Dünya'daki kötülük neredeyse her zaman cehaletten kaynaklanır ve eğer aydınlatılmamışsa, iyi niyet de kötülük kadar zarar verebilir. İnsanlar kötü olmak yerine daha çok iyidir ve gerçekte sorun bu değildir! Ancak insanlar bir şeyin farkında değillerdir, şu erdem ya da kusur denilen şeyin; en umut kırıcı kusur, her şeyi bildiğini sanan ve böylece kendine öldürme hakkı tanıyan cehalettir.
Çok şeye alışmak zorunda kalıyor insan. Önce alışamam dediklerine alışıyor bir bir. Sonra hayatta bunu yapmam, bunu bana yaptıramazlar dediği şeylere. Hatta 'Seni görmezsem ölürüm.' deyip, sonra ardına bile bakmadan çekip gidenlere de alışıyor insan. Yarım kalan aşklara, ayrılıklara, hayal kırıklıklarına... Zaman geçiyor, yalnızlığa bile alışıyor insan.
Sayfa 5 - 25 kuruşluk bir tartışmadan sonra tanıdığım bir yazarla hayatta her şeyin mümkün olduğunu benimsemiş oldum. :)·Kitabı okudu
...
Tutulduk çiçek yağmuruna:
kırmızı, beyaz, mavi, sarı,
gülleri, karanfilleri, kınaları
hepsinin de en tazesi, en dostu, en güzeli.
Ve sesler:
güneşli bir kumsalda sevinçle yuvarlanan
dalgaların uğultusu:
gençlik
barış
hürriyet
hayat
1951
Sayfa 12 - Nazım'dan; gençlik, barış ve hürriyet âşkına. :)·Kitabı okudu
Her yıl karlar eriyip de bahar gözünü açınca, Ağrıdağı'nda bir ulu tazelik patlayınca, gölün kıyıları, ince kar çizgisinin üstü, keskin, kısa, küt çiçeklerle dolar. Çiçeklerin rengi alabildiğine parlaktır. En küçük çiçek bile mavi, kırmızı, sarı, mor kendi renginde çok uzaklardan bir renk pırıltısı olarak balkır.(Şimşek, parıltı) Ve keskin kokarlar. Gölün mavi suyu, bakır rengi toprağı baş döndürücü keskin kokularla kokar. Ve bu kokular çok uzaklardan duyulur.
Sayfa 9 - (Ahmet ve Gülbahar'ın sevdasının destanı...)·Kitabı okudu