Kendimize soralım: "Neyim ben ve bu hal neyin nesi?"
Şairin dediği gibi:
İşte bütün meselem her meselenin başı
Ben bir genç arıyorum gençlikte köprübaşı
Tırnağı en yırtıcı hayvanın pençesinden
Daha keskin eliyle başını ensesinden
Ayırıp o genç adam uzansa yatağına Yerleştirse başını iki diz kapağına Soruverse ben neyim ve bu hal neyin nesi
Yetiş yetiş hey sonsuz varlık muhasebesi!..
Şeyh Muhammed Diyauddin (k.s) bir mektubunda, Allah yolunda şevklenmenin gipta edilecek bir nimet olduğunu belirtmektedir. Hazret (k.s), ilahi rahmetin kapılarını açan sırrın insanın gönlündeki istekte saklı olduğunu ifade eden şu sözleri sarf etmiştir: "Herhangi bir şey için kıskançlık duymam. Hatta falan kimse, zamanın en büyük Velisi; gavsı/kutbu oldu deseler o iki makamı da kıskanmam. Lakin falan adamın (Allah yolunda) şiddetli bir arzusu (gayreti) vardır denilse ona ettiğim gıptadan dolayı kalbim yanar."
Hz. Peygamber (s.a.v) sabah namazında Rum suresini okumuş ancak bazı ayetlerin sırasını karıştırmıştı. Namazın akabinde insanlara dönerek şöyle bir uyarıda bulunmuştu: "Bazılarına ne oluyor ki abdestlerine dikkat etmeyip arkamızda yer alarak bizim de karıştırmamıza sebep oluyorlar." (Mirkätü'l- Mefâtih, 1/353) Bu örnekler, içinde bulunduğu ortamın insanın mana âlemi üzerindeki etkisinin ne denli önemli olduğunu göstermektedir.