"Fırsat buldukça, canım sıkıldıkça, kafamın içine bir başka benlik sokuldukça insanları sevmek için; bir uzlet içinden, bir yoksuzluk ve kimsesizlik içinden; bir varlığın ve kimsenin karışıklığını daha iyi duyabilmek için daima melankolik köşeler arardım."
Son zamanlarda oldukça popüler olan bu pengueni; bir zamanlar mevcut düzene boyun eğmemek için kendimi katı bir biçimde tembihlediğim günlerdeki Sema'ya benzetiyorum. Henüz lise 3. sınıfa gidiyordum. Hiçbir zaman çevresine uyum sağlama çabası içerisine giren bir çocuk olmadım. Her köşe başında elinde bir kitap olan, çatık kaşlı bir Sema görebilirdiniz. Kitaplar benim kıymetli arkadaşlarımdı. O dönemler elime aldığım her kitabı yaşayarak ve irdeleyerek okuma merakım vardı; bundan büyük bir zevk duyuyordum. Bazılarıyla aynı dili konuşuyor, bazılarıyla yeni tanışıyor ve yolculuğuma kol kola beraber devam ediyorduk.
Ta ki o kitabı okuyana dek... Tesadüfen gözümün önündeki perdeyi aralamış ve hayatımın kâbusu hâline gelecek bir farkındalığı, henüz 16 yaşında " Genç Werther'in Acıları " ile keşfetmiştim. Kendimi her şeyden soyutlamaya başladım. Hayatımın en büyük probleminin okul sınavları olduğunu zannederken birden hayata karşı büyük bir farkındalığa erişmiş olmanın, yazgıya boyun eğmenin ve süreklilik için bunun gerekli olduğu gerçeğinin ağırlığı ile tanışmıştım. Akademik olarak oldukça başarılı bir öğrenciyken kısa sürede içime kapanmış ve ders bile çalışamaz bir noktaya gelmiştim. Kitaptan öyle çok etkilenmiş olmalıyım ki kendimi bu düzene boyun eğmeyeceğim diye katı bir biçimde tembihlerdim.
Şimdi ise bağımsız olma hayaliyle yanıp tutuşan, en büyük zenginliği okumak olarak kendine ilke edinmiş bir kızken; nasıl ve ne ara mevcut düzene boyun eğdiğimi, zamanın nasıl bu kadar hızlı geçtiğini merak ediyorum. Goethe'nin anlatmak istediği ve ünlü penguenimizin bağımsız ama belki de ölümcül bu kararı ile doğru orantılı bir sonuç çıkıyor karşımıza: Pis düzene saygı duruşu sergileyenler yaşama hakkını (yaşamak denebilirse tabii) elde ediyor; düzene karşı kamburu çıkmamışlar ise kendini hür