Jean Valjean...
Bir ekmeğe bir ömür feda eden bir yaşam...
Bir ekmekle hayatı değişen adam...
Sefil hayatımızın başaktörü...
Sefilliğe mahkum edilen hayaller ve hayatlar...
Zengin bir gezegen olan Dünya ve insanın insanı bir ekmeği çalmaya muhtaç etmesi ve kalan ömrünü onun bedelini ödemeye mahkum etmesi.
Oysa ki yeryüzünün o kadar değerli ve de kıymetli zenginliklere sahipken bu kadar sefilliğin var olması düşünce bulandıran bir durum. Çöplere atılan ve koca yığınlara dönüşmüş ekmeğin bile insanın hayatını bu denli bir noktadan bambaşka bir noktaya taşıması gerçekten hayatı tekrar, tekrar ve tekrar sorgulama, anlama ve yeniden anlamlandırma bakımından önemli bir eser.
İnsan yeryüzüyle bir bütün oluşturarak canlı ve cansız varlıklarla birliktelik sağlamış düşünen bir canlı konumundadır. Düşünsel ve maddesel anlamda varolan, varedilen ve varedilecek o kadar sayısız zenginliğin yaratıcılarından biridir. Ve böyle bir zenginliğe sahip olup bunu israfa ve burdan da sefil yaşamlara mahkum edilmek gerçekten dram kelimesinin tam anlamıyla içinin nasıl doldurulduğunu anlatıyor bizlere.
Bizler geçmişte sefil olan, bugünde ve gelecekte de hep birileri veya bir şeyler tarafından en çokta insanlar yüzünden sefilliğin hep varolduğu ve varolacağı bir hayatı yaşayacağız. Çünkü bizler her dönemin sefilleriyiz ve hepte varedileceğiz...
Ve bu sefil yaşamlarımızın en büyük serveti ve değeri olarak kitaplar iyi ki varlar...