Hüsnü bala

Sanki bir boşluk var şu hayatta Sen de yoksun Ve derin bir yalnızlık oluyor benimkisi ... -Hüsnü Bala
Reklam
İsyanın kızıl rengindeki sevgili Sen öyle mağrur bakışlarınla Ve öyle sevdalı duruşunla Kelepir zamanların kuşatmasına aldırmadan git Zamanın öte kıyılarına git Arkanda bıraktığın gülüşlerini Ayrılığın kuşatmasına terk ederek Ömür çınarının yapraklarını tek tek dökerek git ... //Hüsnü Bala
Sesin sus olduğu yerden geliyorum, çığlıklaşan akşamların girdaplarından Senfoniler ve melodramlar büyür… -hüsnü bala
SIZLAYAN SANCILAR Şimdi bir gelinciğin hüznünde susanları oynuyorum Rolüme giydirilmiş beyaz bir ölüm Ardın sıra hayatın siyahları kuşanıyorum Girift bir yalnızlık çukurunda küskünleri yaşıyorum durmadan... Sonra sı mı: Durmadan sana çoğalıyorum Sana çoğaltıyorum adına sevgili diye tabir edilen yürekleri… Durmadan sana çoğaltıyorum hüzünlerimi Bakışlarımın gölgesinde büyüyen dirençli yalnızlıklara yenik düşüyorum Kahrın mağlubiyetinde teslimiyetler yaşıyorum Geçiyorum kendimden sen/den vaz/geçiyorum… Ağrılı bir sızı inliyor bedenimde, sancılara yenik düşüyorum Durmadan dağlanıyor sen tarafından kamçılanmış yüreğim Sessizliğinin melodisinde toplu intiharlar büyütüyorum Toplumsal sızı/ları/ma bir de seni ekliyorum… Seni kuşanıyorum, dünyanın tüm silahlarına bedel yüreğini Dünyanın tüm ordularına bedel sevgini soluyorum Kimsesizlikler büyütüyor ömrüm sen/sizlik/in kıyısında ________Çare/ler arıyorum Adına kattığım tüm anlamlara bedel yaşam sorgusunda… Daha bilmem kaç yalnızlık eskiteceğim ömrümün on sekizinde Kaç kere öleceğim senin gidiş/ler/inde Kaç intihar büyüteceğim ses/n/sizliğinde Kaç ben/ler büyüteceğim sevginle yaşattığım sızlayan sancılarımda…
Gülüşlerin damladı hazan soframa Peşimde bulutlar nereye gitsem yağmurların… Sis kokarsın intiharların gölgesinde Soğuğun vurmuş yüzüme ü/şü/yo/rum ... -Hüsnü BALA -Bir kentin buruk rüzgarları
Reklam