Bin dokuz yüz otuzlarda yamören köyünde geçen bir taşra romanı. mustafa, pelvan vahit, topal ismail ve mustafa'nın ergenliğinden beri göz koyduğu ayse romanın en dikkat ceken kahramanları. kitap konu olarak oldukça ilgi çekici ve sürükleyici ancak kitabın okuyucuyu rahatsız edecek bir yönü var ki o da kadın karakterlere karşı aşırı derecede aşağılayıcı cümleler barındırması.
(-karı öküzden iyidir. kağnının çıkmadığı yere çıkar inmediği yerlere iner nal istemez mıh istemez.
-kışın karı beslemek öküz beslemekten kolaydır yalnız bir kötülüğü vardır ölürse gönü satılmaz kesersin eti kavurma olmaz.
-o yüreksizdir karı gibi.
-karının küçükken oynağı erbabına makbul.
gibi daha birçok cümle okurken göze batıyor
zaten görüyoruz ki romandaki erkeklerin tek derdi köydeki kadınları varsa yoksa aşağılamak mal gibi görmek evli ya da değil farketmeksizin baştan çıkarmaya çalışmak)
taşra romanı olması nedeniyle normal bir durum çünkü bilindiği üzre ülkemizde özelikle küçük yerlerde kadına olan bakış açısının nasıl olduğunu hepimiz biliyoruz. en acısı da bunca yıl geçmiş olmasına rağmen erkeklerin gözünde özelikle küçük yerlerde hala aynı bakış açısının devam ediyor oluşu.
bunca karakter içinde hikayede en nefret edilesi erkek karakter benim için kesinlikle mustafa oldu. daha yirmili yaşların başında olan mustafa'nın özelikle bir erkeğe yakışmayacak derecede yalan ve oyunlarla çocuk yaştaki fadik'i kandırmaya çalışması bu da yetmezmiş gibi yine aynı taktiklerle evli bir kadın olan ayse'yi yoldan çıkarması bu karakteri oldukça itici kılmış.