Hacer Sevim

Hacer Sevim
@Hsvm
Gönül hoşluğunun gramı kaça?
27 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Hayatın bazı ezeli anları vardır ki ne müddeti, ne şekli, ne tarifi vardır. Sadece bir tahassüs sadece bir hayat sarsıntısıdır.
Sayfa 155
Reklam
Bütün bu muazzam sahne içinde kendini, genç ve zavallı, yalnız Aliye'yi ayrı bir insan gibi hissediyor; bu acayip ve ruhani dakikanın Aliye'den talep ettiği şeyin, bütün vücudunun hücrelerini ıstırapla, işkence ile parça parça ayıran ve koparan bir hakikatle beyninde meşale gibi yandığını görüyordu. Bütün tarihte milleti için ölen ve ıstırap çeken kadınlar, ezeli gözlerinde mukaddes bir ışıkla, melek gibi dudaklarında asırların silemediği zafer tebessümüyle Aliye'ye bakıyorlardı. Demek, hayatının bu harikulade dakikası Aliye'den, zavallı, isimsiz muallimeden, o geçen kadınların birinin yapamayacağı kadar ağır ve çirkin bir fedakarlık istiyordu.
Sayfa 135
Tanrı kullarını asla tamamen yoksunluk içinde bırakmaz; en kötü durumlarda bile, insanın şükredecek şeyleri vardır ve bazen kurtuluş, umduğundan daha yakındır, hatta ölüme gittiği sanılan yol, kurtuluşuna giden yolun ta kendisi bile olabilir.
Hiç haberdar olmadığımız tehlikelerden ne olağanüstü bir şekilde kurtuluyoruz! Şu yoldan mı , yoksa bu yoldan mı gitmemiz gerektiğine karar veremediğimiz kuşku ya da tereddüt anlarında gizli bir güç nasıl da bizi gitmeye niyetlendiğimiz yola değil de öteki yola yöneltiyor? Aklımız, duygularımız ya da zorunluluk bizi bir yola yönelttiği sırada nereden, nasıl geldiğini, hangi güçten beslendiğini bilemediğimiz garip bir etki ağır basıyor ve öteki yola giriyoruz; kendi aklımıza uyup da gitmemiz gerektiğine inandığımız yola girseymişiz yok olup gideceğimizi sonradan anlıyoruz.
Tehlikeyle karşılaşma düşüncesi, tehlikenin kendisi gözümüzün önündeyken duyduğumuzdan bin kat daha korkutucudur. Bir kötülükten duyduğumuz endişe, o kötülüğün kendisinden çok daha ağır bir yüktür.