Gerçekten sevdiğim çok az insan var, hakkında iyi düşündüğüm kişiler ise daha da az. Dünyayı gördükçe memnuniyetsizliğim artıyor; her türlü karakterin tutarsız olduğuna, ayrıca erdemli ve duyarlı görünümün yanıltıcı olabileceğine her gün daha çok inanıyorum.
İclal Aydın' ın diğer kitaplarını okumuş biri olarak şunu söyleyebilirim diğerlerinden farkı yarı otobiyografik yarı günlük tarzı bir kitap olmuş olması fakat bu durum kitabın sürükleyiciliğini hiç azaltmamış aksine daha da okunur kılmış. Genel olarak eserlerinde karakterler üzerinden İclal Aydın' ı bir çok kes fazlasıyla hissedersiniz zaten ama bu eser direkt kendisini anlatan kendisini yansıtan bir eser olmuş o kadar içten o kadar güzel anlatmış ki kendini yer yer aa evet yaa bu duyguları bende yaşamıştım der gibi oluyorsunuz.
İnsanlar genelde olumsuz olan bir durumu unutmaya ya da hiç olmamış gibi davranmaya devam eder veyahut egoları yüzünden başarısızlıklarını asla dile getirmeyen sadece başarılarıyla varoluş hikayeleriyle kendini ve çevresini kandırmaya-miş gibi yapmaya-devam eder, kişi kendine bile itiraf edemediği olumsuzlukları ya da olumsuzluklarını görmemezlikten gelme halini tercih eder. İclal Aydın ise tüm bunlara inat sadece kendiyle kendini yazdığı günlüklerinden de faydalanarak çok güzel dile getirmiş. Kendisini başarılarıyla değil başarısızlıklarıyla güçlenmiş biri olarak nitelendirmekte ve her düştüğünde tekrar ayağa kalkmayı bilen güçlü bir kadın olduğunu göstermektedir.
İclal Aydın'ın bu eserine Ozan Ünal'ın çizimlerinin de ayrı bir incelik ve derinlik katmış olduğunu da belirtmek gerek. İlgililere iyi okumalar...
Öyle çok sevdim ki sevmek istediklerimi... Öyle çok yumdum ki gözlerimi gerçek olabileceklere... Öyle güzel öğrendim ki özlemeyi... Özlemim en şahane eylemim oldu. Bir baktım ki anneciğim, ben özleye özleye yalnız kalmışım. Severek, sevdiklerimi özene özene büyüterek yalnız kalmışım.