Benim de ağrıyor baba," dedi "herkesin az çok ağrıyor içi."
Mürşit şaşırdı, yanlış mı duydum, soyut, elle tutulmayan, tarif edilemeyen bir ağrıdan söz ettim ve kızım anladı mı yani diye düşündü. Bende de var dedi üstelik Kızının gözlerinde varlığından daha önce haberdar olmadığı bir irade gördü, daha çok şaşırdı.
"Yaşamak böyle bir şey değil mi zaten baba.. dinmeyen bir ağrı."
Elvan dünyanın, boşluğun, ağrının farkında. Elvan yaşamak denen şeyin bu ağrıyla uzlaşmak olduğunu anlamış. Kızını hiç tanımamış meğer. Kızı kendi hayatının iplerini elinde tutuyor.