Vaktiyle nerede olursam olayım şanslı bir insanım derdim. Fakat şanslı insan kendisine iyi bir yazgı sağlayan insandır. İyi yazgı da ruhun iyi gelişimi, iyi dürtüleri, iyi eylemleridir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ruhunun yönetici ilkesinin, bedenin yumuşak ya da vahşi heyecanlarından uzak durmasını, bedenle karışmayıp kendini tutmasını, bu heyecanları bedenle sınırlandırmasını sağla. Fakat akıl ve beden arasındaki sempatik bağ sayesinde bu heyecanlar ruhuna sızmayı başarırsa, doğal olan bu duyguyu bastırmaya çalışma, yönetici ilken de bu duyguya dair iyi ya da kötü bir kanaate varmasın.
Her şeyin, var olanların ve olacakların ne kadar çabuk yitip gittiğini sık sık düşün. Madde sürekli akan nehir gibidir, şeylerin eylemleri sürekli değişir, nedenleri sonsuz çeşitliliktedir ve neredeyse hemen elinin altındaki şey de dahil olmak üzere hiçbir şey durağan değildir. Geçmiş ve geleceğin her şeyi yutan sonsuz boşluğunu, dibi görünmez uçurumunu düşün. Bunlar karşısında böbürlenen, yakınan, feryat eden, kendini boş yere perişan eden bir ahmak değil midir? Sanki dertlerimiz çok büyükmüş ve çok uzun sürecekmiş gibi.
[24] Ufacık bir parçası olduğun evrenin, sana sadece kısacık bir anı bahşedilmiş zamanın bütünlüğünü ve payına düşen yazgıdaki küçücük rolünü hiç unutma.
[25] Birisi bana zararlı bir şey mi yaptı? Varsın öyle olsun. Onun kendi mizacı, kendine has eylemleri var. Bense ortak doğanın sahip olmamı istediklerine sahibim ve doğam neyi isterse onu yapıyorum.
Bir açıdan, iyi davranmakla yükümlü olduğumuz, bize en yakın varlık insandır. Fakat diğer açıdan, yükümluluklerimize engel olduklarındaysa insanlar bana güneş, rüzgâr, vahşi hayvanlar gibi kayıtsız kalacağım, daha aşağı varlıklar gibi görünür. Gerçi bu saydıklarım tarafından da engellenebilirim, ama ihtiyat ve uyum sağlama yetilerim sayesinde çabalarımı ve zihinsel durumumu engellemeyi başaramazlar. Çünkü akıl, eylemi engelleyen her nedeni dönüştürmeye, amacına yöneltmeye muktedirdir, eylem esnasındaki her engel yardımcıya dönüşür, yol üzerindeki her engel yolu kolaylaştırır.
Hiç kimsenin başına yaradılışı gereği katlanamayacağı hiçbir şey gelmez. Diğerlerinin başına gelenler başına gelir, ama diğerleri ya cahillikten ya senin de da zihinlerinin azametini kanıtlamak için sarsılmamış, hiç zorlanmadan katlanmış gibi görünmek isterler. Doğrusunu söylemek gerekirse cehaletin ve kibrin bilgelikten güçlü olması şaşırtıcıdır.