Osmanlıları çekildiği topraklar bugün yalnızca hüzün üretmiyor , aynı zamanda kan ve gözyaşı üretiyor.
Filistin bir işgalin, Irak ve Suriye ise acımasız bir istilanın kıskacında kıvranırken, Balkanlar ateş çemberinde yaşamaya çalışıyor.
Cezire-i Arap, Birinci Dünya Savaşı sonrasında İngiliz hakimiyetinin kendi çıkarı çerçevesinde oluşturduğu yapay sınırların gerisinde huzursuz.
Vaktiyle her anlamda hayata önderlik eden İslam Dünyası, Osmanlı'nın hayattan çekildiği tarihten beri insanlık alemine hiçbir katkı yapmadan, kendi varlığını dahi devam ettirmekte zorlanarak yalpalıyor.
Yani şartlar ve her şey, Osmanlılığı hasrete dönüştürdü.