Sema

Sema
@HumanPhobia
Hayatın ekseriyetle unutulmuş yönlerini keşfetmekten, küçük ayrıntılarında boğulmaktan, dimağımı geliştirmekten büyük bir keyif alıyorum :)
"Midelerinde vesika ekmeğinden* başka bir şey olmayan insanlar nasıl zamanı düşünebiliyorlar, sulh, harp diyorlardı? Niçin çocuklarından ve tarlalarından bahsetmiyorlardı?" *Karne sistemine bağlı olarak dağıtılan ekmek demektir. O dönem un kısıtlı olduğu için vesika ekmeklerinin içine mısır, çavdar ve süpürge tohumu gibi farklı maddeler de karıştırılırdı.
Sayfa 27 - YKY·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir yemek yemek ne demektir? İşte:
"Bu çok yakın mazide tokları açlar doyurdu ve açlar öldüler."
Sayfa 25 - YKY·Kitabı okudu
Alıntı
Bir yemek yemek ne demektir?
"Bir yemek yemek ne demektir? Bir yemek ne'den ibaret olur? Bu her zaman mühim bir meseledir. Ama o zamanlar bir okka karışıksız un, bir yirmi yaşındaki köylü çocuğundan daha kıymetli idi. O halde bir yemek yemek ne demektir?"
Sayfa 24 - YKY·Kitabı okudu
Alıntı
"İnsanlar yalnız baharda, hakikati, ağaçlar gibi yeşererek hissederlerdi." (...) "Ölen ölmüş, soğuktan donanlar donmuş, açlıktan bayılanlar bir daha ayılamamıştı, ne ziyanı vardı? Bahar gelmişti ya!"
Sayfa 21 - YKY·Kitabı okudu
Alıntı
Karanlık ışıktan ötürüdür.
"Binalar büyük, büyük, büyüktü. Muhayyelesinin öte tarafı ise o nispette küçüktü. Bir kör kandil vardır, bir de keskin bir ampul ışığı. İkisi arasındaki farkı, ışık mevcut olmadan ve karanlık hafızamızda, etrafımızda ezip giderken düşünürsek, ne kadar güzel tahlil edebiliriz. Işık denilen şey karanlıktan değil, karanlık ışıktan ötürüdür. Halbuki bu semtin insanları öyle düşünmezlerdi. Karanlık mevcut olduğu için ışığa ihtiyaç vardı. Dünya yaratıldığı zaman her taraf karanlık; yani geceydi. Her zaman, kavuşacakları bir ışık, kurtulacakları bir karanlık vardı. Onlar, dünyanın apaydınlık kesilebileceğini sanki biliyorlardı. Küçük çocuğun muhayyelesi bizim gibi bina etmiyordu. Binalar büyük, büyük, büyüktü."
Sayfa 18 - YKY·Kitabı okudu
Alıntı