Geçmiş, ne kadar uzak veya bilinmez olursa olsun, geride bıraktığımız bir şey değildi. Yaşıyordu. Geçmiş, bir kil tabletti; yıpranmış ve kenarları kırılmış ama yüzyılların sıcağıyla sertleşmiş.
Ev, yokluğunuzun hissedildiği yerdir; sesinizin yankısının canlı tutulduğu, ne kadar uzun süredir orada olmasanız veya ne kadar uzaklara savrulmuş olsanız da hala sizin kalbinizin ritmiyle atan bir yer.