İnsan hayatı kaderin ne garip bir cilvesidir! Şartlar değişince insanın içinden ne de gizli, değişik değişik duygular çıkıyor! Bugün sevdiğimizden ertesi gün nefret ediyor, bugün aradığımızdan ertesi gün kaçıyor, bugün arzuladığımızdan ertesi gün korkuyoruz; korkmak ne kelime, düşüncesi bile bizi titretiyor. İşte ben şimdi, bunun akla gelebilecek en canlı örneği olmuştum; çünkü tek üzüntüm toplumdan uzak, yapayalnız, uçsuz bucaksız bir okyanusla çevrili, insanlıktan koparılmış, sessiz bir hayata mahkum edilmiş olmak; Tanrı`nın yarattığı canlı cansız tüm diğer varlıkların arasına sokmaya layık bulmadığı biri olmaktı. Kendi türümden birini görmenin, ölümden uyanıp tekrar hayata başlamak gibi bir şey, Tanrı'nın, yüce kurtuluştan sonra bağışlayabileceği en büyük kutsama olacağını sanıyordum. Ama şimdi bir insan göreceğim korkusuyla tir tir titriyordum ve adaya ayak basacak bir insanın sessiz gölgesini ya da kendisini göreceğime yerin dibine gizlenmeye hazırdım!
İşte insan hayatı böyle değişkendir.