İhtiyaçlarımız, arzularımız bize paraleldir; düşlerimizi ise artık biz düşlemiyoruzdur, içimizde başka biri yerimize düşlüyordur. Bizzat korku bile bizim korkumuz değildir artık.
İnsanların ötesinde, bizzat tanrılar da hedeftedir: bizzat tanrılar da ancak kendimizde bir varoluş kaynağı bulduğumuz kadar var olurlar. Bu kaynak kuruyup giderse, artık onlarla hiçbir alışveriş mümkün olmaz.