Hayat, başkalarının hatalarını yüklenemeyecek kadar kısaydı. Herkes kendi hayatını yaşıyor ve bu hayatı yaşamanın bedelini ödüyordu. Acı olansa, insanın çoğu zaman tek bir hata için çok fazla bedel ödemek zorunda kalmasıydı. Aslına bakılırsa, insan tek bir hata için sürekli bedel ödeyip duruyordu. Kader, insanla olan alışverişinde alacak defterini hiçbir zaman kapatmıyordu.
Biz kadınlar sizi kusurlarınızdan dolayı sevmesek ne halde olurdunuz acaba? Biriniz bile evlenemezdiniz. Kısmetsiz bekarlar ordusu haline gelirdiniz. Gerçi sizin açınızdan pek farketmezdi. Günümüzde evli erkekler bekar gibi, bekarlar evli gibi yaşıyor.
Geçmiş yok sayılabilirdi belki; pişmanlıkla, inkarla, unutarak yapabilirdi insan bunu. Fakat gelecek kaçınılmazdı. İçinde felaket şekillerde ortaya saçılacak arzuları, kötülüğünün gölgesini gerçeğe dönüştürecek hayalleri vardı.