Said Kasırga

Said Kasırga
@Hurricanesaid
Okumaktan mana ne, kişi kendin bilmektir.
Öğretmen
Lisans
Balıkesir
Üsküdar, 21 Haziran 1993
73 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
İnsanın gelişmesi için uygun bir sosyal ortam gerekli. Korku Kültürü geliştirmeye değil, kalıplamaya, şablonlamaya niyetlenmiş bir sistemdir. O nedenle Yüz odaklıdır; Can'ın gelişmesini kendisi için tehlikeli bulur. Güçlü olanın zayıfı ezerek kendi istediği şekilde kalıplama hakkı vardır.
Sayfa 146
Reklam
Evet, evliliğinizde sevginin can bulup yeşermesini istiyorsanız sizi Biz yapan temel değerlerinizi yaşayın ve yaşatın. Birbirinize o değerler çerçevesinde tanıklık yapın. Aksi takdirde ilişkinizi özel kılacak olan o muhteşem 'sevgi, ne yazık ki kaygı, gerginlik, hayal kırıklığı, kırgınlık ve öfke arasında kaybolur gider! Ve mektubu yazan değerli okurum bir önemli gözlem daha yapıyor; Bir erkekten iyi bir baba olması da beklenebilir evlilikte, ancak klasik toplum yapımızın sonucu çevremde gördüğüm şey anne odaklı çocuk yetiştirmek. Sorumluluk sahibi olan, kadına saygı duyan, evlilikte kadını hizmetçi kendini kraliyet ailesi mensubu olarak görmeyen erkekler yetiştirmediğimiz sürece iyi baba, eş kavramı toplumun bize dayattığı kadar olacak...
Sayfa 137
Hayatta duruşunu, varoluşunu seçmiş bir insana baktığınızda, onun en önemli tanığının kendisi olduğunu hemen anlarsınız. Bu kişi evlendiği kişi yaşamak için evlenir, onu kullanmak için değil. Ve adı konulamayan o duygu, kendi iç tanıklığını keşfedip neden yaşadığını anlamış bir yaşam yolcusuna duyulan yoldaşlık duygusudur. Onunla birlikte hayatı yaşamak bir ayrıcalıktır.
Sayfa 135
Diğer yandan, eşler birbirlerine: - Sen umursanacak biri değilsin; - Sende bir bozukluk var; - Benim için özel bir değerin yok, senin gibi sürüyle kadın/erkek var; - Sana güvenmiyorum; -Sevilmeye layık değilsin; - Sana saygım yok, sen benim malımsın mesajlarni hissettirirse, o evlilikte aşk ve mutluluk gelişemez. Evlilik bir cehenneme dönüşür. Müstakbel eşlerinle birbirlerine altı tanıklık boyutunu da yaşatacak mesajları doğru olarak verebilmesi için, iletişim olgunluğuna sahip olmaları gerekir
Sayfa 127
Altı Tanıklık Boyutu Tanıdıkların birbirlerine verdikleri ilişki mesajları, onların varlığına altı boyutta tanıklık eder. Ben bunlara Altı Tanıklık Boyutu diyorum. Altı tanıklık boyutunun da yaşandığı ilişkiler zamanla güçlenir. Bu boyutlardan birinin ya da birkaçının yaşanmadığı ilişkiler hiçbir zaman gelişemez ve sorunlar oluşmaya başlar. Şimdiye kadar isim vermeden kullanageldiğim bu tanıklık boyutlarına kısaca bir göz atalım: 1. Sen varsın; umursadığım, dikkate aldığım bir kişisin 2. Seni olduğun gibi kabul ediyorum; sende bir sorun yok, sen doğalsın. 3. Sen benim için değerlisin, teksin; hiç kimse senin yerini dolduramaz. 4. Sana güveniyorum; senin potansiyeline, kabiliyetine, karakterine, niyetine güveniyorum. 5. Sevilmeye layıksın; emek ve zaman vermeye değersin, 6. Sen hem bir birey olarak bağımsız özgür bir insansın, hem de vazgeçilmez bir üyesi olarak, benim yaşam ekibime aitsin. Evlilik öykülerini okudukça şunu açık seçik görmeye başlayacaksınız; eşler birbirine altı tanıklık boyutunu da yaşatıyorsa, o evlilik mutludur ve gelişmeye devam eder. Evlilikleri bedenden zihne, zihinden gönüle, gönülden tüm varoluşlarına sinen bir anlam kazanmış.
Sayfa 126
Reklam