Said Kasırga

Said Kasırga
@Hurricanesaid
Okumaktan mana ne, kişi kendin bilmektir.
Öğretmen
Lisans
Balıkesir
Üsküdar, 21 Haziran 1993
74 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Duygularının Farkında olmak Olgun insan duygularını tanır ve sevginin, saygının anlamını bilir. Sevmek ile acımayı birbirine karıştırmaz. Hayran olmak ile sevmeyi ayırt edebilecek olgunluğa erişmiştir. Sağlıklı karı-koca ilişkisi için gerçek sevginin gerekliliğini anlamıştır. Gerçek sevgide insan insana ilişki temeldir. Taraflardan birinin diğerine baskın olmaya çalışması söz konusu değildir. Tam aksine birbirlerini tamamlayacak şekilde eşittirler.
Sayfa 71
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Olgun insan kendi gözünü hesap veren insandır; hayatının en önemli tanığının kendisi olduğunu bilir. İnanç ve değerleri akıl süzgecinden geçmiştir ve kendi seçimiyle hayatına girmiştir. Hayatının öğrencisidir; deneyimlemeye gözlemlemeye düşünmeye ve öğrenmeye açıktır. Kendi yaptığı seçimlerden sorumluluk alır.
Sayfa 70
Kendi özüyle barışık insan iyi eş olur. Kendiyle barışık kişi kendini BIZ'in içinde tanımlar. Kişisel seçimleriyle kendini var eder ve yaşamında kendisi olarak yaşar. İstek ile gerçek ihtiyaç arasındaki farkı ayırt edecek bir bilinç geliştirmiştir. Böyle biri için cinsellik her iki insanın aklının, duygularının, tüm varoluşunun bir ifadesidir. Cinsellik gizemini ve kutsallığını kaybetmez; hayatın anlamlı ve coşkulu bir parçasıdır.
Sayfa 69
Sağlıklı iç çocuğu olan insan evlilikte BIZ'i oluşturabilir, ilişkiyi sevgi, umut, istek ve şükür duygusuyla doldurur iç çocuk kendini 'umursanacak', 'doğal', 'değerli', 'güvenilir', 'sevilmeye layık' ve 'herkesin ilişki kurmak istediği biri olarak görür. Kendini dostlarla çevrilmiş hisseder; hayatla ilgili her konuda umutludur!
Sayfa 67
Utanca boğulmuş bir iç çocuk, evlilikte BIZ'i oluşturma ya engel olur; ilişkiyi korku, kaygı, kıskançlık, güvensizlik, keder ve öfkeyle doldurur. Iç çocuk kendini 'önemsiz', 'tuhaf', 'değersiz', 'güvenilmez', 'sevilmeye layık olmayan' ve 'kim. senin ilişki kurmak istemediği biri' olarak görür. Kendini yalnız ve öksüz hisseder; hayatla ilgili her konuda kaygısı vardır! Kendini yalnız ve öksüz hisseden birinden iyi bir eş olmaz. Bu kişi ya BEN diyen bir despot, ya da böyle bir despota boyun eğen pısırık biri olur. Yaşamını kendi seçimleriyle yönlendirmeyi bilmediği için kendine özgü birey olmakta zorlanır; farkında olmadan kültür robotu olarak yaşar. İstek ile gerçek ihtiyaç arasındaki farkı bilecek bir bilinç geliştiremez.
Sayfa 66