Ne zaman yol kenarında çiçek görsem koklamadan ve ondan bir görsel almadan yanından geçmeyeceğimden ve hiç bıkmadan kitap okumaya devam edeceğimden ve yeni bilgiler öğrenmek için sürekli talep halinde olacağımdan şüphem yok.
Bazı insanlar, birbirini sevdiği hâlde hayatın başka bir sayfasında kalıyordu. Aynı kitapta ama farklı bölümlerde. Ve o bölümler, birbirinden haberdar olsa bile bir daha hiç buluşamıyordu. Ne zaman göz göze gelseler, sayfa aralarına sıkışmış bir keşke düşüyordu. Ama kitap, kaldığı yerden hiç durmadan yazılmaya devam ediyordu. Çünkü bazı sevdalar, son sayfada değil, yarım kalan cümlelerde saklıydı.
"Allah'ım... Öyle bir durumdayım ki ne senden ne isteyeceğimi biliyorum ne yanımı görüyorum ne de yönümü... Her şeyi bilen sensin, bana yardım edecek ancak sensin..."
Yok yok bu dünyada; yok var, var var.
Gerçek yok gölge var. Asıl var suret var. Nakış var Nakkaş var. Melek var, şeytan var.
Havf var ama recâ var. Celâl var ama cemâl var. Havf ile recânın, celâl ile cemâlin arasında bir yer var. Ümitvarım, merhamet var, Rahmanürrahim olan var. Yok değil, benim bunda kararım var.