Bir neslin inandığı değerler ve hatta şuanki neslin inanacağı değerler üzerine yazılmış muhteşem bir eser. Değerli Sezai Karakoç'u anlamak sadece sözle değil fiille de harekete geçmenin sizi firenleyen her şeye karşı başkaldırışıdır.
Ve beni en çok vuran sonuç bölümünden bir kesit:
"Statik inançlı ve eylemli olmayacaksın. Dinamik olacaksın. Namazın da meşale olacak, orucun da Zekâtın, haccın da dinamik olacak. İslâm entelijansiyasını kuracaksın. İslâm sana, et, kemik, deri gibi, hatta, ciğer, ilik, kalb, beyin olacak, hatta zekâ, zihin ve ruh olacaktır.
İslâmdan çıkarılmış nurdan bir heykel gibi dolaşacaksın arzda. Şimşek ve yıldırımlarınla koruyacaksın nurunu.
Yeniden doğacaksın. Kıyametini yaşayıp yeniden dirileceksin. Azrail'i, Israfil'i ve Cebrail'i adeta göreceksin. Yardım edecek onlar sana. Domuza karşı aslan, yılana karşı kartal, baykuşa karşı hüthüt, kargaya karşı bülbül, eşeğe karşı at olacaksın. Dünyaya, eşyaya yeniden anlamını getireceksin. O zaman Allah da sana, senin kendi öz anlamını bağışlayacaktır. Hiç kuşkun olmasın."