(Spoi YOK)
Ben artık fantastik kitaplarda ne olacağını ezberledim bayıyor derseniz bu kitabı okuyabilirsiniz.
İnanılmaz ters köşeleri yoktu yalnızca bildiğimiz sürekli okuduğumuz olaylar değildi.
Yazar fantastik olayları güçleri gerçekten çok güzel yazmıştı. Savaşa hazırlık sahneleri olsun birçok şey gerçekçi yazılmıştı.
Bölümler gerçekten gereksiz uzatılmamıştı her şey tam olması gerektiği gibi kitapta yazılan her kelime altı dolu idi. Bomboş sayfalarca bizi geçiştirerek işgence edilmiyordu.
Beni rahatsız eden tek kısım yani diyalog neredeyse çok azdı sadece Mara ve Rae'yi okuyor gibi geliyordu biraz daha diğer tanrılar ile Maranın sohbeti olsa çok daha iyi olurdu şöyle örnek vereyim Mara bir yere gidiyor ve orada 1 hafta süre geçiriyor ve kitapta yazılan "ben orada 1 hafta vakit geçirdim ve sonunda son gün geldi" gibi cümleler vardı yani daha fazla açılabilirdi bize çok güzel bilgi aktarımı yapılabilirdi cümlelerden birkaç anlam kendimiz çıkarsak çok daha güzel olurdu.
Çoklu karakterler evet vardı ama onların hayatına değinseydik onların ağzından sayfalar okusaydık daha güzel olabilirdi
(Yazar yan karakterler için ayrı kitap yazacağını söylemiş bir röportajında)
Yan karakterlerin olması kitabı eğlendiriyordu gerçekten okurken sıkmıyordu her tipten karakter vardı.
Mara güçlü karakterdi hakkı yenilemez kendisi kimseye muhtaç değildi. Sadece bu kitapta çok tekrar ediyordu mara sen özgür kadınsın, mara kimseye bağlı olmayan gibi kelimeler tekrar ediyordu.
Mara'yı sevdim gerçekten o kadar güçlü yazılmasının hakkını veriyordu aptal haraketleri yoktu bazıları Mara'nın her yerde açık sözlü, dik konuşmasını sevmemiş ama hayır her karakter dört dörtlük olacak değil bunlar da karakterin kusurları her insan gibi
Açıkçası kusursuz bir karakter yazılsaydı asıl onu sevmezdim
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"ÖLÜ TANRI'NIN ŞARKISI" KİTAP İNCELEMESİ
Herkese selam Troyalılar! Nasılsınız? Umarım iyisinizdir? Bugün harika bir kitabın incelemesiyle geldim. Vakit kaybetmeden başlıyorum.
Konusundan bahsedecek olursam Mara tanrılara inanmayan ve istemediği hâlde Tanrı Apollon'a gelin olarak sunulmak için eğitim gören bir kızdır. Mara o önemli gün geldiğinde seçilmeyeceğini ve yaşayacağı sade hayatı hayal ediyordu. Ta ki gelini seçecek olan Güneş Mara'nın üzerine doğana kadar. Artık Apollon'un seçtiği gelin Mara'dır ve tapınakta ritüel yapması gerekmektedir. Peki Mara ritüel sırasında bir hata yaparsa ve yanlış tanrıyı, Kehanet Tanrısı Rae'yi çağırırsa ne olur?
Mitolojiyi merak ettiğim dönemlerde çıkmıştı bu kitap. Çıktığı andan beri deli dehşet merak ediyordum zaten ama bir türlü alıp okumaya fırsatım olmamıştı. Okuduğum an bu kadar geciktirdiğim için o kadar pişman oldum ki. Keşke yazarın kalemiyle daha önce tanışsaydım.
Konusu kitabı okumanız için temel neden olabilir. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen kalemi çok kuvvetliydi. Fantastik evrenin hazırlanması, daha sonrasında gelişen olaylar... Hepsi, hepsi harikaydı! Karakterler deseniz hepsi üzerinde ayrı ayrı düşünülüp yazılmış kişiler. Mara şu ana kadar gördüğüm en güçlü kadın karakter olabilir. Kendimi Mara'ya benzettiğim o kadar çok yer oldu ki... Kitaplardaki ruh ikizimi buldum. Ama favorim tabii ki Rae. Artık erkek karakterlerin "Sen benimsin." sözünden bıkkınlık gelmişti. "Sen hiç kimseye ait değilsin, sen Mara'sın. Sen ne istersen O'sun." diyen bir erkek karakter var karşımızda. Daha ne olsun?
Birkaç ay önce kitap fuarda yazarla da tanıştım. O kadar tatlı biriydi ki. Yaklaşık 7-8 dakika sohbet ettik. Bazı sayfalara kendinden hatıralar bıraktı. 2. Kitabın sonuna küçük bir hatıra bıraktı. Yeri yerinden oynatacağına
(Spoi YOK)
Ben artık fantastik kitaplarda ne olacağını ezberledim bayıyor derseniz bu kitabı okuyabilirsiniz.
İnanılmaz ters köşeleri yoktu yalnızca bildiğimiz sürekli okuduğumuz olaylar değildi.
Yazar fantastik olayları güçleri gerçekten çok güzel yazmıştı. Savaşa hazırlık sahneleri olsun birçok şey gerçekçi yazılmıştı.
Bölümler gerçekten gereksiz uzatılmamıştı her şey tam olması gerektiği gibi kitapta yazılan her kelime altı dolu idi. Bomboş sayfalarca bizi geçiştirerek işgence edilmiyordu.
Beni rahatsız eden tek kısım yani diyalog neredeyse çok azdı sadece Mara ve Rae'yi okuyor gibi geliyordu biraz daha diğer tanrılar ile Maranın sohbeti olsa çok daha iyi olurdu şöyle örnek vereyim Mara bir yere gidiyor ve orada 1 hafta süre geçiriyor ve kitapta yazılan "ben orada 1 hafta vakit geçirdim ve sonunda son gün geldi" gibi cümleler vardı yani daha fazla açılabilirdi bize çok güzel bilgi aktarımı yapılabilirdi cümlelerden birkaç anlam kendimiz çıkarsak çok daha güzel olurdu.
Çoklu karakterler evet vardı ama onların hayatına değinseydik onların ağzından sayfalar okusaydık daha güzel olabilirdi
(Yazar yan karakterler için ayrı kitap yazacağını söylemiş bir röportajında)
Yan karakterlerin olması kitabı eğlendiriyordu gerçekten okurken sıkmıyordu her tipten karakter vardı.
Mara güçlü karakterdi hakkı yenilemez kendisi kimseye muhtaç değildi. Sadece bu kitapta çok tekrar ediyordu mara sen özgür kadınsın, mara kimseye bağlı olmayan gibi kelimeler tekrar ediyordu.
Mara'yı sevdim gerçekten o kadar güçlü yazılmasının hakkını veriyordu aptal haraketleri yoktu bazıları Mara'nın her yerde açık sözlü, dik konuşmasını sevmemiş ama hayır her karakter dört dörtlük olacak değil bunlar da karakterin kusurları her insan gibi
Açıkçası kusursuz bir karakter yazılsaydı asıl onu sevmezdim
Bence kitap akicilik acisindan okeydi.Karakter kadrosuda okey ama bence ahuzarin basina cok fazla sey geldi o biraz fazla abrtilmis onun disinde sevdim yaa nice 9,5/10 (lorenin attigi butun bolumleri okudum)
Bence kitap akicilik acisindan okeydi.Karakter kadrosuda okey ama bence ahuzarin basina cok fazla sey geldi o biraz fazla abrtilmis onun disinde sevdim yaa nice 9,5/10 (lorenin attigi butun bolumleri okudum)