmuz Monarşisi (1830–1848) ve daha sonra 1848 devrimlerini izleyen İkinci Cumhuriyet (1849–1851) döneminde olmak üzere aktif bir isimdi. III. Napolyon'un darbesinin ardından siyasi hayattan çekildi ve Eski Rejim ve Devrim üzerinde çalışmaya başladı.

Fransız Devrimi'nin öneminin, XIV. Louis döneminde başlayan Fransız devletini modernleştirme ve merkezileştirme sürecine devam etmesinde olduğunu ileri sürmektedir. Devrimin başarısızlığa uğraması soyut Aydınlanma ideallerine bağlı vekillerin tecrübesizliğinden ileri gelmektedir. Tocqueville meclis hükümetini savunan klasik bir liberaldi fakat demokrasinin aşırılıklarından da şüphe duyuyordu.

Yazar istatistikleri

  • 45 okur beğendi.
  • 526 okur okudu.
  • 18 okur okuyor.
  • 418 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.