Bir sonbahar akşamı masamda bitki çayım, not defterim ve birkaç kitap... İçimde biraz yalnızlık, biraz kırgınlık ve düşüncelerimin hayallere yönelen neşeleri... Şimdi eski zamanda Anadolu köyünden birinde olsam diye beni alıp götüren fikirlerim... Gün batımına az kalmış bir telaş uğultusu geliyor sokakların arasından. Kim kime sonra görüşürüz diyor tam anlaşılmıyor. Çocuklar zorla oyundan koparılarak evlere çağrılıyor. Akşam oldu olacak tüm ev halkı buluşacak. Kendimi bir evde ailemin yanında buluyorum. Evdekilerle birlikte yapılan hoş sohbet eşliğinde; yüzlerden okunan mutluluk, gözlerden birbirine bakarken akan sevgi, bakışlarda saklanmayan merhamet ve ilgi... Dillerde şakıyarak yer bulmasa da şimdilik bu hal için kalplerde Yaradana yapılan hamdler yer alıyor. İlk sesizlikte birinden fısıltı olarak dökülüyor tebessüme yerleşmiş şükür, diyen nefes. Dönüyorum şimdime; elimde bir kalem ve kelimeleri yazarken hafif sonbahar esintisini hisseden şakaklarımda ona eşlik etmek için yarışan gözyaşlarım... Yanımda olmasalar bile canımda olan ailemin özlem ve sevgisiyle günüme ve ömrüme şükrediyorum. |HumD