Hüsnü bala

Özlemek sadece kelimelerde kalmamalı sevgili O bayat özlem kelimesi hırçınlaşmalı Serserileşmeden Vurup kırmadan kendini duvarlara vurmalı Bağırmalı haykırmalı Susmamalı keninin dışındakine yol almalı Uzanabilmeli uzak sulara Bir derya olmalı İçinde barındırmalı tüm ırmakları Kucaklamalı göğü ve kuşları Uzak Sulara yol olmalı Akmalı gönüllere hoş bir seda ile Özlemek öyle kara kuru olmamalı sevgili Özledin mi gitmeye yeltenmeli yüreğin Onsuz yaşamamalı Kendine zulüm saymalı uzaklığı Özlemek işte öyle içi bomboş olmamalı Ya kıyameti koparmalı varmak için Ya da kıyamette dahi kavuşmayı umut etmeli Özlemek ah o büyük yük O büyük saltanatı yalnızlığın O büyülü sevda ... Özlemek işte sevgili İçi dolu olan bir heves bir umut bir kavşak bir varış süreci ... - Hüsnü Bala (özlemenin tek kişiliği)
Reklam
... Eylülde gel O şafakta Kar ve buz içinden Dökülmüş yapraklar arasından Eylülde gel Hüznün efkarlı yüzüyle pençeleşsin zaman Ne pişmanlık olsun içinde Ne de düşmanlık .. -Hüsnü Bala
Teninde tenimin yalnizligi kadar esmerdi acilarimiz ... -Hüsnü Bala
... bütün derinlikler sığ sözcüklerin hepsi iğreti değişen bir şey yok hiç ölüm hariç. aynı gökyüzü aynı keder. Behçet AYSAN
Kim bilebilir koca bir hayatı masum bir sevgilinin koynunda doyasıya yaşayıp tüketilebileceğini hayatın yine Kim bilebilir koca bir hayatı militan gibi yaşayıp ihanet, yalan ve hileleriyle yaşamanın mutluluğunu ve yine Kim bilebilir kimsenin kimseye asla ve asla kimsesizliğin kimsesi olamaycağını ... (hayata kattığım artılarım ol) -Hüsnü Bala
Reklam