Hümeyra

Maddi değere ek olarak, sahip olduklarımızı daha değer­li kılan üç faktör vardır: işlev, bilgi ve duygusal bağımlılık. Bir de bunlara nadir bulunma özelliği eklendiğinde, hangisinden vazgeçeceğimize karar verirken daha da zorlanırız. Çoğu kişi kullanmakta olduğu şeyleri (işlevsel değer), işe yarar bilgi içerenleri (bilgisel değeri) ve duygusal bir bağ kurduğu eşyaları (duygusal bağımlılık) atmak­ta zorlanır. Bunlar kolayca elde edilmesi mümkün ol­mayan veya yerine yenisini koyamayacakları (nadir bulunma) şeylerse, bunlardan ayrılmak çok daha zor bir hal alır.
Sayfa 58 - Epsilon
Kişisel Gelişim
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Size önereceğim şey şu: hayatınızın her alanında her şeyi ait olduğu gruba göre değerlendirin, bulunduğu yere göre değil. Atacaklarınıza karar vermeden önce elinize geçen, aynı gruba ait eşyaları tek seferde bir kenara koyun. Bu süreçte yapacaklarınızı daha anlamlı kılmak için az önce­ ki kıyafet örneğine geri dönelim. Kıyafetlerinizi düzenleyip, ardından bir yere kaldıracağınıza karar vererek işe başlayın. Sonraki adımda, evin her odasını gözden geçirin. Bulduğu­nuz her kıyafet parçasını belirlemiş olduğunuz noktaya bırakın. Hemen ardından yere bıraktığınız bu kıyafetleri sı­rasıyla elinize alıp, size kendinizi nasıl hissettirdiğine bakın. Gerçekten haz veriyor mu? İşte bu hisse kapılmanızı sağla­yanlar yola sizinle devam etme hakkını kazananlardır.
Sayfa 56 - Epsilon
Kişisel Gelişim
Akıllı davransaydım, bu manzara karşısında kendimi kaybetme­den önce, tüm dikkatimi yalnızca eşyaları atmaya vermemin mutsuzluktan başka bir şey getirmeyeceğini anlardım. Ne­den böyle söylediğimi merak ediyorsunuz, değil mi? Çünkü burada önemli olan, elde tutmayı istediğimiz eşyayı belirle­mek, kurtulmak istediğimizi değil.
Sayfa 54 - Epsilon
Kişisel Gelişim
"Şey... Mesela işten döndüğümde, etraf dağınıklıktan arınmış olsa iyi olurdu... göz zevkimi bozacak hiçbir şey odamda olmazdı, tıpkı otellerdeki süitler gibi. Pembe bir ya­tak örtüm, beyaz abajurlu bir lambam olurdu. Uyumadan önce duş alır, ardından hoş kokulu mumları yakar, klasik piyano ve keman dinletisi eşliğinde yoga yapar ve bitki ça­yımı yudumlardım. Müthiş bir ferahlık hissiyle uykuya da­lardım."
Sayfa 49 - Epsilon
Kişisel Gelişim
Oda dağınıklığının nedeni fiziksellikten çok daha fazlasıdır. Dağınıklığın görünen yüzü, dikkatimizi da­ğıtarak düzensizliğin asıl kaynağını görmemizi engeller. Da­ğıtma eylemi dikkatimizi meselenin özünden uzaklaştıran, tam anlamıyla içgüdüsel bir reflekstir.
Sayfa 30 - Epsilon
Kişisel Gelişim