Uyuyordu bir gece Belh sultanı İbrahim. Sarayın damında bir tıkıntı işiterek uyandı; “kim var orada ?” Diye öfke ile seslendi. Cevap geldi, “bir kol deve kaybettim onları arıyorum” Aynı öfke ile sultan, “ kaybettiğin develeri damda mı arıyorsun ?” dedi. Ses yine cevap verdi: “ sen de ey İbrahim, İpek yorganlar, atlas kaftanlar içinde mi Allah’ı arıyorsun ?”.
Sayfa 66 - Belh sultanı İbrahim Ethem’i uyandırmak için, kaybolan develerin sarayın damında aranması gerekti.·Kitabı okudu
Söyle, tanrıça, Peleusoğlu Akhilleus’un öfkesini söyle. acı üstüne acıyı Akhalara o kahreden öfke getirdi, ulu canlarını Hades’e attı nice yiğitlerin, gövdelerini yem yaptı kurda kuşa. Buyruğu yerine geliyordu Zeus’un, ilk açıldığı günden beri araları erlerin başbuğu Atreusoğlu’yla tanrısal Akhilleus’un.
Sayfa 85 - ve böyle başlamıştı koca destan·Kitabı okudu
Küçük şeyler, büyük şeylerin tohumlarıdır. Büyüğe küçükle erişilir. Şarkı istiyorsan notalara, ağaç istiyorsan toruma, mutlu bir tablo içinse küçük fırça darbelerine yönelmelisin önce.